1565 yılı başlarında bahar aylarında Suhte topluluklarının çok daha fazla büyüdüğü ve geçmişteki olayları gölgede bırakacak seviyeye geldiği bildirilmektedir.

“Halkın oğullarını, kızlarını, avratlarını değerli hayvanlarını ve paralarını alan bu çetelerin halktan kimi kişilerden de yardım görmeye başladıkları görülmektedir”. Nitekim Sinop Kadısının 15 Nisan 1565 tarihinde İstanbul’a yazdığı bir yazıda anlattıkları korkunçtur. “150’den fazla Suhte suretinde silahlı leventlerin köy köy gezerek, yolları kestiklerini, Müslümanların evlerini basarak kadınlarını, kızlarına kötülük ettiklerini, adak ve kurbanınız vardır diyerek altın-akçe ve esbaplarını zorla aldıklarını, direnenleri ellerinden ve ayaklarından asarak tecavüz ettiklerini, evlerini ateşe verdiklerin, hatta Gerze’yi ateşe verdiklerini, askerleri yakalayıp hapsettiklerini, soyduklarını, gemi basıp tüccarların mallarını yağmaladıklarını” yazmıştır. Sinop Kadısı ilaveten; “Korku ve panik içerisindeki halkın gece ve gündüz sürekli Suhte tehdidi altında kaldığını, bu çetelerin tabiri caiz ise ‘bir kasırga gibi’ önlerine gelen her şeyi mahvettiklerini” yazmıştır.

(Fahri Maden. S 25-26. Kaynak: 6 Nolu Mühimme Defteri. H.1036)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları 2 (1565 Yılı) (1)

23 Nisan 1565 tarihinde saraydan Kastamonu ve Sinop kadısına gönderilen bir hükümde yazılanlar:

“Gani Fakih oğlu Şemseddin isimli fesat bir şenaat ehli (kötülük, fenalık ehli) bir Suhtenin Yaman köyünde halka eziyet ettiğini ve ambarlarındaki erzaklarını aldığı” bahisle takibi istenmektedir.

Kastamonu Sancakbeyinin saraya yazdığı 4 Haziran 1565 tarihli bir yazıda

İbrahim isimli bir Suhte ileri gelenin yakalandığını ve bu kişiden alınan bilgiye göre; başta Gerze olmak üzere birçok köye baskınlar yaptıklarını çetenin hangi Suhte reislerinden oluştuğunu, kendileriyle iş birliği yapan Yeniçeri askerlerinin kimler oldukları anlaşılmıştır. (Fahri Maden. S 27. Kaynak: 6 Nolu Mühimme Defteri 1564-1565)

Yine 1565 yılı içerisinde Abdullah ismiyle namlı bir Suhte’nin etrafında topladığı ehl-i fesad ile gece gündüz ev bastığı ve adam kaldırdığı halkın evlerinden eşyalarını yağmaladığı kayıtlıdır. (Fahri Maden. S 27.Kaynak: 6 Nolu Mühimme Defteri)

1565 yılı yaz aylarında Kastamonu ve Bolu yörelerinde Suhteler ve Çiftbozan Leventler güvenliği tamamen ortadan kaldırmışlar, halka korku salmışlardır. Bunlara karşı devlet görevlileri başarısız olmuşlar ve bazı devlet görevlileri de bunlarla iş birliğine gitmiştir.

Yani kısaca halkın güvenliği hiç kalmamış, her şey bu isyancıların insafına terk edilmiştir. Kastamonu Kadısının verdiği bilgiye göre durum o kadar vahimdir ki; bu çeteler bucak ve köylerde yalancı şahitler aracılığıyla halkın hem kızlarına hem mallarına el koyup, beylerin ve kadıların yerine, onlar gibi kendileri kanunlar uydurmuşlardır. (Fahri Maden. S.27)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları 2 (1565 Yılı) (5)

30 Ağustos 1565 tarihli bir saray hükmünde de gelişmelerin İstanbul’dan da açık ve ayrıntılı bir şekilde takip ettiği anlaşılmaktadır. Bu hükümde yer alan bilgiye göre; “Kastamonu Sancağına bağlı nahiye ve köylerde, bazı şehirlerde halkın kadınlarını, kızlarını ve mallarını ellerinden aldıkları, Suhte adı altında bazı hırsızların ev basıp işkenceler ederek mal-para ve yiyeceklerini gasp ettikleri, karılarını kullandıkları, bunların üzerine yakalanmaları için adam (asker) gönderildiğinde ise Bolu sancağına firar ettikleri” yazılıdır.

