Yunus Türkölmez, “Arada Bir (4) - Tarihten Okumalar” başlıklı yazısını okurlarına sundu.

1-YEMEN, AH YEMEN

Bedelli askerlik tartışmaları ne zaman gündeme gelse, hep uğruna yakılan ağıtlarla gündeme gelen Yemen'i bana göre en güzel anlatan kitap, Fikret Otyam'ın "ADI YEMENDİR" kitabı olmuştur.

Osmanlı - Yemen ilişkisini, yitirilen canları, İsyanlarda ki İngiliz parmağını, özellikle İmam Yahya'nın isyanı ve Osmanlıyla yaptığı resmi anlaşmayı çok basit ve anlaşılır, yalın bir üslupla çok güzel anlatmış.

(Fikret Otyam. Röportajlar. YAZKO Yayını. İstanbul 1981)

Arada Bir (6) Tarihten Okumalar

Kele döndü kele döndü

Sandım ki ciğerim yandı

Senin baban benim eşim

Yemen çöllerinde kaldı.

***

Bahçenin de ardı dağlar

Yağlığını kıvrak bağlar

Goyverin de Musam gelsin

Yemende oturan beyler

***

Karanfil Yemen'de biter

Kına efil efil tüter

Goyverin de Musam gelsin

Askerin ettiği yeter

(. )

***

Yemene de sıcak derler Çiğ yumurta pişer imiş

Yemen giden uşaklar

Talimlerde şaşar imiş.

***

Not: Kitapta yer alan ve Yemen Türkülerinde pek bilinmeyen ilk üç kıtası Osmaniye'nin Bahçe köyünden Elif Karı (Poçulu) ağıdından (Elif Poçulu'dan) alınma.

***

2- İSMET İNÖNÜ’NÜN YEMEN’E GÖREVLENDİRİLMESİ.

1909 ve 1911 seneleri iç seferlerle geçmiştir. Bir taraftan İstanbul’da siyasi hayat her gün daha ziyade zehirleniyordu. Acınacak derecede eksik ve kusurlun idi. Hiç kimsede hiçbir itiraza tahammül ve münakaşayı olağan sayacak geniş bir anlayış istidadı yoktu.

O sıralar Suriye’de, Dürzilere karşı küçük bir askeri seferin yapılmış olduğunu hatırlıyorum. Bu hareket fazla zarar vermeden ve önemli bir iz bırakmadan geçirilmişti.

1911 senesi ilk aylarında Yemen’de bir büyük ayaklanma olduğunu işittik. Görünüşe göre hadise bütün ötekileri gölgede bırakacaktı. Durum bu vaziyette iken bir gün Genelkurmay Başkanı Ahmet İzzet Paşa’dan bir hususi mektup aldım. Paşa yemen harekâtına kumanda etmek üzere gideceğini ve erkanıharbiyesine beni de almak istediğini teveccühlü bir amir ifadesiyle söylüyor ve muvafakatimi istiyordu.

Bunun bana ağır gelen bir yanı vardı. Çünkü mektepten beri idealim olan olası bir Rumeli harbinde vazife görme imkânım yok olacaktı. Biz Yemen’deyken Rumeli’nin kaderini tayin edecek harbin patlayacağına kesin bir kanaatim vardı. Ancak bu fikirden bahsederek özür beyan etmem hiçbir surette olmazdı.

Arada Bir (5) Tarihten Okumalar-1

Askeri terbiyem, bana harp vazifesi yapacağım yeri tayin etme hakkını vermiyordu. Bu nedenle muvafakat cevabı verecektim. Hemen muhterem Ahmet İzzet Paşa’ya evet cevabımı yazdım. “Bizim vaziyet ve rütbelerimiz devletin her işi için hizmete hazır olmayı tabiatıyla icap ettirir” diyerek şükranlarımı arz ettim.

Cevabı yazdım ama kafamda şu düşünceler mevcuttu. Ordu inzibatı bakımından sefer vazifesine tayin olunan bir kolağasının rızasının aranmasını biraz garip bulmuştum. Bir Genelkurmay Başkanının asıl görev yerinde değil de uzak bir hareket alanına gideceğini anlayamıyordum. İleriki dönemlerde bunu kendisine bizzat sordum.

