Eğitimci-yazar Necati Doğanç, " Geçmiş Zaman Olur Ki… Taşköprü Mahalleleri" başlıklı köşe yazısını okuyucularına sundu.

Gökırmak’ın ikiye böldüğü vadi boyunca nehre eşlik eden Taşköprü,Antik dönemde Paflagonya bölgesinde “Pompeipolis” kentinin kurulduğu yer olarak dikkat çekmiş,Osmanlı döneminde Taşköprülüzâdeler’in memeleketi olarak,günümüzde sarımsağı,gastronomisi ve antik mirası ile şöhret bulmuştur.Osmanlı Klasik Dönem’de Taşköprü,idari olarak Anadolu Eyaleti’ne bağlı Kastamonu sancağının kazasıdır.

*“Bu gün Taşköprü’de Ağcıkişi,Musalla,Ethem,Gizlice,Tekke,Cami-i Kebir,Tabakhane,Karasait,Üstatlar, Pulcular,Harmancık,Bahçelievler,Gökırmak ve Sümer mahalleleri olmak üzere toplam ondört mahalle bulunmaktadır.Taşköprü kaza merkezinin çekirdeğini bugün”Cami-i Kebir”adıyla bilinen ve tahrir defterlerinde “cami mahallesi”olarak geçen mahalleden meydana gelme olasılığı yüksektir. Kazada ki ilk sivil yerleşmenin Muzafferettin cami ve Medresesi etrafında olduğu düşünülmektedir. Diğer bir mahalle de Tabakhane mahallesi defterlerde yazıldığı şekliyle “Debbağın Mescidi Mahallesi” Taşköprü’nün ortaya çıkışında temel birimleri olmuş bu iki mahalle kazanın belirleyici niteliğini devam ettirmiş,buna göre değerlendirildiğinde Taşköprü kazasının ilim yuvası ve deri sanatında uzmanlaşma gibi iki özelliğin ön plana çıktığı tespiti yapılabilir.Yine Taşköprülüzâdeler adıyla bilinen ulema bir aileyi ortaya çıkarması ilim yuvası olma özelliğine örnektir. Cami Mahallesi: Bu mahallenin adı,1487 ve 1560 yılları defterlerinde “mahalle-i câmi”,1582 yılı defterinde ise “mahalle-i cami-i atik maa cedid-i Mustafa Paşa” olarak geçmektedir.Bu mahallenin Muzaffereddin Cami ve Medresesinin çekirdeğini oluşturduğu ilk sivil yerleşme yeri olduğu düşünülmektedir. 1582 yılında mahallenin nüfusunun artmasıyla birlikte eski ve yeni cami olarak isimlendirilen iki camiden ve onların etrafında gelişen yerleşim birimlerinden bahsedilmektedir.Eski cami,diğer kayıtlarda da var olan mahalleye adını veren Muzaffereddin Cami olmakla birlikte,yeni caminin Mustafa Paşa Cami olduğu anlaşılmaktadır. Debbağın Mescidi Mahallesi: Mahallenin adı,1487yılı defterlerinde,”mahalle-i mescid-i debbâğin”,1560 yılı defterlerinde “mahalle-i mescid-i tabbâğin”ve 1582 yılı defterinde “mahalle-i tabbağin maa mescid-i Seyyid Hüsam ve Hacı Şaban ve Recep Kadı”şeklinde geçmektedir.

Bugün bu mahalle Tabakhane Mahallesi’dir.Diğer mahallelere göre, o dönemlerde nüfusu artan tek mahalledir.Bu nüfus artışına bağlı olarak,Bu mahallenin de Seyyid Hüsam,Hacı Şaban ve Recep Kadı mescidleri etrafında genişlediği tahmin edilmektedir. Seyyid Hüsam Mescidi’nin,Seyyid Hüsameddin ya da Şeyh Hüsameddin olarak adlandırılan ve Çobanoğlu Şeyh Hüsameddin’e atfedilen türbenin sahibi tarafından yapıldığı düşünülmektedir.Bugün,Şeyh Hüsameddin Tekkesi’nin olduğu mahalle “Tekke Mahallesi’dir”.Buradan Tekke Mahallesi’nin Debbağin Mahallesi’nden ayrıldığı ve Seyyid Hüsam Mescidi etrafında oluştuğu söylenebilir. Recep Kadı Mescidi’nin bugün Gizlice Mahallesi’nde bulunan Recep Gazi Cami ve Türbesi olarak düşünülmektedir.Böylece Gizlice Mahallesi,Recep Kadı Mescidi etrafında gelişerek Debbağin Mahallesi’nden ayrılmıştır. Debbağin Mescidi Mahallesi’nde deri imal edenler ve deriden mamul eşya yapanlar yerleşmiş olmalıdır. Bugüne kadar varlığını sürdüren bu mahalle,deri tabaklamaya müsait Gökırmak kenarında kurulmuştur. O dönem içersinde Taşköprü’nün en kalabalık mahallesi,Debbağin Mahallesi’dir.İlmi sınıfın da oturmak için tercih ettiği öncelikli mahallelerden biridir. Hacı İlyas Mescidi Mahallesi: Mahallenin adı,1487,1530,1560 yılları tahrir defterlerinde “Mahalle-i mescid-i Hacı İlyas” ve 1582 yılı defterinde “Mahalle-i mescid-i Hacı İlyas el-meşhûr Kara Sadiolarak geçmektedir.1582 yılı tahrir defterlerinde Hacı İlyas Mescidi Mahallesi’nin Kara Sadi mahallesi olarak da anıldığı dikkat çekmektedir. Başka belgelerde Kara Said,Kara Seydi olarak da geçmektedir.Büyük ihtimalle,1582’lere doğru mahallede,Kara Sait Mesci’nin de olduğu ve yavaş yavaş bu mescidin adıyla da anıldığı düşünülebilir.Böylece Hacı İlyas Mescidi önemini kaybetmiş olabilir.