Aynı hükümde daha detaylı açıklanan bu elim olaylardan sonra alınması gereken tedbirlerle ilgili şu hükümler bulunmaktadır:

“Bir yere Sancakbeyi tayin etmekteki amaç, halkı bu gibi kişilerin zulmünden korumak, onları mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşatmaktır. Bu emri alan tüm görevliler halka zarar veren bu tür kişileri bir an önce yakalamak ve suçu sabit olanlar hakkında hemen işlem yapmalıdır.

Bunlardan sipahi (Osmanlı İmparatorluğu döneminde, tımar sahibi bir sınıf atlı asker) olanlar hapsedilip isimleri bildirilecek, değil iseler hakettikleri cezalar* başkalarına ibret olması için suç mahallerinde verilmesi, başka sancaklara firar etmişlerse oralardan (bu hükm-i şerif onlara da gönderilmiştir) bunların hakettikleri cezalar ile cezalandırılması, bu gibi konularda hükm-i şerife aykırı hüküm veren nâibler olursa onların da sicilleriyle beraber bildirilmesi” istenmiştir. (Not, özetlenerek aktarılmıştır. ) (Fahri Maden. S27-28. Kaynak: BOA, 5 Nolu Mühimme Defteri: 1565-1566)

1565 yılında yaşanan bu olaylar gösteriyor ki, Kastamonu Sancak İdaresi olayları bastırma ve kontrol altına almada son derece başarısız olmuştur. Sancakbeyi ise bu durumun emrine yeteri kadar asker verilmediğinden olduğunu beyan etmektedir. Üstelik sancaktaki bazı devlet görevlilerinin bu çeteleri koruduklarına dair bilgiler de mevcuttur. Sancakta yaşanan bu karşılıklı birbirini suçlamalar nedeniyle İstanbul hükümeti (saray) sancaktaki askerlerde adeta ümidini kesmiştir. Bunun üzerine Sadaret yani (Sadrazam) başbakanlık makamı Anadolu Beyler Beyinden Bolu ve Kastamonu’nun asayişinin sağlanmasını ister. Nitekim Anadolu Beylerbeyi ve Ankara Sancakbeyinin gönderdiği kuvvetlerle, Suhtelerin çoğu dağıtılmış, yakalanıp cezalandırılmış, bir kısmı da dağlara kaçıp saklanmıştır. Başka illere kaçanların bazıları da getirtilip cezalandırılmıştır.

1565 yılı Kastamonu halkı için sadece asayiş yönünden değil, gıda tedariki yönünden de sıkıntılı geçmiştir. Özellikle büyük bir buğday sıkıntısı yaşanmıştır. İstanbul’dan Kastamonu kadısına bu konuda tedarik sağlanması konusunda emirler gönderilmiş ancak daha önce karaborsacıların tüm buğdayı toplamaları nedeniyle pek başarılı olunamamıştır. (Fahri Maden, S.28-29)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları 2 (1565 Yılı) (4)

Yazının ikinci bölümünü burada noktalayalım. Üçüncü bölümünde 1566 yıl ve sonrasındaki Suhte İsyanlarını işlemeye devam edilecektir.

*Eşkiyalık hareketlerinde verilen cezalardan bazıları: Osmanlı Hukuk Sisteminde bütün toplumun huzur ve nizamını sağlamak üzere uygulanan cezalara “siyaset-i amme” denilirdi. Bunlarda;

-Siyaset-i hassa: Bazı cürüm sahiplerine (adam öldürme, yağma yapan ve doğru yoldan sapmış kişiler) uygulanan cezalar.

-Siyast-i şeriye: Hükümdar, sadrazam, eyaletlerde vali ve sancakbeyinin verdiği (idam, el kesme, göz çıkarma, diş kırma, hapsetme vb.) çeşitli cezalar.

-Siyaseten katl: Devlete isyan suçu işleyenlere verilen idam cezası.

-Bagy Suçu: Müslümanlardan bir veya birkaçının mevcut düzene başkaldırmaları.

-Sadece yol kesenlere tövbe edene kadar hapis cezası,

-Sadece yol kesmekle kalmayıp mal gasp edenlere, sağ el ile sol ayaklarının kesilme cezası,

-Yol kesip adam öldüren ve mal gasp edenlerin ise önce el ve ayakları çaprazlama kesilir ve sonra da idam edilirdi.