Aşk Yazarı Mustafa Çifci "Dünya'nın İlk Aşk Şiiri" isimli yazısını okurlarına sundu.

Tarihsel döngünün içinde zamanla her şey değişmiştir.

Büyük yapılar el değiştirmiş, nice insanlar gelip geçmiş, devletler yok olmuştur.

Değişmeyen tek şey ise sevgi ve aşk duyguları olmuştur.

Ne savaşlar ne yokluklar ne de doğa olayları sevgi ve aşkı değiştirememiş, yok edememiştir.

Çünkü bunlar evrensel duygulardır ve tüm canlıları kapsayan bir alanı vardır.

Karşılıksız olduğu içinde annelik sevgisi de kutsal sayılmıştır…

Binlerce yıldır, günümüze kadar değişmeyen aşk duygusuyla yazılmış Dünyanın ilk Aşk Şiirindeki duygular da bugünün duyguları hemen hemen aynıdır…

Bu anlamda insan değişmemiştir!

Değişen sadece teknoloji tarafından olmuştur.

Dünya'nın İlk Aşk Şiiri

DÜNYA’NIN İLK AŞK ŞİİRİ NE ZAMAN YAZILDI?

Tarihsel zamanlama olarak takvimler MÖ. 2037- 2500 yıllarını göstermektedir.

Yer Mezopotamya

Sümerli güzel bir Rahibenin Kralına çivi yazısıyla aşkını dile getiren bir şiir yazar.

Tarihsel olarak günümüzden 4.500 sene evvel zamanıdır...

Şiir, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

*

SÜRECİN GELİŞMESİ ŞÖYLE OLMUŞTUR…

Philadelphia Üniversitesi (ABD) profesörlerinden Hilprecht, 1889- 1900 yılları arasında Mezopotamya’nın Niffer Vadisi’nde bir kazı yapmıştır. Kazıda çıkanlar arasında içeriğinin ne olduğu bilinmeyen, çivi yazısıyla yazılmış vesikalar da vardır. O yıllarda bölge alanı Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olduğundan dolayı çıkarılan her şey Osmanlı Hükümeti’ne teslim edilmiştir.

Yaklaşık 70 bin levhanın içine sıkışmış bulunan bu tarihi vesikalar 58 yıl sonra, ABD’li Samuel Noah Kramer tarafından okunmuş ve aynı dönemde dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez Çığ ve Hatice Kızılay tarafından Türkçe ’ye çevrilmiştir.

Bu taş levhanın üzerindeki yazının içeriği çözülünce, bir aşk şiiri olduğu anlaşılmıştır.

İLK AŞK ŞİİRİ UNVANINI NASIL ALMIŞTIR?

Bu taş levha, “Dünya’nın İlk Aşk Şiiri” olarak kabul edilmiştir çünkü daha öncesini belgeleyen yazılı bir kaynak bulunmamıştır.

Bu şiir, Sümer Medeniyetinin en büyük kral ve kraliçesinin aşkını anlatan bir şiirdir.
Milattan önce 2300 2500 yılları arasında Mezopotamya’da yaşayan ve şahane bir güzelliğe sahip olan Enlil adında Sümerli bir rahibe, Kral Su-Sin’e âşıktır.

Sümerlilerin her yeni yıl bayram kutlamasında genç kadın kralın gözüne çarparak onunla evlenmeğe muvaffak olmuştur.

Evlendiği gün de aşk ateşi ile sevgilisi olan krala bu şiiri yazmıştır.

Bu şiir sarayda o kadar çok beğenilmiş ki, daha sonra o devrin en ünlü musiki üstatları tarafından bestelenmiş ve kısa zamanda halk arasına kadar yayılarak ebedileşmiştir.

SÜMER İNANCINA GÖRE EVLENME GELENEĞİ…

Sümer inancında, toprağın bereketli ve verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral’ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Enlil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdir. Bu şiir de büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştır ve ziyafetlerde, şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söylenmiştir.

Öte yandan Sümerli genç kızların tapınaklara adanmaları âdetti. Kızlar buralarda tanrının temsilcileriyle beraber yaşarlardı. Bunun dışında evlilik ise birtakım kanunlara bağlıydı. Sümer kanunlarında ana ile babanın çocukları üzerinde eşit hakları vardı. Yalnız, bazı hallerde erkek karısını satabilirdi. Kocalarını aldatan kadınlar ölüm cezasına çarptırılırlardı. Çocuk sahibi olamayan kadını boşamak da erkeğin hakkıydı.

DÜNYA’NIN İLK AŞK ŞİİRİNİ OKUDUNUZ MU?

Damadım, kalbimin sevgilisi

Güzelliğin çok hoş, bal gibi tatlı

Aslanım, kalbimin sevgilisi

Güzelliğin çok hoş, bal gibi tatlı

Beni büyüledin, meftun ettin

Bırak yanında titreyerek durayım

Damadım, yatak odana alınmak isterim

Beni büyüledin, meftun ettin

Bırak yanında titreyerek durayım

Aslanım, yatak odana alınmak isterim

Damadım, bırak seni seveyim, kucaklayayım, öpeyim, okşayayım

Benim nadide kucaklayışlarım, öpüşlerim, okşayışlarım baldan daha lezzetli, daha tatlıdır

Yatak odasında bal doludur

O çok hoş güzelliğini bırak eğlendireyim

Aslanım, bırak seni kucaklayayım, öpeyim, okşayayım

Benim nadide kucaklayışlarım, öpüşlerim, okşayışlarım baldan daha lezzetli

Damadım, benden haz alacaksın

Anneme söyle, sana güzel şeyler verecektir

Babam, sana hediyeler verecektir

Ruhun, Ruhunu nerede neşelendireceğimi biliyorum

Damadım, şafak sökene kadar evimizde uyu

Kalbin, Kalbini nerede sevindireceğimi, mutlu edeceğimi biliyorum

Aslanım, şafak sökene kadar evimizde uyu

Sen, çünkü sen beni seviyorsun

Bırak beni senin sevgin, okşayışların için dua edeyim

Benim Tanrı efendim, benim koruyucu efendim

Benim Shu-Sin’im, kim Enlil’in kalbini memnun ederse, sevindirirse?

Benim Shu-Sin’im, Enlil’in kalbini mutlu eden, sevindiren?

Senin sevgin, okşayışların için okuduğum duadan ver?

Senin yerin bal gibi tatlı, ellerin üzerine koy ve dua et

Ellerini birleştir sanki bir gishban elbisesi gibi

Ellerini kavra sanki bir gishban elbisesinin derisi gibi…[Aşk Yazarı Mustafa E. Çifci ®-]

Yazarın Notu:

*Çalışmalarıyla ilk aşk şiirini insanlık tarihine kavuşturanlara sonsuz saygı, hürmetlerimizle…

Not: Bu değerli görsel internetten alınmıştır.

Yararlanılan Kaynaklar:

https://arkeofili.com/dunyanin-bilinen-en-eski-ask-siirini-okuyun/

https://arkeokultur.com/3091-2/