Usta gazeteci-yazar İzzet Sarı, "Kosova Kahramanı…" başlıklı makalesini okuyucularına sundu.
-Yıl: 1990
-Yani bundan tam 36 yıl önce.
-İnternet yok
-Akıllı telefon yok
-Tek haber alma kaynağımız ulusal gazeteler ve TRT Televizyonu.
Henüz 24 yaşındayım ve gazetecilikdede yeni sayılırım.
Bir akşam TRT’de akşam haberleri izlerken bir haber sundu sipiker.
Yugoslavya dağıldı ve Bosna Hersek bağımsızlığını ilan etti.
Ertesi akşam yine bir haber Sırbıstan, Bosna Hersek’in bağımsızlığını tanımadığını açıkladı.
Ertesi akşam yine bir haber Sırp güçleri ile Boşnak direnişçiler arasında çıkan çatışmada çok sayıda ölü ve yaralılar var.
-Bir başka haber; Türkiye, Boşnak kardeşlerinin bağımsızlık mücadelesi için her türlü desteği verecek…
Aylarca iç savaş ve bağımsızlık mücalesi verildi kadim Balkan topraklarında.
Yıl: 1991’e gelindiğinde yine bir TRT haberi ve Sırbistan ile Bosnalı müslümanlar arasında tarihin en kanlı savaşlarından biri yaşanıyordu.
Savaş tam 3 yıl sürdü. Türkiye’de yaşayan vatansever ve milliyetçiler devletin dışında STK’lar aracılığıyla esnaflardan para topluyor ve Bosna’daki bağımsızlık mücadelesi veren kardeşlerine inanılmaz ölçüde yardımlar gönderiyordu.
Sonra bir Sırp kasabı ortaya çıktı. Sırbistan’ın eli kanlı zalim komutanı Ratko Miladiç.
Kadın, çocuklar ve ihtiyar demeden Boşnakları topluyor, toplu- toplu kurşuna dizerek Batı’nın gözü önünde insanlık adına resmen bir soykırım yapıyordu.
Yine bir TRT Haberi Sırp kasabı, Sarajeva(Saraybosna) köylerini basarak tam tamına 8 bin, evet yanlış okumadınız 8 bin Boşnak müslümanı katlediyor ve toplu bir şekilde kepçelerle kazdığı çukurlara gömüyordu.
Komşusu Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Kosova özerk cumhuriyetinde ayaklanmalar ve Bosna’ya yardımlar akıyordu. Sonuçta Batı’nın gözü önünde bir katliam ve soykırım yapılmıştı. Peki bu Sırp kasabının yaptığı zulüm ve soykırım yanına karmı kalacaktı. Kalmadı da!
Sırplar sadece Boşnakları katletmekle kalmıyor Arnavutluk ve Kosova’daki müslümanlarıda hedef alıyordu.
Kosova’da yaşayan Arnavutlar, Türkler ve Kosova’nın yerlileri Sırbistan’a karşı direndiler. Sırbistan’ın hedefi Büyük Sırbistan’ı oluşturup Adriyatik Denizine ihmekti. Önlerindeki engel ise Balkanlarda yaşayan müslüman Türklerdi.
Kosova yıllaca Arnavutluk ve Türkiye’nin yardımlarıyla direndi. Sırbistan sınır hattında da en kanlı çatışmalar yaşanıyordu.
Kosovalılar henüz yakın tarihte yaşanan Bosna katliamlarını unutmamış ve sıranın kendilerine geleceğini çok iyi biliyorlardı.
Ve tarihler 2008’i gösterdiğinde Kosova bağımsızlığını ilan etti.
İlk tanıyan ülkeler ise Türkiye , Afkanistan, Arnavutluk ve Kosta Rika oldu.
Peki Kosova bu bağımsızlığını kolaymı elde etti.
