Mehmet Yılmaz, "Zamanla her şey değişiyor" başlıklı yazısını okurlarına sundu...

İlçeye iki saat tir yaya

Doğduğum köyüm Karacakaya.

Aralıkla özler giderim.

Senede bir de olsa ziyaret ederim.

*

Eskiden çamurluydu hep yollar.

Orada geçti gençlik yılları.

Karnımız doyardı ekmek hamurla.

Oynardık ağaç sopa çamurla.

*

Elmaya biz alma derdik.

Koparıp yıkmadan yerdik.

Tarlada severdim tırmık çekmeyi.

Pınarda su ile yerdik yavan ekmeği.

*

Yaşlılardan gençler hisse kapardı.

Köylüler bağırarak haberleşme yapardı.

Yanında yaşardı anne oğul baban.

Traktör yoktu vardı kara saban.

*

Kimsenin işi olmazdıdaire yatla

Ulaşım yapılırdı eşekle, atla.

Şimdi ulaşım için traktörden iniyor,

Çarşıya giderken taksiye biniyor.

*

Yaya yürünür, dizler aşınırdı.

Su evlere kovayla taşınırdı.

Ahırda vardı yerli inek, danalarımız.

Çeşmeden su ve haber getirirdi analarımız.

*

Hazır alınır kimseye çorap, vs örmez.

Evde TV, cepte telefon, komşu komşuyu görmez.

Ayakkabıda, pantolonda yama yok.

Her şey bol fakat şükür yok.

*

İnsan düşer, kalkar, bazen yanılır.

Köyde herkes lakap ismiyle anılır.

Makineleşmiş işlerde yok zahmet.

Yazar Sabri Çavuş'un oğlu Mehmet.

Mehmet Yılmaz

Emekli Maliye Memuru