Türkiye'de giderek yaygınlaşan obezite ve diyabet, toplum sağlığını tehdit eden sorunların başında geliyor. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareketsiz yaşam ve aşırı şeker tüketimiyle birlikte fazla kilolu bireylerin sayısı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ'ın paylaştığı verilere göre Türkiye'de her 100 kişiden 66'sı ideal kilosunun üzerinde bulunuyor. Dinççağ, ülkenin obezite ve diyabet yaygınlığı bakımından Avrupa'da ilk sıralarda yer aldığını belirtiyor.
Türkiye'de obezite oranı yüzde 21,8'e ulaştı
Samsun Diyabet Derneği'nin geçici başkanlığını üstlenen Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ, Türkiye'deki kilo sorununa ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Dinççağ'ın aktardığı rakamlara göre Türkiye nüfusunun yüzde 21,8'i obeziteyle yaşıyor. Kadınlarda obezite oranının daha yüksek olduğuna dikkat çeken uzman isim, fazla kilonun toplumun büyük bölümünü ilgilendiren bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade etti.
Diyabetin de benzer şekilde yaygınlaştığını belirten Dinççağ, Türkiye genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 14'ünün bu hastalıkla yaşadığını söyledi. Samsun'daki diyabet hastası sayısının ise 150 bin civarında olduğunu aktardı.
Karadeniz Bölgesi'nde diyabet görülme sıklığının ülke ortalamasını aşması, bölgedeki sağlık risklerini daha da önemli hale getiriyor.
Fazla kilo yalnızca dış görünüşü etkilemiyor
Obezitenin yol açabileceği sağlık sorunlarının kilo artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Dinççağ, özellikle tip 2 diyabet, uyku apnesi ve kalp yetmezliği gibi hastalıklara karşı uyarılarda bulundu.
Fazla kilonun fiziksel etkilerinin yanında psikolojik sorunlarla da ilişkili olabileceğini belirten Dinççağ, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılmasının önemine işaret etti.
Özellikle çocukların hareketli bir yaşam tarzına teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren uzman isim, yetişkinlerin de günlük yaşamlarında fiziksel aktiviteye daha fazla yer ayırması gerektiğini kaydetti.
Beslenme konusunda ise fruktoz bazlı şekerlerin aşırı tüketiminin obezite riskini artırabileceğine dikkat çekti.
Diyabetle mücadelede ortak hareket çağrısı
Obezite ve diyabetin önlenmesi için yalnızca sağlık kuruluşlarının çalışmalarının yeterli olmayacağını belirten Dinççağ, toplumun farklı kesimlerinin sürece katılması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda sağlıklı beslenmeyi destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması, fiziksel aktivitenin artırılması ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların önem taşıdığı vurgulandı.
Samsun'da 36 yıllık mücadele devam edecek
Öte yandan Samsun Diyabet Derneği, 36 yıldır yürüttüğü bilinçlendirme faaliyetlerini yeni yönetim kadrosuyla sürdürecek.
Geçici Başkan Dr. M. Emin Dinççağ'ın öncülüğündeki yönetimde Hatice Sabiha Yumlu, Dr. Gönül Dinççağ, Nur Yüksel Tilki, Fuat Dilek, Yavuz Yalçın ve Dr. Fatih Yılmaz görev alıyor.
Derneğin geçmiş yıllardaki faaliyetlerinin Samsun'da diyabet farkındalığına önemli katkılar sunduğunu belirten Dinççağ, yeni dönemde de koruyucu sağlık çalışmalarına ağırlık vereceklerini bildirdi.
Geçici yönetimin görev süresinin ardından, altı ay içerisinde yapılacak seçimle derneğin yeni yönetim organları belirlenecek.





