Yunus Türkölmez, “Taşköprü Halkevi” başlıklı yazısını başlıklı köşe yazısını okuyucularına sundu.
(Halkevlerinin 94. Kuruluş yılı anısına)
1931 yılında yapılan CHP'nin üçüncü büyük kongresinde Halkevlerinin kurulması kararlaştırılır. Amaç, Cumhuriyet döneminde ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasında, Cumhuriyet'in getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşmasını hızlandırmaktır.
Bu amaçla başlanan çalışmalar hızlandırılarak nihayet 19 Şubat 1932 tarihinde Ankara'da düzenlenen merkezi bir törenle ülke genelinde 14 Halkevi birden açılır. O gün Ankara Halkevi'nin salonları daha sabahtan dolmuş, açılışı yapılacak olan 14 ilde de ise katılımcılar Halkevleri salonlarına doluşmuştu. CHP Parti Genel Sekreterince yapılacak açılış konuşmasını dinlemek için herkes radyo başındadır.
Ankara ile beraber Halkevi açılan diğer iller şunlardır. Adana, Afyon, Aydın, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Samsun ve Van.
Kastamonu Halkevi ise 24 Haziran 1932'de kurulmuştur. Kastamonu Halkevi özellikle yayın ve temsil konularında çok sayıda etkin faaliyetlere imza atmıştır. Kısa süre içerisinde İnebolu, Taşköprü, Devrekâni, Tosya, Araç, Daday, Abana ve Cide gibi ilçelerde Halkevlerinin şubeleri açılmıştır.

Halkevleri, 8 Ağustos 1951 tarihinde DP milletvekillerinin verdiği yasa önergesinin kabul edilmesi sonucu (5830 sayılı kanun) tüm mal varlıkları devlete devredilerek kapatılmıştır. Kapatıldığı yılda Türkiye genelinde 478 Halkevi, 4.322 Halkodası bulunurken, Kastamonu’da bu rakam 12 Halkevi ve 51 Halkodası mevcut idi.
27 Mayıs 1960'ta gerçekleşen askerî darbe sonrasında değişen siyasi ortam üzerine Halkevleri 21 Nisan 1963 tarihinde bir dernek statüsünde ve bağımsız bir demokratik kitle örgütü olarak tekrar kurulmuştur. Bu dönemde bini aşan sayısı ile Halkevleri toplumsal muhalefetin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir.
12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askerî darbe sonrası Halkevleri yeniden kapatılmış ve yine bütün varlıklarına el konulmuştur. Yedi yıllık yargılanma sürecinin ardından, Halkevleri ve üyeleri beraat etmiş ve 1987 yılında tekrar açılarak faaliyete geçmiştir. Bugün Kamu yararına Çalışan Dernek statüsünde olarak çalışmalarını yürütmektedir.

Taşköprü Halkevi
Taşköprü’de daha önce kurulmuş olan Altı Ok Spor Kulübü’ne mensup genç sporcular valiliği ve parti başkanlığına bir dilekçe göndererek, her yerde olduğu gibi Taşköprü’de de bir Halkevi açılmasını istemişlerdir.
Gençlerin bu isteği dikkate alınır ve 21 Şubat 1937 tarihinde Tosya Halkevi ile birlikte Taşköprü’de de bir Halkevi açılır. Taşköprü Halkevi yeni binası yapılıncaya kadar Altı Ok Spor Kulübü’nün binasını Halkevi olarak kullanmıştır. Ancak daha sonra 1949 yılına kadar kira olarak şahıslara ait binalarda faaliyet göstermiştir.
1937 senesinde Taşköprü’de bir panayır düzenlenir. Panayırda en çok alım satımı yapılan ürün, Taşköprü’nün başlıca toprak geliri olan kendir olmuştur. Elyaf ve ambalaj standarize işlerinde kazananlara da ticaret odası tarafından mükâfat verilmiştir.
Bundan başka panayırda hayvan alım satımında da beklenilenin üzerin de satış yapılmıştır. Ayrıca Panayır da güreş ve at yarışları da tertip edilmiştir.
1937 Haziran’ında henüz kurulalı çok az bir zaman olmasına rağmen Halkevi bünyesinde Köycülük, Temsil, Spor, Sosyal Yardım, Halk Dershaneleri ve Kurslar, Kütüphane ve Yayın gibi şubeler kurularak faaliyetlere başlanır. Bu şubeler muhitin ihtiyaçları açısından yeterli görülmüştür.
Şartlar istenildiği gibi olmasa da oldukça faal bir şekilde bu şubelerin meydana getirilmesi gençlerin bu işe gösterdikleri ciddi alakayı açık bir şekilde anlatmaktadır.
Köycülük şubesi köylere çıkarak köylülerin dertlerini dinlemek için birkaç arkadaşı vazifelendirmiş ve bu hasat zamanından önce bu işe başlamalarını bildirmiştir.
Taşköprü Halkevi Spor Kolu belediye ve köy kolektif kurumunun numune bahçesi yanında iki hektarlık bir saha üzerinde futbol, voleybol ve muhtelif spor yerleri hazırlamış, gençlere vermiştir. Muntazam ayakkabıları, formaları, topları ve daha birçok spor aletleri olan bu gençler ciddi bir surette çalışmışlardır.