Kesilikle hayır. Her kazanımın bir bedeli vardır. Bosnalılarda , Kosovalılarda bu bedeli canlarıyla ve kanlarıyla ödediler. (Ruhları Şad mekanları cennet olsun)
Azerbaycan’ın kahraman şehit generali Polat Haşimov gibi kendisini feda edecek bir kahraman çıkmayacakmıydı? Kosova’dan.
Polat Haşimov’u Türkiye yetiştirmişti. En son 44 günlük Karabağ Savaşı’nda bir Ermeni havan topunun hedefi oldu ve 10 askeriyle birlikte şehit düştü.
Azerbaycan ziyaretimde Polat Haşimov’un evini ziyaret etme imkanımız olmuştu. Polat Paşa ve onu yetiştiren devletim ile bir kez daha gurur duydum bu ziyarette.
Peki ya Kosova’da?
Tarihe baktığımızda bu kadim millet her dara düştüğünde bir kahraman çıkartmıştır.
Halkının bağımsızlığı için kendisini feda edecek bir kahraman.
Her gün onlarca, yüzlerce Kosovalı, Sırplar tarafından katledilirken Haşim Taçi adında bir kahraman çıkıverdi.
(YETER)diye haykırdı Haşim Komutan...
Kosova Kurtuluş Ordusu(UÇK) Komutanı Haşim Taçi, halkının katledilmesine, bir avuç Kosova coğrafyasında huzur yok diye haykırdı ve komutanı olduğu birlik ile (Kana-kan, dişe diş) diyerek Kosova sınırlarına saldıran Sırplara karşı inanılmaz bir savaş başlattı ve önüne geleni katleden Sırplara (Yeter) diyerek durdurmayı başardı. Kan aktımı aktı. Şehit verildimi verildi.
Sırpların anladığı dili kullandı Haşim Komutan.
Nihayetinde Kosova 2008 yılında bağımsız bir devlet oldu. Sırbistan’ın dışındaki hemen hemen tüm ülkeler tanıdı.
Türkiye’deki bizler böyle biliriz Karabağ kahramanı Haşim Polat paşayı…
Biz böyle bilir böyle tanırız Kosova kahramanı Haşim Taçi’yi…
Önceki gün watsaptan aramış Kosova’daki gazeteci dostum İbrahim Arslan beni. Gün içerisindeki yoğunluktan olsa gerek duymamışım. Akşam eve geldiğimde İbrahim Arslan’a geri dönüş yaptım.
“İzzet Hocam bugün moralimiz bozuk, bugün Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı Mahkemesi’nin özel Kosova duruşması vardı” dedi İbrahim Hoca.

-Hayırdır inşallah dedim.
Sonra Kosova kahramanı Haşim Taçi ve diğer iki kahramanımıza 25 yıl,Kadri Veseli’ye 18 ve Recep Selimi’ye 13 yıl hapis cezası verdiğini anlattı İbrahim Hoca.
Bu mahkeme kararı sonrası Hollanda’daki Müslüman Arnavutlar, Boşnaklar ve Türkler sokaklara döküldü.
Karara isyan etti Avrupa’daki Türkler ve Müslümanlar. Ellerinde Kosova bayrakları ve Haşim Taçi afişleriyle isyan ve tepki mitingleri…
Haber kısa süre içiresinde Türkiye ulusal kanallarında ve haber sitelerinde yer almaya başladı.
Ben şuna inanıyorum. Kosova kahramanı Haşim Taçi, büyük bir onur ve gururla cezaevinde yatacaktır.

Zalime karşı masum halkını korumuş ve halkının bağımsızlığını kazanmış bir lider, bir komutan olarak gelecek nesiller tarafından “Bağımsızlık kahramanı” olarak anılacaktır.
Nasılki bizler bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bağımsızlık kahramanı olarak anıyor ve yad ediyorsak gelecekdede Kosova halkı Haşim Taçi’yi böyle anacaktır.
Son olarak;
Yaşasın Kosova halkı, yaşasın bağımsız Kosova Devleti…
GÜNÜN SÖZÜ
“İşi bitirmek seni adam yapar, zor işi bitirmek ise seni kahraman yapar…”