Usta gazeteci İzzet Sarı, "Daha iyisi mümkün Kastamonu…" başlıklı köşe yazısını okuyucularına sundu.
Nihayet Kastamonuspor’un genel kurul süreci zar-zor da olsa tamamlanabildi.
25 kişilik bir yönetim kurulu oluşturularak yeniden Cengiz Aygün başkanlığında güçlendirilmiş bir yönetim ile kırmızı-siyahlı kulüp yola devam edecek. (Hayırlı uğurlu olsun)
Yarım kalan genel kurulun tamamlanması için cumartesi günü yine Hasan Doğan’daki Gençlik Merkezi’ndeydik.
Yeni yönetimin oluşacağını bir gün önceden öğrenmiştim.
Cumartesi günkü son genel kurul öncesi Kastamonuspor’un cefakar taraftarları ile bir süre sohbet ediyoruz.
-İzzet Abi yıllarca KSK yorumculuğu yaptın. Neden sen bunlara bir reçete yazıvermiyorsun? Gibi sorularla karşılaştım.
-Ya kardeşim, sakalım yok ki, sözümüz dinlensin. Bundan sonra sözümüzün dinlenmesi için sakal bırakacağım! Diyerek salona geçtik.
Kastamonuspor’un kurtuluş reçetesi kesinlikle ‘yarışmacı’ bir takım yapmak değildir!
Kastamonuspor’un kurtuluşu ‘Yetiştirici’ bir takım yapmaktır! Bunu herkes iyi anlamalı.
Bunu ben başkan Cengiz Aygün’e de mevcut yönetimdekilere de defaten anlattım.
Türkiye profesyonel liglerinde yarışmacı takım yapanların hali ortada.
Bunun için bizim yarışmacı değil, yetiştici bir kulüp olmamız gerekiyor.
Ben başkan olsaydım yetiştirici bir takım oluşturur ve Türkiye’de örnek bir kulüp haline gelirdim.
Kastamonu’nun eti budu belli. Kastamonu ekonomisi, futbola olan yatkınlığı vs. hepsi ortada.
Cengiz Aygün Başkan bir gün önce yarışmacı yerine yetiştirici olacağız. Daha mütevazi bütçeyle yola çıkacağız diyordu, lakin Ankara ekibinin gelmesiyle yeniden yarışmacı takım demeye başlandı. Bu son derece yanlış ve tehlikeli.
Ben başkan olsaydım…
-İmece kültürünü sonuna kadar işletirdim.
Nasıl yani…
Mesela;
Kulübün kurumsal bir yapıya kavuşması için önce iyi bir proje hazırlardım.
Bu kulüp yıllarca otogar geliri ve Ramazan tombalaları ile ayakta kaldı.
-Vali beyin babacan ve sevecen konumunu iyi değerlendirirdim ve Valimiz Meftun Dallı’dan koordinasyon konusunda istifade ederdim.
-Belediyeden ayağı yere sağlam basan destekler talep ederdim.
-Kastamonu’daki iş insanlarından açık para talep etmek yerine 16 deplasman giderini imece usulü ile kulübün üzerinden yükü alırdım.
-Sonra tesislerin iaşe, elektrik, su ve doğalgaz giderlerini yine imece usulü ile koordine ederdim.
-İstanbul-Kastamonu hattında dar çerçeveli toplantılarla hemşehrilerimizi yormadan taleplerde bulunurdum.
- Kastamonu’dan ihale kazanan ve iş yapan güçlü firmalara Milletvekilleri ve Valimiz önderliğinde yormadan taleplerde bulunurdum.
-Türkiye genelindeki Bölgesel Amatör Lig (BAL) takımlarında 23-26 yaşlarındaki sporculardan 11 sporcuyu mütevazi bütçelerle alırdım.
-Alt yapıdan 6-7 oyuncuyu A-Takıma dahil ederdim.
-Bu oyuncular ezilmesin diye takımın omurgasına 4-5 tane örnek olacak kaliteli takviyeler yapardım. Kadro yapılanmasını bu sene böyle yapardım.
-Kastamonu’nun tek varlığı olan ormandan beslenen fabrikalardan sürekli kazanan firmaları ve bu firmalardan sürekli Kayseri’ye ve diğer illere taşımacılık yapan TAŞIKO’ya kayıtlı kamyonculardan yormadan her yük alındığında standart bir ücret talep ederdim.
-Yine orman emvalini ormandan fabrikalara taşıyan taşeron müteahhitlerden sistematik bir şekilde küçük küçük meblalar talep ederdim.
-Tosya, Taşköprü, Seydiler ve Kastamonu OSB’de faal fabrikalarla yine samimi görüşmeler ile destek talep ederdim.
-Eskiden olduğu gibi Kastamonu Şeker Fabrikası’nın ürettiği küsbeden yine ton başına küçük küçük bedeller talep ederdim.
-Ilgaz’da bulunan iki tane Kayak tesislerini alır ve belli bir gelir ile ikinci işletmecilere devrederek kulübe gelir elde ederdim.
-Yine önceki yıllarda olduğu gibi Kastamonu Belediyesi’ne ait Otogar’ın tüm giderlerini belediyede olacak, lakin geliri kulübe aktarılacak bir sistem ile kalıcı gelir sağlardım.
-Yine Valilikten taşıma silah ruhsatı almak isteyenlere kulübün hesabına şu kadar para yatır ondan sonra derdim.
-Sonra küçük esnafa dönerdim. Şehrin tam ortasından geçen Karaçomak Deresi boyunca 100-150 firma isimleri yazan bayrakların asılmasını sağlardım.
-Sonra Gazi stadını Kastamonu ve İstanbul’daki firmaların reklamları ile doldururdum.
-Peki bunları nasıl yapardım. Valimiz, Milletvekillerimiz ve Kastamonu Belediyesi ile koordinasyon halinde belli bir zaman dilimine yayarak. Ve samimi görüşmelerle yapardım.
Yarışmacı takım kurarak tüm bunlar olmaz.
-Mütevazi bütçeli yetiştirici bir takım oluşturulursa bunlar mümkün.
Kastamonuspor’un bence kuruluş reçetesi tam da budur.
GÜNÜN SÖZÜ
“Daha iyisi mümkün Kastamonu…”(F.Köse)