Aşk Yazarı Mustafa Çifci, “Boşandığı Eşle Tekrar Evlenmek” başlıklı yazısını okurlarına sundu.
Bazen evliliklerde eşler birbirinden uzaklaşabilirler. İlk ayrılık duygularda başlar, tenden devam eder. Uzaklaşmanın en büyük etkeni tensel isteksizliktir.
Kadın tam sahiplenilmek isterken, erkek aşkın çekim gücüyle başka bedenlere yakınlık hissedebilir. Bu, erkeğin zayıf tarafıdır. Yabancı bedenler çekici gelebilir. Burada meydana gelen durum, eşi sevmemekle ilgili değil, başka tenlerin özlemidir.
Başka ten kokusunun etkisi sona erince, daha doğrusu açlık dindiğinde ve olay duyulduğunda, erkek eşine yakınlaşmaya başladıkça kadın uzaklaşır; çünkü güven duygusu ve kadınlık gururu incinmiştir. Bir süre içinde gösterilen tüm çabalar fayda vermez, çoğu zaman boşanmayla sonuçlanır. Bu durum ise her iki tarafa da acı verir.
Yapılması gereken biraz uzak kalmak ve uygun bir zaman içinde, gerçekten seviyorsa tekrar evlenme isteğini dile getirmektir. Bu, her iki tarafa da mutluluğun kapısını açabilir. Gerçek sevgiler asla bitmez; sevgi varsa ve ölmemişse mutlaka dönüş olması gerekir.
Resmi olarak boşanıp tekrar aynı eşiyle evlenen çok fazla çift vardır. Mutluluk ikinci denemede daha yoğun yaşanabilir. Burada önemli olan, her iki tarafın da dış etkenlerden gelen ya da karşılıklı suçlamalara karşı savunmaya kalkışması değil, insanın kendi iç sesini dinlemesidir. Olan olmuştur zaten; tartışarak, bağırıp çağırarak sorun düzelmez. Zaten kural olarak herkes her tartışmada kendini haklı görür. Burada erkeğin en önemli aşaması kendini haklı göstermek değil, bu yaşanan olumsuzluktan dolayı kendisinin yetersiz kaldığını kabul edip karşı tarafı buna inandırmasıdır. Hatanın tespit ve kabul edilmesinin yanında kadına sevgiyle ve kıymet vererek yaklaşmak son derece önemlidir.
“Biz neden boşandık?” sorusunun mantıklı bir cevabı olmaz. Bu kötü havayı dağıtmanın yolu, ilk aşk günlerindeki beğendiği yönleri hatırlamak ve onların üstünden devam etmektir. Bu konularda kimseden fikir almak gerekmez. Evdeki karı kocanın çözemediği hiçbir sorunu kimse dışarıdan çözemez. Zira insanlar sevdiğine iyi, sevmediğine kötü sözler söyleyecektir. Konu asla boşanmış ve evlenmemiş arkadaşlarla konuşulmamalıdır; kıskançlık oldukça fazladır bu konularda.
İnsan ilişkileri, kişinin o güne kadar aldığı izlerden oluşur. Değer görmek de böyledir. Kişinin düşüncesi örneğin “arabanın ön koltuğuna önemli kişiler oturur” düşüncesi oturmuşsa, evlilikte arabanın ön koltuğuna oturamamak, ön koltuğa kocanın annesi veya kardeşi gibi yakınlarının oturması dahi sorun olabilir. Bazılarına göre çocukça ve çok saçma bir olay gibi gelebilir ama karşı taraf için son derece değerlidir; çünkü arkaya oturduğunda kendisini değersiz hissedebilir.
