Sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine sahip olan Özlem Öz, küçük yaştaki çocuğuna ait görüntüler nedeniyle başlatılan hukuki sürecin ardından yeniden gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının girişimi sonucunda, yaklaşık 4,3 milyon kişinin takip ettiği Instagram hesabına Türkiye'den erişimin engellendiği bildirildi. Kararın arkasında ise Öz'ün çocuğunun sünnet işlemi sırasında çekilen görüntüleri sosyal medyada yayımlaması bulunuyor.
Özlem ve Tayyar Öz çiftinin aile yaşamını takipçileriyle paylaşması uzun süredir sosyal medyada dikkat çekiyordu. Ancak bu kez tartışmaların merkezinde lüks yaşamları veya günlük paylaşımları değil, çocukların özel hayatının dijital ortamlarda ne ölçüde korunabildiği sorusu yer aldı.
Özlem Öz'ün Instagram hesabı neden engellendi?
Özlem Öz'ün küçük yaştaki çocuğunun sünnet işlemi sırasında kaydedilen görüntüleri takipçileriyle paylaşması, sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti. Görüntülerde çocuğun özel yaşamına ve beden mahremiyetine ilişkin unsurların bulunması üzerine yetkili makamlara şikâyetler iletildi.
Şikâyetlerin ardından konu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gündemine taşındı. Bakanlık, paylaşımların çocuğun kişisel haklarını zedelediği değerlendirmesiyle hukuki girişimde bulundu.
Yürütülen süreç sonunda Öz'ün milyonlarca takipçiye ulaşan Instagram hesabına Türkiye'den erişim engeli getirildiği belirtildi.
Bakanlığın başvurusu mahkemeden döndü mü?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, konuya ilişkin kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yayımladı. Açıklamada, sosyal medya fenomeni Ö.Ö. tarafından paylaşılan görüntülerin yalnızca aile yaşamına ilişkin sıradan bir içerik olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekildi.

Bakanlık, çocuğun sünnet işlemi sırasında kaydedilen görüntülerin ve konuşmaların paylaşılmasının özel hayatın gizliliği ile beden mahremiyeti açısından ihlal oluşturduğunu bildirdi.
Bu değerlendirme doğrultusunda 5651 sayılı Kanun kapsamında ilgili içeriklerin kaldırılması ve erişimin engellenmesi için yargıya başvuruldu. Mahkemenin Bakanlığın talebini kabul etmesiyle birlikte hukuki süreçte erişimin engellenmesi yönünde karar alındı.
Anne ve babaların sosyal medya paylaşımlarına dikkat çekildi
Bakanlığın açıklamasında yalnızca Özlem Öz'ün paylaşımı değil, çocukların hayatlarının sürekli internet ortamında sergilenmesinin oluşturabileceği tehlikeler de ele alındı.
Özellikle çocukların sağlık durumları, aile içindeki özel anları, gelişim dönemleri ve kişisel deneyimlerinin geniş kitlelere açık şekilde yayımlanmasının mahremiyet açısından risk oluşturduğu vurgulandı.
Anne ve babaların çocukları adına karar verme yetkisinin belirli hukuki sınırlar içerisinde bulunduğu hatırlatılırken, velayet hakkının çocukların kişisel yaşamlarını sınırsız biçimde paylaşma özgürlüğü anlamına gelmediği ifade edildi.
Bakanlık açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:
"Velayet hakkı, ebeveynlere çocuklarının özel hayatı ve beden mahremiyeti üzerinde sınırsız bir tasarruf yetkisi tanımamaktadır. Bu hakkın kullanımında çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır. Ebeveynlerin rızası, çocukların mahremiyetini ihlal eden paylaşımları hukuka uygun hale getirmemektedir."
Çocukların dijital mahremiyeti yeniden gündemde
Özlem Öz hakkında alınan karar, sosyal medya üzerinden aile yaşamını paylaşan içerik üreticilerinin sorumluluklarını da yeniden tartışmaya açtı.
Çocukların henüz kendi kararlarını verebilecek yaşta olmadıkları dönemlerde internette yayımlanan görüntülerinin, ilerleyen yıllarda da dijital ortamda karşılarına çıkabilmesi önemli bir mahremiyet sorunu olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle bir paylaşımın aile bireyleri tarafından yapılması, çocuğun haklarının ihlal edilmediği anlamına gelmiyor. Bakanlığın açıklamasında da çocukların korunması konusunda ebeveynler kadar sosyal medya platformlarının ve içerik üreticilerinin sorumluluk taşıdığına işaret edildi.
Bakanlıktan çocukların korunmasına ilişkin kararlılık mesajı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital platformlarda çocukların haklarını ihlal eden içeriklere karşı gerekli adımların atılacağını duyurdu.
Açıklamada, "Bakanlığımız, çocukların üstün yararını esas alarak haklarını ve mahremiyetlerini korumaya yönelik gerekli hukuki ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.





