Çocukluk döneminde fark edilmeyen görme sorunları, ilerleyen yaşlarda telafisi güç sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle göz tembelliği olarak bilinen ve tıbbi adıyla ambliyopi şeklinde tanımlanan durum, erken dönemde müdahale edilmediğinde kalıcı görme kaybına kadar varabilen bir tabloya dönüşebiliyor. Uzmanlar, ailelerin çocuklarının günlük davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğini vurguluyor.

Çocuklarda Göz Tembelliğine Dikkat1

Candan Karaca, çocuklarda göz tembelliğinin çoğu zaman sinsi ilerlediğini ve belirtilerin hafife alınabildiğini belirterek, erken teşhisin tedavi başarısında belirleyici rol oynadığını ifade ediyor.

Hangi Belirtiler Göz Tembelliğini İşaret Eder?

Çocuğun tek gözünü kapatarak bakması, okuma ve yazma sürecinde zorlanması ya da boyama yaparken çizgilerin dışına sıkça taşması basit bir dikkatsizlik olarak değerlendirilmemeli. Oyun sırasında hareketli nesneleri takip etmekte zorlanma, televizyon izlerken ya da bir noktaya odaklanırken başını yana eğme gibi davranışlar da görme problemi ihtimalini güçlendiriyor.

Uzmanlara göre özellikle ailede şaşılık, göz kayması veya daha önce göz tembelliği öyküsü bulunuyorsa risk artıyor. Bu nedenle yalnızca belirti ortaya çıktığında değil, risk faktörü bulunan çocuklarda da düzenli kontrol ihmal edilmemeli.

Düzenli Göz Muayenesi Neden Önemli?

Göz tembelliği çoğunlukla okul öncesi dönemde başlıyor. Ancak çocuk, iki gözünden biriyle net gördüğü için sorunu fark etmeyebiliyor. Bu da tanının gecikmesine neden oluyor. Oysa erken yaşta başlanan tedavilerde başarı oranı oldukça yüksek.

Uzmanlar, okul öncesi dönemde ve ilkokul çağında yapılacak rutin göz kontrollerinin olası sorunları erkenden ortaya koyduğunu belirtiyor. Şüpheli bir durumda zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması öneriliyor. Çünkü görme gelişimi belirli bir yaşa kadar devam ediyor ve bu süreç kaçırıldığında tedavi şansı azalabiliyor.

Çocukların sağlıklı bir görme yetisine sahip olması, hem akademik başarı hem de sosyal gelişim açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle ailelerin “nasıl olsa büyüyünce geçer” yaklaşımı yerine, erken değerlendirme ve düzenli takip anlayışını benimsemesi gerekiyor. Erken teşhis, yalnızca bir sağlık önlemi değil, çocuğun geleceğine yapılan önemli bir yatırım olarak görülüyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı