Bir önceki bölümü “1568-69’da tam anlamıyla çığırından çıkan olaylar Anadolu Beylerbeyinin müdahalesi sonucunda 1571-72 yıllarında durulur gibi olmuştur” diyerek bitirmiştik. Ancak bu sakinlik fazla uzun sürmez.

1572 yılı içerisinde yeniden harekete geçen bu Suhte çetelerinin Ortapüramlı Köyünde (neresi olduğuna dair bir kayıt bulamadım) bulunan Hacı Nasrullah’ın ihdas eylediği bir zaviyeyi basıp kendi idareleri altına aldıkları tesbit edilmiştir. (Fahri Maden. Kastamonu’da Eşkiyalık. S 34 / Kaynak: 10 nolu Mühimme Defteri)

Bölgede çıkan Suhte fesadının engellemek için İstanbul hükümetince o kadar çok emir yayınlanır ki, örneğin Küre kadısına gönderilen bir emirde silahlı iki suhtenin bile bir araya gelmesinin engellenmesi istenir.

27 Haziran 1572 tarihli bir hükümde ise Kastamonu’da halka zarar veren Suhtelerin silahsızlandırılarak toplanan tüfek ve diğer silahların merkeze gönderilmesi istenmiştir. (Fahri Maden. A.g.e. s 34-35)

1573 yılına gelindiğinde Kastamonu’da Abdurrahman isimli bir Suhte elebaşısı emrindeki 40 kadar adamıyla kendini başbuğ ilan eder ve Müslüman halkı katlederek çeşitli zulümler yapar. Gönderilen bir hükümde hem bunların hem de bunların yandaşı olan Emir Kadri ve Kürt Himmet isimli kişilerin de yakalanması istenmiştir. (Fahri Maden. Kaynak.22 nolu Mühimme Defteri)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (16.Yy) 5 (3)

1574 yılına gelindiğinde ise durum biraz daha karışıktır. Osmanlı donanmasının Tunus seferine çıkacağı haberini duyan Suhteler (Giresun, Samsun, Bafra, Merzifon ve Tokat bölgeleri de dahil) (yeniden harekete geçmişlerdir. Çünkü Sancağın Hisar Erleri ve Tımarlı Sipahileri bu sefere katılmak için çağrılmışlardır.

(-Hisar Erleri: Osmanlı askerî teşkilâtında ülke içinde ve sınırlardaki bütün kalelerde muhafaza ve savunma hizmetinde vazifeli askerî gruplar.

-Tımarlı Sipahi: Osmanlı eyalet ordusu olarak görev yapan ve XVII. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı ordusunun en büyük kıs­mını oluşturan atlı askerler. Taşrada oturan ve maaş yerine kendilerine geliri olan belirli bir arazi tahsis edilen, seferlere bulundukla­rı bölgenin sancak-beylerinin bayrakları altında katılan silahlı kişiler.)

Kastamonu Sancak Beyinin bu gelişmelerden duyduğu kaygı ve endişeyi İstanbul’a bildirmesiyle Anadolu Beylerbeyinden bu duruma müdahale etmesi istenir ve o da 200 kişilik bir sipahi gurubunu destek için gönderir. Ayrıca Sinop Hisar Erleri de İstanbul’dan geri çevrilerek yardıma gönderilir. (Fahri Maden. S 35. / Kaynak. 24 Nolu Mühimme Defteri)

Dönem öyle bir dönemdir ki Kastamonu bölgesindeki kadıların bazılarının Suhteler’le iş birliği içerisine girdiği anlaşılmaktadır. Saraya yapılan şikayetlerde örneğin Araç kadısının bunlardan birisi olduğu ifade edilmektedir. (6 Nolu Mühimme Defteri)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (16.Yy) 5 (2)

Yine bu dönemde Kastamonu Sancak Beyi Süleyman Bey’in İstanbul’a gönderdiği bir yazısında;

“Sinop, Boyabat ve Durağan taraflarında fukaranın canına ve malına kast eden Suhtelerin yakalanması için yürütülen operasyonlarda adı geçen kazaların kazı ve tahsildarlarının suçluların yakalanmasına engel oldukları, onlardan rüşvet alarak suçlarını ve suçluları ele vermedikleri anlaşılmıştır” denilmektedir.

Çünkü Kastamonu Sancak Beyine bağlı askerlerin özellikle dağ köylerindeki medreselerde yuvalanan isyancı Suhtelerin yakalanması için yaptığı tüm baskınlar sonuçsuz kalmaktadır. Yani önceden bu baskınlar onlara haber verilmektedir. Ayrıca yakalanıp getirilseler bile bazı kadı ve naiplerin (kadıların vekilleri) onları tutuklamak yerine serbest bıraktıklarından şikâyet eder.

Bu koşullarda Suhte eşkıyasıyla mücadelede başarı kazanmak elbette çok zordu. Hatta neredeyse belki de imkansızdı. Öte yandan başka bir siyasal gelişme de bu dönemde Suhtelerin işlerini kolaylaştırmıştır.

