Taşköprülü şair Ali Korkmaz, “Ulul Azam Peygamberlerimiz” şiir dizisinin üçüncü şiiri olan Musa Kelimullah şiirini okurlarına sundu.
Ezelde yazılmış kader, Allah, seni seçmiş ey kul
İmran’ın çocuğu doğdu sevip diyemedi oğul
Erkek çocuk öldürülür sonu ne olacak meçhul
Annesi Nil’e bıraktı sandıktan melekler mesul
*
Sarayın bahçesi liman, sandık sazlığa yaklaştı
Fravun’un kızı bulmuştu, Nil deryası da sırdaştı
Asiye çocuğu aldı, hızlıca Krala ulaştı
Evlat edinelim deyip bu niyetini paylaştı
*
Kız, adını Musa koydu Fravun eşini üzmedi
Asiye kimi getirse Musa onları emmedi
Musa’nın ablası gördü, acilen bilgi vermedi
Sandığı yapan marangoz sırrı vermeye ermedi
*
Abla, Asiye’ye dedi biliyorum bir sütanne
Annesi biraz nazlandı aslında haber hazine
Şüphelenmesinler diye Harun’u yaptı bahane
Hakkın vadi gerçekleşti Musa’sı geldi şahane
*
Musa büyüdü sarayda hem annesinin yanında
İri cüsseli, düz saçlı, o an en güçlü çağında
Kavga ayırmak isterken fırıncı öldü anında
Gece çok endişelendi kaldı şehrin kenarında
*
Yeğeni haber getirdi uzaklara git acilen
Melek ona yol gösterdi sekiz gün sonrası Medyen
İki kızın davarlarını su çekti suladı hemen
Kızlar dedi; güvenilir, sürüyü o gütsün cidden
*
Şuayb anlaştı Musa’yla, sekiz yıl sürü güdecek
Bu süre dolduğu zaman Safura’yla evlenecek
On yıl sonra karar verdi, Musa eşiyle dönecek
Mısır’a dönüş başladı hasreti sona erecek
*
Yolda, yağmura tutulup ıslanıp düştüler yorgun
Mağaraya sığındılar karanlık çok fazla yoğun
Musa’nın ateş bulması yardım getirmesi uygun
Doğum sancısı çekmişti o gece Safura hatun
*
Musa dağda ışık gördü yardım getireyim dedi
O, Tur-i Sina’ya çıktı eşi sabırla bekledi
Allah, Musa’ya seslendi, kaygıdan kalbi tekledi
Ben, seni Peygamber seçtim, Mevla bir nida ekledi
*
Mevla ona izah etti, senin Rabbinim ya Musa
İki mucize verildi, yed-i Beyza, bir de, asa
Eli, Nur’a dönüşüyor, asa, bir yılan devasa
Musa Kelimullah oldu gönlünde kalmadı tasa
*
Musa, dua ettiğinde dilinden pelteklik gitti
Harun’da peygamber oldu, Rahman emrini iletti
Fravunu, Hakka davet et, yoksa ki azabım kati
Musa imana çağırdı, Kral ise derhal reddetti
*
Elini nur gördü ayan, asayı büyük bir yılan
Tam iman edecekken derhal vazgeçirdi Haman
Sihirbazlar ip attılar, tamamı oldular pişman
Musa’ya inandı hepsi şehitlik makamı ferman
*
Fravuna ve kıptilere geldi çeşitli belalar
Tufan, çekirge, haşerat, kan, kurbağa, istilalar
Musa, kavmiyle ayrıldı, gecede yoktu molalar
Deniz yarıldı, geçtiler, şükredip, huzur bulalar
*
Fravun denizde boğuldu, Allah, intikamı aldı
Karun malıyla yok oldu, yer yarıldı içine daldı
Rabbi inkâr edenlerin kapısını keder çaldı
Musa’ya iman edenler cenneti alada kaldı
*
Yolda giderken gördüler, hayvana, puta tapanı
Onlarda tapmak istedi, şeytanlar kurdu kapanı
Musa Resul, hiddetlendi, derhal tövbenin zamanı
Allah kurtardı sizleri secdeye kapanma anı
*
Tur-i Sina da konuştu Musa Resul Kelimullah
Kutsal levhaları aldı, döndüğünde çekti eyvah
Buzağıya tapmışlardı şirke eylediler tamah
Ceza, çölde dolaştılar, tam kırk yıl aynı güzergâh
*
Musa’ya zahmet verdiler, kavmi çok nankör milletti
Laf anlamaz, söz dinlemez, İsrail halkı illetti
Yüz yirmi yaşına erdi, Hak vuslata davet etti
Musa, lebbeyk Rabbim dedi, canı zaten emanetti.
Ali KORKMAZ