İzzet Sarı yazdı..

En son yazdığım makalede CHP Parti Meclisi Üyesi Hikmet Erbilgin’i, Ak Parti Milletvekilleri Halil Uluay ve Serap Ekmekçi’yi eleştirmiştim…

Hikmet Erbilgin’i, Kastamonu Belediyesi’ndeki Ülkü Ocakları geçmişi olan gençleri  ‘mobing’ uygulayarak istifaya zorladığını, devamında da belediyenin kadrolu işçisine özel aracını yıkattırdığı bilgisini kamuoyu ile paylaştım.

Ak Parti Milletvekilleri Halil Uluay ve Serap Ekmekçi’yi ise hiçbir icraat yapmadan koskoca bir yılı  boş boş geçirdikleri için ve de  bazı grupların! kontrolünde olduklarını iddia etmiştim.

Halil Uluay ve Serap Ekmekçi’den hiçbir şekilde olumlu yada olumsuz cevap gelmedi.   Sessiz kalmayı tercih ettiler.

Hastam olduğu için 10 gündür Ankara’daydım şehirdeki gelişmelerden  sosyal medya ve gazeteci arkadaşlarımdan iki gün önce haberim oldu.

CHP’nin geçtiğimiz hafta sonu yapılan genel kurulunda Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve yeniden il başkanlığına seçilen İlke Karabacak ağız birliği yapmışçasına “ Hikmet Erbilgin’i yedirmeyiz, arkasındayız.” şeklinde partililerinin önünde haykırdılar.

Ben Hasan Baltacı, İlke Karabacak ve Hikmet Erbilgin’in  siyaseten yapıkları konuşmalara cevap verecek değilim. Onlara siyasi rakipleri veya muhatapları cevap vermiştir veya verecektir.

Hikmet Efendi, olumlu hiçbir icraat yapmadan! (Hasan Baltacı’nın arkasını toplama bahanesiyle)  icraat yapıyormuş gibi davranarak! Kısaca   algıyla kontrol altında tuttuğu kitleyi ikna etmeye çalışıyor! Belediyede yaptıkları, iş ahlakına, etik olmayan  ve  kanunsuz davranışlarını yerel basına ve İzzet Sarı’ya saldırarak gizlemeye çalışıyor!

Şimdi CHP İl Genel Kurulu’nda   Hikmet Erbilgin yerel basına ve benim şahsımda neler demiş onu hatırlayalım.

Açıksöz ve İstiklal gazetelerine  sallamış kendi haberlerine yer vermedikleri için… Bende bundan 30 yıl önce bir kooperatif kurarak rant elde etmişim!

Öyle diyor CHP’nin Parti Meclis Üyesi.

Kastamonu’daki tüm resmi internet sitelerinin ve yerel basının (Hasan Baltacı, İlke Karabacak ve Kastamonu Belediyesi hariç) Sadece ve sadece  Hikmet Erbilgin’e karşı birlikte hareket edilmesinden  rahatsız olmuş olmalı ki Hikmet Efendi,  şahsının haberlerini kullanmayan Açıksöz ve İstiklal gazetelerinin kurumsal isimlerini açık açık deklare ederek etki altında tuttuğu partililerine şikayet etti.

Hikmet Efendi bunu ilk defa yapmıyor ki; önceki yıllarda Kastamonu Sözcü, Doğrusöz ve Açıksöz gazetelerine de yapmıştı bu tür eylemlerini…

Dahası 31 Mart seçimlerinden birkaç gün önce 366 Tv. de kendisine sorulan soruları beğenmediği için programa çıkmayarak şov yapmıştı adeta.

 Geçmişte Evrensel Gazetesi’nde gazetecilik yaptığını iddia eden Hikmet Efendi bu tür eylemlerden beslenen bir kişiliğe sahip.

Okuduğu 3-4 marjinal kitaptan ezberlediği siyaset dilinin doğru olduğu ve Kastamonu’daki CHP’nin seçimleri de bu dille kazandıklarını parti yönetimlerini ikna etmiş…

Peki Hikmet Efendi, bana (İzzet Sarı’ya)  neden sallıyor?

-Çünkü karşı mahallede düşünen, sorgulayan ve eleştiren tek yorumcu ben olduğum için…

-Kendisini şak-şaklamadığım için…

-Seçim sürecinde kendisini en ağır şekilde eleştirdiğim için…

Ne diyor bana; “ İzzet Sarı bana iftira atıyor. (Nasıl bir iftira olduğunu açıklamıyor)

Ben, Hikmet Efendi Belediye’de mobing yapıyor diye yazdım. Yok böyle bir şey demiyor! Biliyor ki benim karşı bir hamle ile  Yunus Abayoğlu’nun neden istifa ettiğini yazacağımı.