1574 yılı aralık ayında Sultan II. Selim’in ölmesi üzerine meydan gelen iktidar otoritesindeki zayıflık üzerine Anadolu Medreselerini içine alan genel bir ayaklanma manzarası ülkeyi sarmıştı. Sancak beyleri ile halkın arası açılmış, Suhteler de bunu fırsat bilerek bazı bölgelerde Beylerle birlikte halkı çoluk çocuk demeden katletmeye başlamıştır. (https://ozhanozturk.com/2017/12/15/suhte-isyanlari/ )

20 Nisan 1575 tarihinde Kastamonu Sancak beyine yazılan bir hükümde şu emir verilmiştir. “Boyabat kazasının kasaba ve köy halkından on neferlik bir yiğitbaşı tayin edilmesi, Suhteler geldiğinde zahire verilmemesi istenmişse de ehl-i fesada zahire verilmiştir. Suhte taifesine yardımda bulunanların hapsedilip, verilecek emre göre muamele yapılmalıdır.”

9 Ağustos 1576 tarihli bir hükümde ise Çankırı’da ortaya çıkan 50-60 kişilik bir suhte ve eşkıya grubunun türlü fesatlar işlediği ve bölge kadılarının onları koruması nedeniyle yakalanamadıkları belirtilmiştir. (Fahri Maden. S 36 / Kaynak: 28 Nolu Mühimme Defteri)

1576 yılında Kastamonu Sancak Beyine ve Sinop Kadısına yazılan bir hükümde Suhtelerin İstefan Köyünü (Sinop'un Ayancık ilçesine bağlı bir köy. Günümüzdeki adı Çaylıoğlu) basarak halka zarar ve huzursuzluk verdiklerini bu nedenle yakalanıp cezalandırılmaları istenmektedir.

Yine 1576 yılında Kastamonu Sancak Beyi, Sinop, Boyabat ve Durağan kadılarına yazılan bir hükümde şu olayalar anlatılarak adı geçen ehl-i fesad Suhtelerin ve diğerlerinin hallerinin teftiş edilmeleri istenmiştir.

“Bölgede faaliyet gösteren Üveys isimli sipahinin amcası oğlu Süleyman ve hizmetçisi Zilkade, İshak ve Kalender yoldaşları ile gezip, oğlan çekip, ev basıp halkın eşya ve mallarını zorla almışlardır. Bu taifeden Üveys isimli haramiyi bir dizdarın (kale muhafızı-komutanı) ele geçirdiği halde bu kişinin oğlunun dahi harami ve suhte bulunduğu hususu bilgisi alınmıştır” (Fahri Maden. S 37 /3 Nolu Mühimme Defteri Zeyli)

Kastamonu Sancağında Suhte İsyanları (16.Yy) 5 (1)

1576 -1577 yılarında Ardıçoğlu isimli bir Suhte giderek ün kazanmaya başlar. Bunun üzerine bölgedeki diğer şakiler de onun emrinde toplanmaya başlamıştır. İstanbul hükümeti bölgedeki durumu zaten iyi takip ettiğinden hemen İstanbul’dan bir çavuşu (bugünkü astsubay, profesyonel asker) Sancak beyine yardım için gönderir. Ayrıca Kastamonu Beyine kendisine bağlı kalelerden yeteri kadar hisar eri alıp kuvvetli bir şekilde eşkıyayı yakalayıp hapsetmesi istenmiştir. Ancak Ardıçoğlu’nun emrinde toplanan suhte eşkıyasının sayıca Osmanlı askerinden daha fazla olması ve halkın da onlara yardım etmesi sonucu etkili bir sonuç alınamaz.

Boyabat kazası neredeyse tamamen Ardıçoğlu adlı Suhte elebaşısının ve yardımcısı Gökorman’ın denetimine girmiş ve böylece Kefe – Anadolu ticaret yolunun güvenliği de ciddi manada tehlikeye girmişti. Ticaret durağanlaşınca da halkın durumu daha da kötüye gitmeye başlar.

Kastamonu Sancak beyinin durumu kontrol almakta zorlanması üzerine Amasya sancak Beyi yardımla görevlendirilmiş ve olaylar ancak ondan sonra kontrol altına alınabilmiştir. (Fahri Maden. S 37. / Kaynak: 29 Nolu Mühimme Defteri)

1570 -1580 arası yaşanan huzursuz yıllara ait bilgileri burada noktalayarak bu bölüme burada noktayı koyalım. Bir sonraki yazıda ise 1580 -1590 arası gelişmelerle devam edelim. Biliyorum biraz fazla uzadı ama tarihimizin bu bölümü hakkında yazılan onca kitap ve makaleye rağmen hafızalarda yeterince bilince çıkmadığı da muhakkak. Kim bilir belki de çıkması istenmediği içindir…