Bundan yaklaşık 15 yıl kadar önceydi. Açıksöz Gazetesini yeni yeni çıkartmaya çalışıyorduk. Bir gün gazeteye Kastamonu’nun en çok dinlenen radyolarının başında gelen 105 FM’de programlar yapan Oğuzhan Yavuz geldi.

- Abi seninle radyoda canlı bir program yapmak istiyorum. Ne dersin konuğumuz olur musun? Dedi.

Oğuzhan, çok sevdiğim ve değer verdiğim önceki dönem Belediye Başkan Yardımcılarımızdan Bahri Yavuz’un değerli oğluydu. Hayır demek ne mümkün.

Oğuzhan ile çok değerli ve bir o kadarda anlamlı bir program yaptık.

Bektemur (3)

Oğuzhan sordu ben cevapladım.

Konumuz “Kastamonuspor ve Kastamonu’nun manevi değerleri” üzerineydi.

Ben o, programda Kastamonuspor’un alt yapısı sağlam bir şekilde hazırlanmadan şampiyon olup üst liglere çıkmasını istemem. Şeklindeki görüşümü anlatmıştım.”

Ertesi günü yerel basının spor sayfalarında “Yıllarca spor yorumculuğu yapan İzzet Sarı, Kastamonuspor’un şampiyon olmasını istemiyor” şeklinde haberler yapılmıştı.

Devamında ise Oğuzhan yine sordu. “Abi Kastamonu tarihinin en önemli olaylarını ve değerlerini say desek hangi olayları sayarsınız?” şeklinde bir soru yöneltmişti.

Bende Kastamonu’yu Bizanslılardan kurtaran ve bu toprakları Türk yurdu yapan ve İslamiyet ile taçlandıran Selçuklu’nun en kıdemli ve en muteber beylerinden (Uçbeyi) Çobanoğlu Beyliği’nin kurucusu ve lideri Hüsamettin Çoban’ın Kastamonu’yu fethh etmesi olduğunu anlattım. Devamında ‘biz Kastamonulular olarak Atabey Gazi’nin görkemli bir anıtını şehrin en önemli noktasına yaptırmalıyız’ diye görüş belirtmiştim.

Neden çünkü biz bu coğrafyaya gökten zenbil ile inmedik. Bu toprakları bize yurt yapan Hüsamettin Çoban’dır (Atabey Gazi) biz yanlış anlaşılır diye heykele karşı olanlar yüzünden bunu bile yapamadık asırlar boyunca.

Bugün şehrin simgesi haline gelen Şehit Şerife Bacı ve Atatürk Anıtı’nın önünde şehre gelen her misafir fotoğraf çektiriyor ve Şehit Şerife Bacımızın hikayesini büyük bir onur ve gururla okuyup dinliyor.

HERKES YAPIYOR AMA BİZ YAPAMIYORUZ!

Bektemur (1)

Bugün Türkiyemizin en eski kadim şehirleri olan Erzurum’a, Bursa’ya gittiğimizde şehrin kurtarıcı önderlerinin anıtlarını görürüz… Şehri ziyaret eden misafirler bu anıtların önünde fotoğraf çektirirler. İstanbul’u fetih eden Fatih Sultan Mehmet’in anıtı hem Bursa’da hem de İstanbul Fatih Mahallesinde görkemli bir şekilde ziyaretçileri selamlar.

Türklerin büyük kahramanı Timur’un anıtı yine Semerkant’ta ziyaretçileri selamlar ve herkes onun önünde fotoğraf çektirir.

Geçmişi bizim Atabey Gazi kadar parlak olmasa da Bolu’nun en görünür yerine devasa Köroğlu’nun anıtı dikilmiştir.

Ama biz maalesef bunu yapamadık. Bu ayıpta bize yeterde artar bile…

Neymiş efendim heykel yapmak günahmış. Biz ecdadımızı gelecek kuşaklara nasıl aktaracağız o zaman?