Bugün Taşköprü’de Kara Sait mahallesi’nde,Kara Sait Türbesi ve Cami bulunmaktadır.Buradan hareketle, Kara Sait Mescidi ve Türbesi’nin 1582 yılından önce olduğu söylenebilir.Ayrıca bugün Kara Sait Mahallesi,olasılıkla Hacı İlyas Mescidi Mahallesi’dir. Kara Sait Mahallesi ,1844 yılında ayrı bir mahalle olarak adı zikredilmezken,1896 yılı salnamesinde, Kara Seyid olarak ayrı bir mahalle statüsünde geçmektedir. Hacı İlyas Mahallesi’nin daha sonra Kara Sadi Mahallesi olarak da anılmaya başladığı ve Cami Mahallesi’ne dahil olduğu söylenebilir.Mahalle,19.yüzyılda ise Cami Mahallesi’nden ayrılarak bugün Kara Sait Mahallesi olarak varlığını devam ettirmektedir. Akça Mescid Mahallesi: Bu mahalle,1487,1530,1560 yılları tahrir defterlerinde “Mahalle-i Akça Mescid”,1582 tahrir defterinde “Mahalle-i Akça maa mahalle-i Müderris”şeklinde geçmektedir. Mahalle 1582’ye kadar her geçen zaman içinde küçülmüştür.1582 yılında mahallede ki nüfus artışına bağlı olarak mahallenin ismi içinde bir başka mahalle adı geçmektedir. Ancak ne Akçamescid mahallesi’nin ne de Müderris Mahallesi’nin adı,1582’den sonraki kayıtlarda geçmemektedir. Bugün bu mahalleler hangi mahallenin içinde kaldığı bilinmemektedir. Gürze Mescidi Mahallesi: Mahallenin adı her üç tahrir defterinde “Mahalle-i Mescid-i Gürze”olarak geçmektedir.İlk tahrir defterinde nüfus yoğunluğu bakımından Cami ve Debbağin mahallelerinden sonra üçüncü kalabalık mahalle iken zamanla nüfusu azalmıştır.1582 yılında her ne kadar nüfusunda artış görünse de çok yüksek bir artıştan bahsedemeyiz. Daha sonraları mahallenin adı tahrir defterlerinde, diğer kaynaklarda geçmemektedir. Bu sebeple bu mahalleyi hangi mahallenin karşıladığı belli değildir. Bazı kaynaklarda Gizlice Mahallesi ile Gürze Mescidi Mahallesi arasında bağlantı kurularak bu mahallenin Recep Gazi Türbesi’nin bulunduğu Gizlice Mahallesi Olma olasılığı düşünülmüştür. O dönemde,Cami ve Debbağin mahallelerinden sonra Taşköprü’nün kalabalık mahallelerinden biri olduğu, İlmi sınıfa mensup kişilerin de oturmak için tercih ettikleri mahallelerinden biridir.”

Sibel Savaş Kundakçı’nın “Osmanlı Klasik Döneminde Taşköprü Kazasının Sosyal ve Ekonomik Tarihi” adlı eserini inceleyerek,15.yy sonları ve 16.yy sonlarına kadar ki dönemde Taşköprü mahalleleri’nin o günki durumunu ve bu güne kadar nasıl olduğunu anlatmaya ve yazmaya çalıştım.Kaynağı bize kazandıran değerli hocama teşekkür etmek istiyorum.Taşköprü’müzün geçmişten günümüze kadar olan tarihini kültürünü ve sosyal yaşamını kaynaklarından araştırarak yazmaya ve tarihe not düşmeye çalışıyorum. İyi okumalar,Sağlıkla kalın…

Kaynak: Osmanlı Klasik Döneminde Taşköprü Kazasının Sosyal ve Ekonomik Tarihi/Sibel SAVAŞ KUNDAKÇI

Necati DOĞANÇ Araştırmacı / Eğitimci