1938 yılında Taşköprü’de fakir çocuklar menfaatine sosyal yardım şubesinin destekleri neticesinde bir balo verilmiştir. Baloya Kastamonu’dan, çevre kazalardan ve Sinop ilinden birçok kişi davet edilmiştir.
Halkevi bünyesinde bir de kütüphane açılmış olup, 1939 yılında kitaplığında 1298 adet kayıtlı ve 60 adette kayıtsız olmak kitap ve mecmua mevcuttur. El yazması ve sanat bakımından değerli bir eser yoktur. Ancak Halkevi'nin kütüphanesindeki Ulus, Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinin okuyucuları oldukça fazla olmuştur.
Halkevinin, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesinin çalışması diğer şubelere göre daha sistemlidir. Bir öğretmen haftanın belirli gün ve gecelerinde hapishaneye giderek mahkûm olan kişilere okuyup yazma ve bunun yanında faydalı bilgiler öğretmektedir.
1939 yılında Taşköprü’ye giden Vali Avni Doğan, halk ile konuşarak, mahalli ihtiyaçları tespit etmiş ve oradan ayrılmıştır. Daha sonra yerel basındaki bilgiler gereğince; Vali Avni Doğan Taşköprü’nün birçok ihtiyacını tespit etmiş ve Halkevine lazım olan ve zorunlu olan ihtiyaçlar üzerinde durmuştur. Fakat genel merkezden mali kaynak gelmedikçe, acil ihtiyacın karşılanmayacağı belirtilmiştir.
Bir süre Kastamonu merkezde parasız olarak gösterilen sinemaların Taşköprü halkına da gösterilmesi için Halkevi sinema makinesi 1940 yılında Halkevi Reisi Sadık Ecevitli Bey tarafın dan Taşköprü’ye götürülmüştür. Filmler Taşköprü’den sonra tekrar Kastamonu’ya getirilmiştir.
Salonu ve sesli sinema makinesi olmayan Taşköprü Halkevi, çok iyi faaliyette bulunamasa da halkın rağbeti oldukça iyi olmuştur. Binanın yetersiz olmasına rağmen Halkevi idare heyeti ve hükümet amirleri muhitte mümkün olan tedbirleri alarak Halkevi'nin devam ettirmeye çalışmışlardır.
1940 'da Halkevi başkanlığında Tahsin Güvenli bulunmaktadır.
1949 yılında Halkevi'nin gelirinin azalmasından dolayı kirayı karşılayamaz duruma gelmiştir.
1950 yılında İktidar değişince Halkevleri üzerindeki baskıların artmasıyla C.H.P ilçe binasının iki odası Halkevi'nin çalışmalarını ayrılmıştır. Ancak burasının da kullanılmasında da yeterli verim alınamayınca başka yere taşınma imkânı araştırılsa da bir sonuç alınamaz.
1950 yılında Halkevi'nin başkanı Milli Eğiti Müdürü Hasan Soy Boğa’dır. Temsil Şubesi Başkanı Öğretmen Hamdi Aparan, Halk Dershaneleri Şube Başkanı Öğretmen Nuri Ünal ve Kütüphane ve Yayın Şube Başkanı da Öğretmen Mustafa Sungurtekin yer almaktadır.
Bu idare heyetinin çoğun öğretmen olmaları ve değişen siyasal iklim nedeniyle istifa etmişlerdir. Bundan dolayı boşalan üyeliklerin yerine yeni bir seçim yapılamamış ve Halkevi faaliyetine son verilmiştir.
Dostlukla.
Bilgi: 1- İsmet Türkmen. “Kastamonu Halkevi ve Türkiye’nin Modernleşme Sürecine Katkıları (1932-1951)”. Ankara 2013. Sayfa 168-170)
2-Gülsün Karakuzuoğlu. “Kastamonu Halkevleri ve Faaliyetleri”. Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2008.
3-Vikipedia “Halkevleri” maddesi.
4-Halkevleriorg.