Araştırmacı/ eğitimci Necati Doğanç, " Geçmiş Zaman Olur Ki…! Taşköprü Panayırı 1937" başlıklı köşe yazısını okuyucularına sundu.

Araştırmalarım sırasında DOĞRUSÖZ gazetesinin 12-Birinci Teşrin 1937 tarihli sayısında Taşköprü Panayırı’ndan bahsedilmektedir. Üç vilayet halkının iştirak ettiği muazzam bir alış veriş pazarı olduğu, panayıra katılanların günlük yirmi bin civarında olduğu, yapılan Pehlivan güreşleri ,At yarışları, tiyatrolar anlatılmaktadır. Günümüzden 89 yıl önce dördüncüsünün yapıldığı Taşköprü panayırı. Geçmişimize bakıp bu gün ve yarın için neler yapabiliriz. Neler kazanmışız neler kaybetmişiz öğrenmiş oluruz. İyi okumalar.

Yazının içeriği aynen şöyle; “Bu sene dördüncü defa olarak kurulan Taşköprü Panayırı bu havalinin en büyük piyasa merkezi haline gelmiştir.Panayıra Kastamonu tüccarlarıyla bütün kazalarımızdan bir çok zevat geldiği gibi Sinop,Çorum vilayetleri halkındanda kesif bir alışverişçi kafilesi gelmiştir.Çankırı,Yozgat vilayetlerinden hatta Düzce’den,Adapazarı’ndan da gelenler vardır.Her gün panayır yerinde en aşağı 20.000 kişi bulunmuştur.Panayırda en çok Kendir,hayvan ve mahalli mahsulât satışı olmuştur. 20.000 liralıktan fazla kendir,60.000 liralık kadar hayvan satışı olmuştur. Panayır yeri çok geniştir. Yüzlerle barakada ve açıkta her çeşit satıcının önü kesif bir müşteri kalabalığıyla kapanmış,sonra kahveler,birancılar,hele tiyatro ve cambazlarda iğne atılsa yere düşmüyor.Panayırda diğer vilayetlerden gelmiş beş tane tiyatro kumpanyası ve cambaz var. Bazan açıkta yaptıkları oyunlara 3000’den fazla seyirci buldukları oluyor. Taşköprü’nün meşhur birâncılarının her gün sarfettikleri kuzu,koyun miktarı üçyüzü buluyormuş.Hele Taşköprü Belediyesi’nin vilayetimizde misli olmayan güzel lokantası bilmiyoruz kaç yüz tencire pilav sarfetti.Büyük salonlar her saat hınca hınç dolu.Öndeki bahçede de alabildiğine masalar,sular ve meşrubat buzdolabından geliyor.Yirmiye yakın garson dans illetine tutulmuş dans profösörleri gibi fırıl fırıl dönüyor.Çatal bıçak sesleri insana muazzam bir yemek yeme fabrikasının çarklarına kapılmış hissini veriyor.Bu kadar kalabalığa rağmen servis yine muntazamca. Aziz kaymakamları bay Niyazi ile görüşüyoruz. Bu kadar kadar kalabalık ve bu kadar zevk ve neşeye rağmen bir hafta içinde en ufak bir kavga en küçük bir hırsızlık,neşeyi kaçıracak bir çıt yok.Böyle bir kasabanın başında bulunmanın saadetini yüzünden okuduğumuz kaymakam bize gelecek sene için yapacaklarını anlatıyor .Yapılacak işlerin başında panayır yerinde yapılacak sabit pavyonlar geliyor. Taşköprü kuvvetli ve ucuz elektriği ile de övünebilir. Derhal iki kilometreden fazla panayır yerine teller uzatılmış ve burası ışıklara gark edilivermiş.Kasaba ile panayır yeri arasında her an yirmiden fazla kamyon,kaptı kaçtı,otomobil hareket halinde.Bu kadar insan nereye sığıyor? Bunu merak ediyorsunuz değil mi? Kasabada on kadar otel var. Bunlar şüphesiz kafi gelmiyor. Fakat Taşköprü’nün misafirperver ve necip halkı hiç kimseyi açıkta bırakmıyor.Müsait evlerde bu bir hafta içinde bir gece müsafir eksik olduğu yok. Burası yalnız kuru bir alışveriş alanı değil aynı zamanda zevki ve merakı tatmin edecek bir çok vasıtalarda var.İşte tiyatrolar,işte pehlivan güreşleri,at yarışları.

PEHLİVAN GÜREŞİ ;Cumartesi öğleden sonra pehlivan güreşi çok alâka uyandırdı.Bu gün resmen panayır bitmiştir.Fakat alışveriş yine yerinde.Bilhassa tuhafiye alışverişi daha kızışmıştır.Pehlivan güreşlerinin etrafı kat kat halk saflarıyla perçinleşmiş gibi.Bu gün Kastamonu’dan bir çok seyirci geldi İlkin güreş mübtedileri güreştiler.İkindiye doğru asıl pehlivanlar güreşmeye ve güreş heyecanlanmaya başladı.Ortada bulunan Araç’lı Baltacı ile Akkaya’lı Salih yenişemediler,berabere kaldılar.Baş altını Sinop’lu Halil kazandı.Akşama doğru Başpehlivanlar Boyabat’lı Murat ve İstanbul’lu İdris meydana çıktılar İlk hamlede Murat İdris’in gözünü kanattı.Sonra güreş kızıştı,güneş batıp ortalık kararırken nihayet Boyabat’lı Murat hasmını mağlup etti.

