Kulak kuruluğu çoğu zaman basit bir susuzluk belirtisi olarak görülse de, uzmanlara göre bu durum önemli hastalıkların ilk sinyali olabilir. Nesrettin Fatih Turgut, ağız kuruluğunun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, özellikle Sjögren sendromu gibi bağışıklık sistemi kaynaklı rahatsızlıklarda erken tanının hayati rol oynadığını belirtiyor.

Uzmanlara göre tükürük üretiminin azalması yalnızca konuşmayı ve yutmayı zorlaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda diş sağlığını, sindirimi ve bağışıklık savunmasını da olumsuz etkiliyor. Uzun süre devam eden ağız kuruluğu, tükürük bezlerinde hasara ve sık enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle sürekli kuruluk hissi yaşayan kişilerin, durumu geçici bir sorun olarak görmeyip mutlaka uzman görüşü alması öneriliyor.

Sjögren Sendromunda Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor

Ağız Kuruluğu 4

Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin kendi tükürük ve gözyaşı bezlerine saldırmasıyla ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak biliniyor. Bu hastalıkta sadece ağız kuruluğu değil, gözlerde yanma, yutma güçlüğü ve konuşma sırasında zorlanma gibi şikâyetler de görülüyor. Tedavi edilmediğinde diş kayıpları ve kalıcı bez hasarı kaçınılmaz hale gelebiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan tükürük bezi şişliği yaşayan kişilerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Sialendoskopi ile Kesisiz Tedavi Dönemi

Modern tıpta geliştirilen sialendoskopi yöntemi, tükürük bezlerinin doğal kanallarından ilerleyen milimetrik kameralar sayesinde uygulanıyor. Bu teknikle daralmış veya tıkanmış kanallar doğrudan görüntülenebiliyor ve mikro aletlerle genişletilebiliyor. En önemli avantajı ise herhangi bir cerrahi kesi yapılmadan uygulanması. Böylece hasta, işlem sonrası aynı gün günlük yaşamına dönebiliyor.

Yaşam Kalitesini Artıran Minimal Girişim

Sialendoskopi sayesinde yalnızca tükürük akışı artırılmakla kalmıyor, bez dokusunun ilerleyici hasarı da önlenebiliyor. İltihaplı bölgelere doğrudan ilaç verilmesi, sistemik yan etkileri azaltırken tedavinin etkinliğini artırıyor. Uzmanlar, bez dokusu tamamen harap olmadan yapılan girişimlerin çok daha başarılı sonuç verdiğini belirtiyor.

Doğru Merkez ve Deneyim Önemli

Bu yöntemin başarı oranının, doğru hasta seçimi ve deneyimli ekiplerle daha da yükseldiği ifade ediliyor. Medicana International Samsun Hastanesi gibi donanımlı merkezlerde uygulanan sialendoskopi, ağız kuruluğu yaşayan hastalar için umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, ağız kuruluğunu “geçer” diye ertelemenin riskli olabileceğini belirterek, erken tanı ve uygun tedaviyle yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguluyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı