Necati Doğanç, “Kastamonu’da Dünyanın En İyi Kendirleri Yetişiyor” başlıklı köşe yazısını okuyucularına sundu.
Talat Mümtaz YAMAN’ın 13 Temmuz 1934 yılında Akşam gazetesi’nde çıkan,Taşköprü’müzün O günkü değeri olan kendir üretimi ve ekonomiye katkısı ile ilgili makalesini okuyacaksınız. Benim fazla bir şey yazmama gerek yok diye düşünüyorum.1930’lu yıllarda kendir fabrikası kurulması,üretilen kendirin ekonomiye katkısının artırılması için mücadele edilirken günümüzde ekimi için bile izin almak zorunda kaldığımız kendir… Yazının içeriğini okuduğumuzda kendir üretiminin bitirilmesi ile ilgili neler yitirdiğimizi daha iyi anlayacağız.
*KASTAMONU’DA DÜNYANIN EN İYİ KENDİRLERİ YETİŞİYOR. Taşköprü halkı Bir çuval fabrikası açılmasını temenni ediyor Taşköprü şimal Anadolu’sunun istihsal kabiliyeti fazla olan muhitlerinden birisidir.Bilhassa kendirleriyle, değil Türkiye’de hatta memleket dışında bile tanınmış bir yerdir.Şimdiye kadar yapılan ilmi tetkikler, tabiatın çok mükemmel kendir yetiştirmek hususunda Taşköprü’ye verdiği müstesna lütuf ve müsadeyi bilhassa meydana çıkarmıştır. Taşköprü’de yetmişten fazla köy sırf kendir ziraatıyla meşgul olmakta ve sulaması mümkün olan her araziye kendir ekilmektedir. Bilhassa kuvvetli topraklara ekilmesi meşrut olan kendir,aynı zamanda en iyi,uzvi ve azotlu gübrelerle beslenmiş tarlalarda havanın tesiri,toprağın iyiliği sayesinde iki metreden beş metreye kadar yükselmektedir.Kendir çubuklarından alınan elyaf ve yumuşaklığı itibarıyla,hiçbir muhite nasip olamayan mükemmeliyettedir. Taşköprü’de kendir ekilmesine müsait arazi o kadar kuvvetlidir ki,bir dönüm araziye ekilen dört beş kilo tohumdan seksen kilodan yüz yirmi beş kiloya kadar elyaf almak kabil olmaktadır. Bütün bu hususi vaziyetler,Taşköprü mıntıkasının ehemmiyetini bir kere daha tebaruz ettirmektedir. Hükümetimizin,memleketimiz iktisadi hayatı hakkında tetkikatta bulunmak için getirttiği Amerikalı iktisat mütehassısları da Taşköprü’ye geldikleri zaman bu vaziyete yakından şahit olmuşlar ve bu feyizli mıntıkanın açıkça görülmekte olan kıymetli vasıflarını bizzat takdirlerle ifade eylemişlerdir. Gerek ham madde olan kendir ve gerekse işlenmiş urgan,kınnap,çuval vesaire gibi emtia,memleketin bugünkü ve yarınki iktisadi inkişafı noktayı nazarından üzerinde durulacak mühim ve hayatibir mevzu olarak ortada durmaktadır. Bu gün Taşköprü kendirlerinin gerek Avrupa’da ve gerekse memleket içinde gördüğü büyük rağbet ve bu yüzden memlekete giren oldukça mühim bir servette bunu pekala ispat etmektedir. Taşköprü ile beraber,diğer Kastamonu havalisinde ekilmekte olan 25 bin dönümlük araziden geçen sene yapılan iki milyon 712 bin kilo kendir elyafı istihsali ve bir kilo kendirin de vasati fiyatının yirmi beş kuruş olması düşünülecek olursa,Taşköprü ve Kastamonu mıntıkasının ne kadar mühim bir servet ile memleket iktisadiyatının yükselmesine hizmet etmekte olduğunu meydana çıkarmaktadır. Taşköprü dolayısıyla Kastamonu mıntıkası kendirlerinin bu derece mühim olan vaziyeti karşısında alakadar makamların gerek istihsal çoğaltmak gerekse onun işlenmesi hususu basit ve iptidai el tezgahlarıyla aletlerinden kurtarıp makine sanayiini memlekete sokmak ve bu suretle kendiri bugünkü şeklinden daha büyük bir ihracat maddesi haline kalbetmek hususunda artık harekete geçmelerini temenni etmemek elden gelmiyor. On senelik iktisadi kalkınmamız esnasında Kastamonu’ya bir tek fabrika da isabet etmemiş olduğunu ve son beş senelik iktisat programında da bu mıntıkanın yine unutulduğunu ileri süren Kastamonu’lu ve Taşköprü’lülerin bilhassa kendir sanayi sahasında en çok üzerinde durulacak bir yer olarak Kastamonu mıntıkasını katiyetle vermemek,bilhassa kendir mıntıkalarını gördükten sonra,onların noktai nazarlarını çok doğru bulmamak mümkün olamıyor. Her halde kendir sanayi meselesinde,bu mıntıka insanı çok düşündüren bir mıntıkadır.Kastamonu’lu ve Taşköprü’lülerin bilhassa kaydedilmeye değer bir arzuları vardır. Kendircilikle uğraşan bu muhitin arzuları şudur: “Hükümetimiz,beş senelik planda,kendir sanayiine de oldukça mühim bir yer ayırmıştır.Vaki olan resmi beyanata göre de Kastamonu’da küçük mikyasta bir soyma fabrikası kurulacaktır.Fakat haber alındığına göre,Ödemiş,Tire ve havalisine de büyük mikyasta bir çuval fabrikası kurulacaktır.Halbuki Ege havzasının kendir istihsalatıyla,Kastamonu mıntıkasının kendir istihsalatı arasında Kastamonu mıntıkasının lehine büyük fark vardır. Beyazlık,yumuşaklık,sağlamlık ve uzunluk noktayı nazarından hiçbir memleketin kendiri,Kastamonu mıntıkası kendiri ile boy ölçüşemez.Fabrikalar kurulmadan evvel,İktisat Vekaleti tarafından gönderilecek.bir heyetin hem Ödemiş mıntıkasında hem de Kastamonu mıntıkasında birer defa dolaşması ve verilecek hükmün bu mıntıkalar görülüp gezilmesinden sonra verilmesi…” Kastamonu ve Taşköprü’lüler,kendilerinden o kadar emin bulunuyorlar ki “Heyet gelip gördükten sonra,mutlaka fabrikanın Kastamonu’da kurulacağını şimdiden söyleyebiliriz”diyorlar.
13 Temmuz 1934 Akşam gazetesi T.Mümtaz YAMAN
Kaynak: *Ufuk TİDİM/ BİR KASTAMONU MÜELLİFİ TALAT MÜMTAZ YAMAN,HAYATI ESERLERİ VE YAZILARI 1.Baskı Aralık 2023.Servi Yayıncılık
Necati DOĞANÇ – Araştırmacı/Eğitimci