AT YARIŞLARI;At yarışları pehlivanlardan daha alakalı oldu.Günde Pazar gününe ,tatil gününe tesadüf ettiği için hemen bütün Kastamonu memur ve halk ile civar kasabalar halkı Taşköprü’ye geldi desek mübalâğa olmaz.Geniş yarış sahasının etrafı insan saflarıyla kapandı.Saat ikiye doğru hakemler yerini aldı ve ilk yarış Jandarma süvarileri yarışı yapıldı.Süvari Aziz’in atı birinci,Ahmet’in atı ikinci geldi. Sürat yarışı çok heyacanlı oldu.Üç at iştirak etti.Enis Karagöz’ün(Yıldızı)birinci geldi.Fakat çıkıştaki intizamsızlıkdan dolayı hakem heyeti arasında ihtilaf oldu,bu yarışın neticesini en sonra ilan ettiler.Enis Karagöz’ün atı birinci,Sinop’lu Şaban’ın (Çarşamba Güzeli) ikinci geldiler.Mukavemet yarışında dört hayvan koştu.Sinop Jandarma Komutanı’nın al atı birinci gelerek koşunun en büyük ikramiyesini aldı. Tosya’lı ormancı Talat’ın atı ikinci oldu.Yerli koşusunda Tosya orman mesahe memuru Hasan’ın atı birinciliği,Sinop’lu Remzi’nin atıda ikinciliği aldılar. Koşunun en heyecanlısı en sonda idi.Dört cins tay meydana geldi.Dördü de vilayet hayvan deposundaki aygırların yavruları olan bu tayların duruşları bile bir esalet temsil ediyordu.Yarışta Devrekani’li İsmail’in altayı birinci,Enis Karagöz’ün kır tayı ikinci geldiler ve bu güzel netice ile koşu bitti,panayır dağılmaya başladı.Yarım saat sonra Taşköprü’nün dört tarafına uzanan yollar,her cins nakil vasıtasıyla ve kesif bir yaya kütlesiyle görünmez hale geldi. Taşköprü bu panayırdan şüphesiz maddeten çok kazandı.Fakat manevi kazancı bu kazançlardan çok üstündür.Vilayetimiz iktisadi hareketleri arasında en üstün bir mevki olan bu panayır açılırken kıymetli Kaymakam Niyazi’nin söylemiş oldukları nutku sütunlarımıza geçirmeyi bir vazife bildik.

KAYMAKAMIN NUTKU; Sayın yurttaşlar! Gelişimin ilk haftasına mahalli iktisadi hareketlerin parlak bir eseri olan Panayırın açılma merasiminin tesadüf edişi ve açılma töreninin tarafımdan yapılması gibi asil bir nezaketin gösterilişi beni sonsuz bir heyecan içersinde bırakmış ve bana çalışma sahasında değerli bir vazife örneği vermiştir.Bu vesile ile duyduğum sürekli zevki huzurunuzda açıkça arzeyler,Panayırımıza onur vermiş olan saygı değer misafirlerimize hoş geldiniz derim. Milli sınırlar içinde hür ve müstakil bir varlık olan Atatürk Türkiye’si siyasi gaye ve muzafferiyetini müteakib yurttaşların iktisadi refah ve kalkınmasını metodik bir programa bağlamış ve az bir zamanda bu sahada katettiği baş döndürücü ilerlemeler bütün dünya nazarlarını hayret ve gıpta ile üzerine çekmiştir.

………………….

Büyük ve inkılâpçı Türkiye’nin çok kısa bir zamanda meydana koyduğu müsbet eserlerini milli mahsulatını hariç piyasalarda müşteriler bulmaya yarayan bu büyük pazarların ufak bir nümunesini de bugün açmak suretiyle yüksek bir zevk ve şeref duyuyorum.Bu iç pazarın mahallin mahsulâtını yakın ve uzak yurtdaşlarına arz ile ziyaretçilerini daha fazlalaştıran ve daha sıkı bir alaka ile bağlayan bu panayıra şeref veren sayın konuklarımızı Taşköprü’nün misafir sever halkı adına hürmetle selamlar,pazarlarına gösterilen bu derin alaka ve teveccühten dolayı şükran ve minnettarlıklarımı arz ile hepinize hayırlı ve karlı alışverişler dilerim.”

Günümüzden 89 yıl önce dördüncüsünün yapıldığı panayır.

Geçmişimize bakıp bu gün ve yarın için neler yapabiliriz. Neler kazanmışız neler kaybetmişiz öğrenmiş oluruz diye düşündüm. Hem de Taşköprü’müzün 89 yıl önceki imkanları ile bugünün arasındaki olumlu yada olumsuzlukları görebilme adına bu yazıları bulup siz değerli okurlarımın ilgisine sunuyorum. İlgileriniz için teşekkür ederim. Sağlıkla kalın.

Kaynak:12-1.Teşrin 1937 tarihli Doğrusöz Gazetesi / www.kastamonuarsiv.ktb.gov.tr

Necati DOĞANÇ .Araştırmacı/Eğitimci