Diş sıkma ve diş gıcırdatma, son yıllarda genç yaşlarda da daha sık görülmeye başlayan ağız ve çene sağlığı sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, özellikle günlük yaşamda karşılaşılan stres, sınav ve çalışma hayatı baskısı ile yorgunluğun çene sıkma davranışıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Doç. Dr. Halenur Bilici, diş sıkmanın yalnızca geceleri duyulan gıcırdatma sesiyle anlaşılmadığını belirterek, bazı kişilerin uyku sırasında dişlerini yüksek kuvvetle sıktığını ancak bunun herhangi bir ses çıkarmayabileceğini ifade etti.

Diş sıkmak her zaman fark edilmiyor

Dişlerini sıkan kişilerin önemli bir bölümünün bu durumun farkında olmayabileceğine dikkat çeken Bilici, çevreden gıcırdatma sesi duyulmamasının diş sıkmanın olmadığı anlamına gelmediğini belirtti.

Özellikle dişlerin dikey yönde birbirine bastırılması sırasında herhangi bir ses oluşmayabiliyor. Bu nedenle sorunun tespitinde yalnızca kişinin veya yakınlarının gece duyduğu seslere bakılmıyor.

Uzmanın değerlendirmesine göre uzun süre devam eden diş sıkma alışkanlığı, zaman içerisinde dişlerde aşınmaya yol açabiliyor. Diş minesindeki aşınmalar ilerlediğinde kişinin kendisi tarafından da fark edilebilecek hale gelebiliyor.

Gençlerde stres önemli faktörlerden biri

Diş sıkmanın nedenleri arasında stresin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bilici, bu durumun genç yaş gruplarında daha sık görülmeye başladığını ifade etti.

Özellikle ergenlik döneminden itibaren ortaya çıkabilen çene sıkma davranışının 20'li yaşlarda da devam edebildiğine dikkat çekildi. Günlük yaşamın getirdiği stresin yanı sıra ders çalışma, sınavlar, çalışma hayatı, yorgunluk ve çeşitli yaşam zorluklarının bu süreçte etkili olabileceği belirtildi.

Uzman, stresin günlük hayattan tamamen çıkarılmasının mümkün olmadığını ifade ederken, genç hastalarda diş sıkma şikayetlerinde zaman içerisinde artış gözlemlediğini aktardı.

Çene ekleminde ağrı ve hareket kısıtlılığı görülebiliyor

Diş sıkmanın etkileri yalnızca dişlerde meydana gelen aşınmalarla sınırlı kalmayabiliyor. Uzun süreli ve yüksek kuvvetli sıkma, çiğneme kasları ile çene ekleminde çeşitli şikayetlere neden olabiliyor.

Çiğneme kasları, yanaklar ve şakak bölgesinde ağrı görülebilirken, çene ekleminden tıkırtı veya klik benzeri sesler de gelebiliyor. Bazı kişilerde ağız açma veya çenenin yana doğru hareket ettirilmesi sırasında kısıtlılık ortaya çıkabiliyor.

Özellikle gece farkında olmadan uygulanan kuvvetin daha yüksek olabileceği ve bunun çene eklemi üzerindeki yükü artırabileceği belirtiliyor.

Tedavide hastanın şikayetine göre yöntem belirleniyor

Çene sıkmaya bağlı rahatsızlıkların tedavisinde hastanın yaşadığı probleme göre farklı yöntemler uygulanabiliyor. Çiğneme kaslarında ağrı ve tetik noktaların bulunduğu durumlarda kas içi enjeksiyonlar tercih edilebiliyor.

Gece kullanılması amacıyla eklem splinti de uygulanabiliyor. Ancak splintin diş sıkma davranışını tamamen ortadan kaldırmadığı, sıkma sırasında oluşan kuvvetin daha dengeli dağılmasına yardımcı olarak ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi şikayetlerin azaltılmasında kullanılabildiği belirtiliyor.

Bunun yanında kas gevşeticiler ve sıcak uygulamaların da bazı hastalarda tedavi sürecine katkı sağlayabildiği ifade ediliyor.

Uzmandan botoks konusunda temkinli yaklaşım

Diş sıkma davranışının tamamen ortadan kaldırılmasının her durumda mümkün olmayabileceğini belirten Bilici, botoks uygulamasının da bazı durumlarda gündeme gelebildiğini aktardı.

Ancak uzmana göre botoksun ilk aşamada tercih edilmesi gerekmiyor. Uygulamanın etkisinin genellikle birkaç ay sürdüğünü belirten Bilici, gereklilik oluşmadığı sürece bu yönteme başvurulmasını önermediğini ifade etti.

Diş sıkma, dişlerde aşınma, çene ağrısı, ağız açmada zorluk veya çene ekleminden gelen sesler gibi belirtiler yaşayan kişilerin değerlendirme için diş hekimine başvurması önem taşıyor.

Kaynak: Basın Bülteni