Bana verdiği cevapta; “İçerisinde bulunduğu şartlardan dolayı İstanbul’da rahat çalışamadığını, böylece hiç olmazsa vatanı müzmin bir dertten kurtarma imkânı olacağını” söylemişti. Bunun örneği tarihte pek görülmez. Bir Genelkurmay Başkanı kendi isteğiyle ve iradesiyle görevini bırakıp, başkasına devrederek bir alt görevde uzak bir sefere çıkması pek olası değildir.

İstanbul’da kısa bir süre içerisinde hazırlanarak Hamidiye Kruvazörü ile yola çıkarlar ve önce Port Said limanı üzerinden Mısır’a çıkarlar ve Kahire Sarayına giderler. Oradan trenle Süveyş’e geçerler. Ve burada tekrar Hamidiye Kruvazörüne binerek Cidde’ye çıkarlar. Orada Mekke Emiri şerif Hüseyin ile görüştükten sonra ayrılarak Kızıldeniz üzerinden Hudeyde’ye ulaşırlar.

Hemen işe başlayarak isyan bölgelerini ve isyancı güçleri iyi ve doğru analiz ederek nasıl başarı kazandıklarını detaylıca anlatır.

(İsmet İnönü’nün Hatıraları. "Genç Subaylık Yıllarım. 1884-1918". Yemen Seferi. Sayfa 77-102)

***

Arada Bir (4) Tarihten Okumalar-1

3-YEMENDE İSYANI SONLANDIRAN ANLAŞMA. "Sömürgeci Zihniyet Anlaşmayı Uygun Bulmuyor"

Osmanlı Devleti, bu uzak topraklarda uzun yıllardır süren ve devletin başını çok ağrıtan, ağır kayıplar verdiren isyanı bastıramamaktadır. Artık bu meseleyi bir an önce bir sonuca bağlamak istemektedir.

Çünkü bu dönemde Balkan Harbinin başlaması an meselesidir. 1912 yılında isyancı liderlerden İmam Yahya ile bir anlaşma yaparak isyanı sona erdirmek istemek ister. Ancak gerek İstanbul’da gerekse Yemen'de bu anlaşmaya şiddetle karşı çıkan bir grup vardır.

1910 ila 1913 yılları arası üç yıl Yemende Ahmet İzzet Paşanın komutanlığındaki ordunun Erkanıharbiyesinde binbaşı olarak görev yapan İsmet İnönü hatıralarında bu olaydan bahsederken şu değerlendirmelerini aktarır.

"Eskiden beri Yemen'e yerleşmiş olan askeri ve sivil bir sınıf buna taraftar değildi.

Müstemleke sayılabilecek uzak bölgelerde uzun müddet kalmış (yaşayan) insanlarda bir garip ruh hali peyda olur. Mıntıkaya ısınırlar, orada bir itibar üstünlüğü içinde yaşamaya alışırlar, anavatanın şeref ve selametinin, o sömürgede kendilerinin hâkim olmasına bağlı olduğuna yürekten inanırlar.

Bu sömürgeciler için (oralarda) anlaşma ile yeni bir hal şekli tasavvur etmek, aklın almayacağı hatalı bir yoldur. Yemen'de böyle bir tabaka vardı.

Özetle sömürgeci zihniyet anlaşmayı uygun bulmuyordu.”

Bilgi: İsmet İnönü’nün Hatıraları. "Genç Subaylık Yıllarım. 1884-1918". Cumhuriyet Gazetesi Yayını. İstanbul 1997. Sayfa 89. "Sömürgeci Zihniyet Anlaşmayı Uygun Bulmuyor"

***

“Yemen Yemen Şanlı Yemen / Toprakları Kanlı Yemen”. Nimetullah Hafız’dan alınan ve Ruhi Su’nun o güzel sesinden dinlemeye doyamadığım bir Rumeli türküsü ile günümüze gelelim. Bugün emperyalist emeller uğruna bölünüp parçalanmaya çalışılan ve mezhep çatışmalarına konu olan Yemen hâlâ huzur arıyor.

“Borazanlar çalınıyor /Binbaşılar çağırıyor / Çağırmayın binbaşılar / Can yürekten ayrılıyor”.

Yemen halkının bir an önce barışa ve huzura kavuşması dileklerimle.