Burada hayatın gerçeği olarak şunları da paylaşmam gerekiyor: Boşanma ya da ayrılık sonrası erkeğin başka bir kadın bulması zor olabilir. Bulduğu kadınlarda eski alışkanlıkları arar ama çoğu zaman bulamaz; bu yüzden farklı arayışları devam edebilir. Kadın tarafında ise aday bulması kolay olsa da geçim düzeyinde anlaşması hiç de kolay değildir. Buradaki ilişkilerin devamını sağlayan ve geleceğini belirleyen koşul, erkeğin kadın tarafından saygı görmesinde saklıdır. Eğer kadın, boşanıp tekrar bir araya geldiği eşine eskisinden daha fazla saygı ve sevgi gösterirse, eşi de o kadar sevgisini verecektir; çünkü her ilişki bir denge demektir. Yok, eğer eskiye dönüp erkek tarafını eleştirirse, “sen hiç değişmezsin, her kötülük senin yüzünden, sen getirdin bu hale bizi” gibi sözler söylemeye devam ederse o ilişkinin devam etmesi mümkün değildir.
Hangi konumda olursanız olun, eğitiminiz, görgünüz, yetişme ortamınız ne olursa olsun; bir kadın kocasına saygı göstermesi aile mutluluğunun şekillenmesinin temelini oluşturur. Saygı görmeyen erkek, kim olursa olsun bir zaman sonra uzaklaşır. Kadın, evdeki sevginin hamur hali gibidir, ekmeğini yakmadan pişirmek zorundadır. Erkek ise ekmeği ortak paydada dilimlemesi ve çocuklar arasında ayrım yapmaması yine temel etkenlerdir.
Yapılması Gereken Detaylar
Eşle birlikte psikoloji desteği alınması çok fayda sağlayacaktır. Bu süreçte çiftin özel ve dışarıdan görülmeyen sorunları göz önüne alınarak eski çatışmaların tekrar yaşanmaması sağlanmış olur.
Duygusal bağlanmanın kişide bıraktığı içsel durumların geçmişte kaldığına inanmak,
Kavganın ardından hemen barışma sağlanması, kavga sonlandırma yöntemlerinin ve sakin kalma becerisinin öğrenilmesi,
Erkeğin kadındaki değişimleri fark etmesi, güzelliğini dile getirmesi, ağır ev işlerinde yardımcı olması, giyiminde kadının isteğini desteklemesi; yuvanın aşk yuvası olması için son derece önemli ayrıntılardır.
Yaşananların kötü tarafının değil, iyi yönlerinin çoğaltılması gerektiğinin tam net öğrenilmesi tüm sosyopsikolojik olayın temelidir. Yepyeni beyaz bir sayfa açma girişiminde en büyük başarı eskileri unutmak, yeni bir sevgi içinde birlikte daha güçlü olunduğu, sevginin sadece kendi evinde yeterli olduğu düşüncesidir. Eskileri dile getirip “işte bu yüzden ayrılmıştık” gibi sözler söylemek olayı çıkmaza sürükler.
“Aradığım sevgi, heves ettiğim yatak odası benim ailemdir, benim yuvamdır” gerçeğini kabul etmek mükemmel sonuçlar verir.
“Hakkımda neler söylenir?” kaygısı asla olmamalıdır; bu kaygı son derece önemsizdir.
Gerekirse yeni nikâhla birlikte oturduğunuz semti, evinizi değiştirin. Böylelikle yeni arkadaşlar edinirsiniz. Sadece evi değil, evdeki tüm eşyalarınızı da giysilerinizi değiştirin. Yeni bir eş, yeni bir ev, yeni giysiler enerjinizi değiştirip sizi bambaşka birisi yapabilir. Saçınız uzunsa kısa, kısaysa uzatın örneğin...
Farklı bir şehirde buluşun. Orada herkes yabancı olduğu için farklı bir yakınlaşma doğabilir. Otel odanızın odaları da ayrı olsun. Gece mutlaka birisi diğerinin yanına gelmek isteyecek ve farklı bir ortam oluşacaktır.
Aldatılan kadının öfkesi (aldatma varsa) ateş gibidir, sönmesi kolay olmaz. İhanet nedeniyle yaşanan ayrılıkta aslında devre dışı kalan saygıdır. Saygı tekrar yerine geldiğinde, kişiler kendi kaba, kusurlu tarafını anladığında mutluluk avuçlarında olacaktır.
Eski eşle tekrar evlenmek isteyenler bunları yapabilirlerse değişebilirler…
[Aşk Yazarı Mustafa Çifci® - Bu yazı Eylül 2025 yazılmıştır.]