Başka ne diyor Hikmet Efendi “ Kastamonu’da köşe yazarlığı adı altında kalem oynatanlar bizlere her türlü iftirayı atmaya devam ediyorlar. Gazeteciler Cemiyeti Başkanlık döneminde (30 yıl önce) Gazeteciler için tahsis edilen arsayı kendileri için rant kapısına çevirenler bizleri eleştirme meşrusuna sahip değildir! Kendisi sarı, kartı sarı, tutumu sarı olanlarla biz görüşümüzü söylemeye devam edeceğiz.”

Hikmet Erbilgin okuduğu marjinal sosyoloji kitaplarının etkisi altında kalmış olmalı ki yerel basının altına dinamit koymak istiyor! ama başaramazsın… Bunu senden önceki siyasiler başaramadı ki sen başaracaksın.

 Bu çıkışıyla aklı sıra yerel basının aldığı birliktelik kararını bozmaya çalıştığı gün gibi aşikardır.

Şimdi beni iyi dinle Hikmet Efendi; “Yerel basının içindeki güvercinlerin size aktardığı haberler eksik olmuş.

İstersen ben tamamlayayım…

Ben asla ve asla kalem oynatmam.

Önceki dönemlerde nasıl ki Tahsin Babaş’ın ve Galip Vidinlioğlu’nun seçim kazanma şımarıklıklarını kamuoyuna aktardıysam bu günde senin ve arkadaşlarının şımarıklıklarını  kamuoyu  ile  paylaşacağım. (Bunun adı sizin mahallede kalem oynatma olarak görülüyorsa) evet kalem oynatıyorum.

Devamında dün Galip Vidinlioğlu için yazdıklarımı bugün senin veya belediyenin resmi yönetimi için yazamayacağımı mı sanıyorsun. Bu tür hamlelerinle o küçücük  aklınla bunun önüne mi geçebileceğini sanıyorsun.

-Gelelim benim 30 yıl önce kurduğum bir kooperatif olayına.

Bak Hikmet Efendi biz 30 yıl önce bu topraklarda sadece ve sadece 5 gazeteciydik. Yani size bugün kitabın ortasından aktarım yapanlar o yıllarda henüz kısa don giyiyorlardı. Onlar bu işleri bilmezler. Kayıtlar devletin arşivlerinde duruyor.

Kuzeykent’in hemen hemen tamamının kooperatifler vasıtasıyla kurulduğu yıllar.  Senin Afyon’da devletin aleyhine duvarlara sloganlar yazdığın yıllar o yıllar.

Ben ve 5 arkadaşım sadece gazeteciler değil dışarıdan da 5 eşrafın bulunduğu bir kooperatif kurduk bu doğru. Lakin ben bu kooperatifin kuruluşundan kısa bir süre sonra hissemi devrederek ayrıldım. Benden sonra Kooperatif üyesi 10 kişide bu işten bırakın rant elde etmeyi zarar ettikleri devletin kayıtlarında belgelidir! Yani senin güvercinlerin sana eksik anlatmışlar! Bu konuda istediğin sosyal medya, televizyon ve gazetecilerin huzurunda elimizdeki   belgelerle ispatlamaya hazırız… Senle bu konuyu  istediğin ortamda tartışırım. Öyle çamur at izi kalsın taktiğin bana sökmez.

Güvercinlerinin yalan,yanlış ve eksik  aktarımlarıyla  kamuoyunu yanıltamazsın.

Hani genel kurulda partililerinin huzurunda diyorsun ya “Rant elde edenler bizi eleştirme hakkına sahip değildir.”diye…

Evet konuşmanın tamamındaki en doğru söz işte budur.

Elleri kirli olanlar temiz eller operasyonu yapamazlar. Yapsa yapsa sadece algı operasyonu yaparlar o’da bir yere kadar tutar.

-Bozkurt Sel Afetini bahane ederek 81 Vilayetin CHP İl ve İlçe teşkilatlarına eşiniz Senem Erbilgin’in iban numarasını vererek kendi özel hesabına para toplayanlar…

- 31 Martta kadar  Hasan Baltacı’nın danışmanı olan eşiniz Senem Erbilgin üzerinden (işe gitmeden ) TBMM’nden çuval dolusu kazanç elde edenler…

Benden ve yerel basından hesap soramaz! Bir taraftan akçeli işlere bulaşacaksın. Diğer taraftan ranttan bahsedeceksin. Yok öyle yağma Hikmet Efendi.

Bunu ama bugün ama yarın peşinizden koşanlar sizlere soracaktır. Sormalıdır.

Bir sonraki makalemizde  gerçek gündemi değerlendirmek üzere hoşçakalın efendim…

NOT: Kastamonu yerel basının Hikmet Erbilgin için alacağa her türlü karara destek olacağımı ve katılacağımı buran deklare ediyorum.

GÜNÜN SÖZÜ:

“Elleri sürekli kirli gezenler, temizlikten bahsedemezler…”