Yunus Türkölmez, "Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (16.YY) 1" başlıklı yazısını okurlarına sundu.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine göre Suhte kelimesi Osmanlılar’da medrese talebeleri için kullanılan bir terim. Ve bu tanımın hemen yanında “bakınız Softa” diye de hemen yönlendirme yapılmaktadır ve orada da aynı tanım mevcuttur.

Farsça’da “yanmış, tutuşmuş” anlamına gelen sûhte kelimesi, Osmanlı devrinde medrese öğrencileri için onların ilim aşkıyla yanmış tutuşmuş olmalarına izâfeten kullanılmıştır. Bu terim zamanla softa şeklini almıştır. Osmanlı eğitiminde Sıbyan mektebini (ilköğretim eğitimi) bitiren bir talebe on iki-on beş yaşlarında iken medreseye girerek softa olur ve medrese öğrenimi başlardı. Softaların tahsil gördükleri medreseler orta dereceli öğretim kurumlarıydı ve bunlar Osmanlı coğrafyasında en yaygın olan medreselerdi.

Ancak bu medrese öğrencileri tarihin bir döneminde Osmanlı devletine çok büyük sorunlar yaşatmışlardır. Devlete ve düzene isyan ederek halka da çok büyük eziyetler etmişlerdir.

Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde (BOA) yer alan yüzlerce belge ve fermanlara, ve Mühimme Defterlerine (Osmanlı Sadaret/Başbakanlık Divanında alınan önemli kararların ve hükümlerin yazıldığın defterlere) göre bu olayların en fazla yaşandığı bölgeler medreselerin yoğun ve talebe nüfusunun fazla olduğu Amasya – Afyon – Kastamonu - Konya- Kütahya ve Saruhan taraflarıdır.

Olayların ana sebebi olarak sosyo ekonomik sebepler gösterilmektedir.

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (4)

Tarihin bu döneminde, ilmiye sınıfında görev alacakları hayaliyle medreselerde eğitim görüp mezun olan çok sayıda talebenin işsiz kalması ve bu nedenle başka işler yapmaya mecbur olmaları bir sebep olarak gösterilir.

Ayrıca tımar sahiplerinin tımarlarının ellerinden alınması ve halktan toplanan vergilerin ağırlığı da bu isyanlara damgasını vurmuştur. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde arazi tahririni yinelemek suretiyle hazinenin gelirini arttırmak istemesi de halkın tepkisini çekmiştir. (Fahri Maden)

1550’li yıllarda başlayan Suhte İsyanları 1559’da daha da artmıştır. Osmanlı Devleti bu isyanları bastırmak için halk arasından muhafaza birlikleri oluşturmuştur. Suhte İsyanları Kanuni Sultan Süleyman’ın son dönemlerinde tamamen eşkıyalık hareketlerine dönüşmüştür.

Suhteler, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde Celâlilerle birlikte hareket etmişlerdir.

Bu dönemde memleketin siyasi, iktisadi ve içtimai durumunun bozulması, medreselilerin eğitim dışı faaliyetlerde bulunmasına neden olmuştur. Bu durum medrese eğitimini ve öğretimini aksatmış ve geriletmişti. Bundan dolayı hem iyi hoca yetişmemiş hem de iyi alim olmanın arzusunu taşıyan talebe sayısı azalmıştır. Talebeler çalışmadan, bilmeden, kolayından icazet almış; hak etmeden mevki ve vazife alma peşinde koşmuşlardır.” (https://www.osmanlidevletigen.com/osmanlida-suhte-isyanlari-medreseli-isyanlari/)

Hükümetin de bu medreselilerin taleplerinden daha çok halkın şikayetlerine kulak vermesi nedeniyle bir yüzyıla yakın süren bir isyan dönemi yaşanmıştır.

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (3)

Bu kadar tanımlama bilgisinden sonra bu öğrencilerin tarihin bir döneminde Osmanlı Devleti’ne nasıl sorunlar çıkardığına Kastamonu örneği üzerinden bakmaya çalışacağız. Suhtelerin devlete karşı isyan ederek eşkıyalık hadiseleri içerisinde nasıl örgütlü bir şekilde yer aldıklarına, halka karşı işledikleri yüz kızartıcı suçlarına, aşağılık soygun, tecavüz ve işkence olaylarındaki rollerine sadece Kastamonu Sancağında yaşananlara özetle bakacağız.

Çünkü bu isyanların en çok yaşandığı bölge olarak Kastamonu – Bolu – Çankırı – Sinop – Canik (Samsun) coğrafyası gösterilmektedir. Bu konuda yayınlanan fermanları okuyunca sanırım sizler de bana hak vereceksiniz.

1509-1590 yılları arasında Kastamonu halkına adeta kan kusturan, özellikle kırsalda nerdeyse huzurlu bir gün yaşatmayan, devleti ve bölgedeki devlet görevlilerini çok zorda bırakan bu çalkantılı döneme kısaca bakarak, olayları özetlemeye çalışalım.

Öncelikle şunu belirtelim ki bu konuda esas aldığımız en önemli kaynak araştırmacı yazar Fahri Maden’in, “Kastamonu’da Eşkiyalık” kitabı başta olmak üzere, Erdoğan Aslıyüce’nin, “Türkiye’nin Yüreği Kastamonu” ve “Türkiye’nin Yüreği Kastamonu’da Türk Dünyası Günleri” isimli kitaplarıdır.

İlaveten internet ortamında bu konuda çok sayıda yer alan ve çoğu da yeminli dergilerde yayınlanan makalelerden de yararlandım.

Şimdi olayların ayrıntısına girmeden sadece tarih sırasına göre yayınlanmış fermanlar üzerinden 16.yy’da kısa bir yolculuk yapalım:

- 1559 yılında yayınlanan bir fermanda; “ilim faaliyetlerin askıya alarak medreseleri terk ederek eşkıyalık faaliyetlerine başlayan çetelerin zulmü yüzünden başlayan kıtlık milleti canından bezdirmiştirdenilmektedir. (E.Asliyüce, Kastamomu’da Türk Dünyası Günleri. s 31. Fahri Maden. a.g.e. s 24)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (2)

- 1560 yılında Kastamonu Beyi Süleyman Bey’e gönderilen bir hükümde: “Kastamonu’ya bağlı Sinop ve Boyabat kazasında bulunan Suhtelerin halktan sadaka ve zekât adı altında zorla para aldıkları gibi halkın koyun ve sığır gibi hayvanlarına da el koydukları” bildirilmiştir. (Fahri Maden. S 24-25. Kaynak: 3 Nolu Mühimme Defteri 1588-1560)

- 1564 yılına ait bir arşiv belgesine göre; “Kastamonu Sancağında başlayan zahire sıkıntısı nedeniyle eşkıyalık ve Suhte faaliyetlerinin sayısı da giderek artmıştır”. (Fahri Maden. S 25. Kaynak: 6 Nolu Mühimme Defteri)

- Yine 18 Eylül 1564 tarihinde Küre Kadısınca hükümete yani Sadaret Makamına gönderilen bir yakınma belgesinde bölgede bu çetelerin yaptığı zalimlikler etraflıca anlatılmaktadır.

- (Devam edecek)