İzzet Sarı, "Kan Kardeşim…" başlıklı yazısını okurlarına sundu...
Bundan uzun yıllar önce Alatarla(Germeç) Küçük Sanayi Sitesi’nin kadim ustalarından Hacı Necati Kurtuluş ile Nasrullah Meydanı’nda karşılaştım.
Çok telaşlı ve oldukça terliydi. Belli ki bir derdi vardı…
Hayırdır hemşehrim demeyi kalmadı.
“Teyzeoğlu, oğlan Ankara’da hastanede can çekişiyor, kanı değişmesi lazımmış doktorlar 24 saat içinde 10 ünite kan bulmamızı istedi, ne yapacağımı şaşırdım, bana yardım et.” dedi.
O kadar kanı hemen nasıl bulabilirdik ki; Hemen Ankara’daki dostlarımızı aradım. İlk aklımıza gelen askeriye ve üniversite oldu. Doktorların istediği kanın yarısını ancak bulabildik. Sonra aklıma Kızılay geldi. Kızılay’ın Kastamonu kan alma birimi yetkilileri ile temas kurduk bir şekilde istenen ünite sayısına ulaştık.”
Aradan bir süre sonra hastayı kaybettik.(Allah rahmet eylesin.)
İki sene önce eşimin görev yaptığı Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nda yine buna benzer acı bir olay ile yüzleştik. Henüz hayatının baharında genç öğretmenimiz Ercan Özmeneroğllu bu sefer kan kanserine yakalanmıştı. Okul yönetimi ve ailesi dört bir koldan kan arıyorlar. Komple kanı değişmesi gerekiyormuş. Yine eşimizi dostumu devreye soktuk. Milletvekilimiz Halil Uluay başta olmak üzere istenen kan grubunun yine yarısını bulabildik. Kızılay Kastamonu Kan Alma Merkezi Müdürü Dr.Ahmet San bu sefer imdadımıza yetişti ve gerekli olan kanı , Kızılay’ın Türkiye genelindeki mükemmel organizasyon ağıyla Ankara’daki hastaneye ulaştırıldı…
Ben o günden sonra Türk Kızılay’ın düzenli kan bağışçısı oldum. Her 3 ayda bir düzenli kan verdim ve halada vermeye devam ediyorum. Allah bana ömür verdiği sürece de vermeye devam edeceğim. Bugüne kadar verdiğim ünite sayısı 25 olmuş. Dr.Ahmet Bey, “ İzzet Bey, bronz ve gümüş madalya vereceğiz size 30’a tamamlanınca da atın madalya” dedi.
Tabiki biz işin madalya kısmında değiliz.
Allah’ın bize bahşettiği bu mükemmel kırmızı sıvının birden fazla hayat kurtarması ve ihtiyaç sahibi bir insanın çaresiz durumlarda imdadına yetişmesi bize ayrı bir sevinç ve gurur veriyor.

Gelelim konumuza;
Türk Kızılay’ı Kastamonu’da belirli okullarda velilere yönelik kan bağışı kampanyası başlatmış.(Bu projeyi kim akıl edinmişse ödüllendirmek gerekiyor.) Bu seneki 3’ncü okul kampanyası Ali Fuat Darende İlkokulunda yapıldı.
Benim 7 yaşındaki torun Ahmet Çınar’da babası gibi Ali Fuat Darende’de okuyor. Ahmet Çınar, akşam telefonla arıyor. “ Dede, bu seferki kan bağışını benim için, bizim okulda verebilirmisin.?”
Emir büyük yerden gelmişti koştura koştura gittim Ali Fuat Darende’nin bahçesine. Aman Allahım, okulun bahçesi panayır alanı gibi. İki palyaço ile tüm çocuklar eğleniyor. Bir tarafta müzik eşliğinde oynayan çocuklar, diğer tarafta çocuklara eşlik eden veliler. Okulun bahçesinin öteki tarafında Türk Kızılay’ın seyyar kan alma ekibi…

Bütün veliler ellerinde formlar ile sıra bekliyor. Sabah saat 08.30’dan akşam saat 19.30’a kadar tam tamına 117 veli kan vermiş. Sonradan bunun bir rekor olduğunu öğrendim.
Bugüne kadar bir günde bağışlanan kan miktarının en fazlası burada toplanmış. Sizin anlayacağınız Ali Fuat Darende bu güzel kampanyada rekor kırmıştı.
Eeee işin içinde tabi ki bizim torunda olunca annesi, babası ve bendeniz kan bağışında bulunduk ve Ahmet Çınar’ı üç madalya ile sınıf birincisi yapıverdik:))
Kızılay Kastamonu Kan Merkezi Müdürü Dr.Ahmet Hilmi San başta olmak üzere, bu organizasyona destek veren ve rekor bağış seviyeye ulaşmasını sağlayan okul müdürü Hasan Özcan’ı kutluyor ve halkımız adına teşekkür ediyorum.

Son olarak;
Türkiye’nin 81 vilayetinde ve tüm ilçelerinde aynı anda her gün 7/24 Türk halkının acil durumda yardımına koşan ve ihtiyaç durumunda kan tedariki sağlayan eski adıyla Hilal-i Ahmer şimdiki adıyla Türk Kızılay’ını ve tüm çalışanlarını tebrik ediyorum.
Kızılay’ın bu ve benzeri organizasyonlarını afet durumunda daha iyi anlıyoruz. Hele hele bir yakınımızın acil kana ihtiyacı olduğu zaman Kızılay’ın yaptığı bu organizasyonun ve hizmetin ne kadar değerli olduğunu insan başına geldiği zaman daha bir başka anlıyor.

1868’de Osmanlı, “Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adıyla kurulan devamında 1877’de adı Hilali Ahmer olarak değiştirilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk yıllarında Türkiye Hilali olan bu mükemmel organizasyonun bugünkü adı Türk Kızılay’ıdır…
Yangında, selde, depremde ve hastane köşelerinde yardım bekleyen halkımızın her daim yanında olan Türk Kızılay’ını ve tüm çalışanlarına TÜM İNSANLIK adına kutluyor ve teşekkür ediyoruz.
İyiki varsınız…
GÜNÜN SÖZÜ
“Ateşi söndüren su, acıyı dindiren Türk Kızılayıdır.”
