Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası uygulanan süresiz nafaka sistemine ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve süresiz nafaka verilmesini öngören düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Bu karar, uzun süredir kamuoyunda tartışılan nafaka konusu açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Başvuru Antalya’dan Geldi

Söz konusu iptal kararı, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin yaptığı başvuru üzerine alındı. Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz nafaka” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle düzenlemenin iptal edilmesini talep etti. AYM Genel Kurulu’nda görüşülen başvuru sonucunda, ilgili maddenin bu kısmının iptaline karar verildi.
Karar 9 Ay Sonra Yürürlüğe Girecek
Yüksek Mahkeme, aldığı iptal kararının hemen yürürlüğe girmemesine hükmetti. Buna göre, söz konusu düzenleme 9 ay sonra yürürlükten kalkacak. Bu süre zarfında yasama organının yeni bir düzenleme yapması bekleniyor. Kararın gerekçesi ise ilerleyen günlerde açıklanacak.

Mevcut Düzenleme Ne Diyor?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusurunun daha ağır olmaması şartıyla diğer taraftan süresiz nafaka talep edebiliyordu. Ayrıca nafaka yükümlüsünün kusurlu olup olmaması da dikkate alınmıyordu. Bu durum, yıllardır hem hukuki hem de sosyal açıdan tartışmalara yol açıyordu.

Toplumda Geniş Yankı Uyandırdı
AYM’nin bu kararı, özellikle nafaka yükümlüsü olan bireyler tarafından olumlu karşılanırken, bazı kesimler ise ekonomik açıdan mağduriyet yaşanabileceği endişesini dile getirdi. Uzmanlar, yeni düzenlemenin dengeli ve adil bir sistem oluşturması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yeni Düzenleme Bekleniyor
Kararın yürürlüğe gireceği 9 aylık süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni bir nafaka sistemi üzerinde çalışması bekleniyor. Süresiz nafaka yerine belirli kriterlere dayalı, süreli ya da yeniden değerlendirilebilir bir sistemin gündeme gelmesi öngörülüyor.
Bu gelişme, boşanma hukuku alanında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, önümüzdeki süreçte yapılacak yasal düzenlemeler büyük önem taşıyor.





