Taşköprü Fen Lisesi Coğrafya Öğretmeni Eray Koç’un Pompeiopolis Antik Kenti’ne yaptığı ziyaret, ilçenin tarihine dair dikkat çekici bir ayrıntıyı yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada paylaştığı değerlendirmede Koç, antik kentte yer alan bir mezar steli üzerindeki yazı ve figürlere dikkat çekerek, taşın yalnızca bir mezar işareti olmadığını, aynı zamanda dönemin yaşam biçimine dair önemli ipuçları sunduğunu anlattı.
İncelenen mezar stelinin en dikkat çekici yönlerinden biri, üzerindeki yazı oldu. Bu yazıya göre söz konusu taş, Kenis için eşi tarafından onun hatırasına diktirildi. Bu ayrıntı, eseri sıradan bir taş işçiliğinin ötesine taşıyor. Çünkü burada yalnızca bir isim değil, aynı zamanda bir aile bağı, bir hatıra duygusu ve kişisel bir saygı dili de hissediliyor. Kenis adına dikilen bu stel, taşın yüzeyine işlenen sembollerle birlikte daha anlamlı bir anlatıya dönüşüyor.
Kenis’in mezarındaki semboller ne anlatıyor?
Mezar taşının üst bölümünde yer alan üçgen alınlık, yapının küçük bir tapınak formunda tasarlandığını düşündürüyor. Bu tercih, mezarın sadece defin yeri değil, aynı zamanda ölen kişiyi onurlandıran özel bir alan olarak görüldüğünü hissettiriyor. Stel üzerindeki ayna, tarak, el motifleri ve özellikle kirmen ise ilk bakışta estetik bir bezeme gibi görünse de, aslında gündelik yaşama uzanan güçlü çağrışımlar taşıyor.

Bu semboller arasında en dikkat çekici olanlardan biri kirmen oluyor. Kirmenin mezar taşında yer alması, Kenis’in ev içi üretimle ilişkili, çalışkan ve emekle anılan bir kadın olarak hafızada yer ettiğini düşündürüyor. Alt bölümdeki çiçek ve yaprak şeridi de taşın sadece görsel yönünü güçlendirmiyor; aynı zamanda ölüm, hatıra ve inanç dünyasıyla ilgili daha derin bir anlam katmanı oluşturuyor.
Antik taş, Taşköprü’nün üretim geçmişini de hatırlattı
Bu yorumun Taşköprü açısından en dikkat çekici yanı ise antik bir mezar steliyle ilçenin yakın dönem üretim hafızası arasında kurulan bağ oldu. Taşköprü’de 1947’de kurulan kendir sanayi tesisi, sonraki yıllarda Tekel Jüt İpliği Fabrikası olarak faaliyet gösterdi; üretim 2004’te sona erdi ve fabrikanın arazisinde daha sonra Taşköprü Meslek Yüksekokulu kuruldu. Bu tarihsel arka plan düşünüldüğünde, mezar taşındaki kirmen yalnızca antik bir eşya gibi değil, Taşköprü’nün yüzyıllara yayılan lif, iplik ve emek hafızasını çağrıştıran bir simge gibi de okunabiliyor.
İki bin yıl önceki üretimle modern dönem fabrikasını birebir eşitlemek elbette mümkün değil. Ancak Kenis adına dikilen bu mezar stelinde yer alan kirmen, Taşköprü’de emeğin ve üretimin çok eski zamanlardan beri hayatın merkezinde yer almış olabileceğini düşündüren güçlü bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.





