Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından et ve süt ürünlerine yönelik hayata geçirilen yeni düzenlemeler, gıda sektöründe yeni bir uyum sürecinin başlamasına neden oldu. Düzenlemelerin tüketicilerin ürünleri daha kolay karşılaştırabilmesine, etiket bilgilerinin daha anlaşılır hale gelmesine ve ürünlerde belirlenen standartların korunmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Yeni kurallarla birlikte içme sütlerinden et ürünlerine kadar farklı alanlarda ürünlerin içeriği, üretim süreçleri ve tüketiciye sunuluş biçimlerine ilişkin çeşitli değişiklikler getirildi.
İçme sütlerinde sınıflandırma değişiyor
Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Can Sağlık, içme sütlerine yönelik düzenlemenin tüketicilerin ürünlerin içeriğini daha kolay anlamasına yardımcı olacağını belirtti.
Yeni düzenlemeyle içme sütlerinin “tam yağlı”, “yağlı”, “yarım yağlı” ve “yağsız” olmak üzere dört temel sınıfta sunulması öngörülüyor. Ara yağ sınıflarının kaldırılmasıyla birlikte tüketicilerin benzer ürünleri karşılaştırmasının kolaylaştırılması hedefleniyor.
Ürünlerin yağ oranlarının ambalajın temel görüş alanında daha açık şekilde gösterilmesi de düzenlemenin dikkat çeken başlıkları arasında bulunuyor.
Süt ürünlerinde aroma düzenlemesi
Yeni düzenlemeyle içme sütlerinde kullanılabilecek aroma vericilere ilişkin de değişiklik yapıldı. Buna göre içme sütlerinde yalnızca doğal aroma vericilerin kullanılmasına izin verilecek.
SETBİR Başkanı Sağlık, söz konusu değişikliğin daha önce mevzuata uygun şekilde kullanılan doğala özdeş veya yapay aroma vericilerin sağlık açısından güvensiz olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Gıdalarda kullanılan aroma vericilerin ilgili mevzuat kapsamında güvenlilik değerlendirmelerinden geçirildiğini belirten Sağlık, değişikliğin temel olarak içme sütlerindeki ürün standardı ve tüketiciye yönelik bilgilendirmenin yeniden düzenlenmesiyle ilgili olduğunu ifade etti.

İlave şeker miktarı daha görünür olacak
Düzenlemelerde tüketicilerin ürün tercihlerini daha bilinçli şekilde yapabilmesine yönelik yeni uygulamalar da yer alıyor.
Şeker kullanılan ürünlerde ilave şeker oranının ön yüzünde açık şekilde belirtilmesi öngörülüyor. Böylece tüketicilerin yalnızca ürünün içerdiği şekerin türünü değil, miktarını da daha kolay görebilmesi amaçlanıyor.
Ortak ve anlaşılır etiketleme sisteminin aynı zamanda piyasadaki ürünlerin daha kolay karşılaştırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
İşletmelere uyum için süre tanındı
Yeni kuralların uygulanması, süt ve süt ürünleri sektöründeki işletmeler açısından da çeşitli hazırlıkları beraberinde getirecek.
Ürün reçetelerinin yeniden düzenlenmesi, doğal aroma vericilerin tedarik edilmesi, analiz süreçlerinin yenilenmesi ve ambalajların yeni mevzuata uygun hale getirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Düzenlemenin yayımlanmasından önce faaliyet gösteren işletmelere 31 Mart 2027'ye kadar uyum süresi tanındığı belirtildi. Sektör temsilcileri, bu sürenin üretim, tedarik, ambalaj ve stok süreçlerinin yeniden planlanabilmesi açısından önem taşıdığını ifade ediyor.
Et ürünlerinde de yeni kriterler geliyor
Et ürünlerine yönelik düzenlemeler de yeni dönemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, özellikle döner üretimindeki yeni kurallara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni düzenlemeyle çiğ dönerin perakende satış noktasındaki raf ömrünün, pişirme işleminin başladığı andan itibaren en fazla 12 saat olması öngörülüyor.
Et ürünlerinin içeriğine yönelik de sınırlamalar getiriliyor. Et, süt, yumurta ve yoğurt dışında protein veya azot kaynağı niteliğindeki farklı bileşenlerin et ürünlerine eklenemeyeceği belirtiliyor.
Dönerde sıcaklık ve üretim süreci takip edilecek
Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kezban Candoğan, yeni düzenlemelerin üreticilerin ürün formülasyonlarını ve üretim süreçlerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebileceğini belirtti.
Candoğan, et ürünlerinde bazı bileşenlerin su tutma, bağlama ve ürün yapısını düzenleme amacıyla kullanılabildiğini ifade ederken, getirilen sınırlamaların ürünlerin tanımına ve bileşimine uygunluğunun korunmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yeni kriterlerde ürünün merkez sıcaklığının en az 72 dereceye ulaşması yönündeki düzenlemeye de dikkat çekildi.
Amaç güvenli ve doğru etiketlenmiş ürün
Uzman değerlendirmelerine göre yeni düzenlemelerin sahadaki uygulaması, mevzuat değişiklikleri kadar önem taşıyor.
Düzenlemelerle tüketicilerin güvenli, doğru etiketlenmiş ve ürün tanımına uygun gıdalara ulaşmasının hedeflendiği belirtiliyor. Et ve süt sektöründeki işletmelerin ise yeni kriterlere uyum sağlamak için üretim ve tedarik süreçlerini yeniden düzenlemesi bekleniyor.
Yeni uygulamaların tüketici sağlığı, ürün kalitesi ve piyasadaki standartların korunması açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise uygulama sürecinde yapılacak denetimlerle daha net ortaya çıkacak.