Biz bu heykellere put tapar gibi tapılsın istemiyoruz ki; Atabey Gazi’nin Kastamonu’yu fetih ettiğini simgeleyen at üzerindeki kükreyişini anlatan bir silüet, tasvir istemiştik. Ne geçmiş belediye başkanlarımız nede bugünkü CHP’li belediye başkanımızın aklına gelmiyor vesselam.

Belki Kastamonu Belediye Başkanı Sayın Hasan Baltacı bunu yapabilir. CHP’li Bolu Belediyesi Köroğlu’nu yapmışsa bizim belediyemizde bunu fevkalade yapabilir diye düşünüyorum.

Gelelim konumuza.

Dedik ya ecdadımızı gelecek kuşaklara nasıl anlatacağız diye.

Valla kıymetli ve bu coğrafyaya değer katan yazarlarımızda olmasa zır cahil kalacağız.

ATABEY İLE BEYTEMUR

Kastamonu’nun yetiştirdiği iki tane değerli eğitimcimiz Ahmet Bekaroğlu ve Mustafa Gezici hocalarımızın büyük bir emek harcayarak tozlu raflardan araştırarak yazdıkları iki ayrı kitap yayınlandı geçtiğimiz günlerde.

Sağ olsunlar ikisi de şahsıma özel imzalı kitaplarını hediye ettiler. Bende bir solukta ikisini de okudum. İkisi de bir birinden değerli olan kitapların ilkini Salı Pazarı’nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu Müdürü Ahmet Bekaroğlu’nun yazdığı

“Atabey ile Bektemur” isimli gerçeklere dayanan ve hikayeleştirilmiş müthiş bir eser.

Mükemmel bir kapak tasarımı ve tam 136 sayfadan oluşan bu muhteşem eser, Ankara merkezli Yargı Yayınevi’nden basılıp piyasaya sürüldü.

Ahmet Hocam, kitabını Kastamonu’da pek çok kişiye ücretsiz bir şekilde imzalayıp hediye ediyor. Lakin isteyenin ulaşabilmesi içinde internet ortamından maliyetine bir ücretle satın alınabiliyor.

Kitapta özetle, Kastamonu’yu bizlere vatan yapan Atabey Gazi’nin Kayseri coğrafyasındaki hikayesi devamında Kastamonu’yu fetih etmesi ve Kırım’a kadar uzanan muhteşem hikayesini anlatılıyor.

Her Kastamonulunun mutlaka okuması gereken ve geçmişe ışık tutan muhteşem bir eser.(Tavsiye ederim efendim)

TÜRK BOY VE DAMGALARI

Kastamonu’nun tarih alanındaki bir başka değerli eğitimcimiz olan Mustafa Gezici Hocamızda yine ustalığını konuşturup önceki eserlerine bir yenisini daha ekleyiverdi bir süre önce.

Bursa Yıldırım Belediyesi sponsorluğunda ve Bursa’nın fethinin 700’ncü yılına ithaf edilen “Türk Boy Damgaları” isimli kitapta tüm Türkiye genelinde okurların beğenisine sunuldu.

Türklerin ilk atası olan Oğuz Han’dan başlayarak Altaylardan Tuna Nehrine kadar uzanan 24 Türk boyunun ve alt kollarının kullandığı damgaların fotoğrafları ve hangi dönemlerde kullanıldığının açıklamalı bir şekilde anlatımı var.

Türk Boy ve Damgaları kitabının girişinde Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın bir giriş yazısı devamında kitabın emekçileri Mustafa Gezer Hocam ile Ahmet Bekaroğlu’nun sunumunu görüyoruz.

“Atabey ve Bektemur” ile coğrafyamıza, “Türk Boy ve Damgaları” ile dünyada yaşayan tüm Türklere ışık tutacak olan bu iki muhteşem eseri bizlere aktaran kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz…

İyi ki varsınız.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum…” ( Hz.Ali)

İLGİLİ HABER

Kastamonu’dan Yeni Bir Edebiyat Eseri: ‘Atabey ile Bektemur’ Yayında