Sonbahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar toplama faaliyetleri artarken, peş peşe yaşanan zehirlenme olayları ciddi sağlık risklerini yeniden hatırlattı. Özellikle ormanlık alanlardan toplanarak sofralara getirilen mantarların bazıları, yenilebilir türlerle neredeyse aynı görünüme sahip olabiliyor. Uzmanlar ise dış görünüşüne güvenilerek tüketilen bir mantarın ölümcül sonuçlara yol açabileceği konusunda vatandaşları uyarıyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, mantarların rengine, kokusuna veya şekline bakılarak güvenilir şekilde tanımlanamayacağını belirtti. Aydın, özellikle zehirli mantarların pişirilmesinin tehlikeyi ortadan kaldırmadığını ve bazı zehirlenmelerde belirtilerin uzun süre sonra başlayabildiğini vurguladı.

Mantar toplarken yapılan en büyük hata

Türkiye'de mantar zehirlenmelerinin en fazla görüldüğü dönemler arasında ilkbahar ve sonbahar ayları bulunuyor. Yağışların ardından toprağın nemlenmesi, doğada birçok mantar türünün yetişmesi için uygun koşullar oluşturuyor.

Bu dönemlerde ormanlara giderek mantar toplayan vatandaşların bir kısmı, daha önce tükettiği türleri tanıdığına güvenerek hareket ediyor. Ancak Prof. Dr. Aydın'a göre bu alışkanlık son derece tehlikeli.

Doğada aynı bölgede birbirinden farklı mantar türlerinin yetişebileceğini hatırlatan Aydın, geçmiş yıllarda güvenle tüketildiği düşünülen bir mantarın bulunduğu yerde sonraki yıllarda zehirli bir türün de gelişebileceğini ifade etti.

Bu nedenle yalnızca mantarın yetiştiği bölgeyi bilmek ya da daha önce benzerini tüketmiş olmak, güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Zehirli mantar nasıl anlaşılır?

Mantar toplayanların en sık başvurduğu yöntemlerden biri, ürünün görünüşünü incelemek oluyor. Ancak zehirli mantarlarla yenilebilir mantarlar arasında her zaman belirgin bir farklılık bulunmuyor.

Prof. Dr. Ahmet Aydın, renk, koku ve şekil gibi özelliklerin zehirli türleri belirlemek için yeterli olmadığını belirterek fotoğraflardan yapılan karşılaştırmaların da ciddi yanılgılara neden olabileceğini söyledi.

Özellikle sosyal medyada veya televizyon programlarında görülen mantarların doğadaki örneklerle benzerlik göstermesi, tüketim açısından güvence oluşturmuyor.

Mantar zehirlenmesinin belirtileri ne zaman başlar?

Zehirli mantar tüketiminin ardından ortaya çıkan sağlık sorunları, mantarın içerdiği toksik maddeye göre farklılık gösterebiliyor.

Bazı türlerde ilk yarım saat içerisinde mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi şikâyetler başlayabiliyor. Ancak daha tehlikeli mantarlarda kişi başlangıçta hiçbir rahatsızlık hissetmeyebiliyor.

Prof. Dr. Aydın, özellikle belirtilerin geç başlamasının yanıltıcı olduğuna dikkat çekti. Mantar tüketiminin ardından saatler boyunca herhangi bir sorun yaşanmaması, zehirlenme ihtimalinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Bazı vakalarda ilk belirtiler 6-24 saat içerisinde gelişirken, farklı toksinler içeren mantarlarda ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkması günler, hatta haftalar sürebiliyor.

Kastamonu Da Ormanlarda Kanlıca Mantarı Avı (6)

Köygöçüren mantarı ölümcül sonuçlara yol açabiliyor

Türkiye'de yetişen tehlikeli türlerden biri de halk arasında köygöçüren olarak bilinen Amanita phalloides mantarı.

Bu türün tüketilmesi halinde ilk 6-24 saat içerisinde şiddetli mide ve bağırsak şikâyetleri başlayabiliyor. Ardından belirtiler geçici olarak hafiflese bile karaciğerde ciddi hasar gelişebiliyor.

Prof. Dr. Aydın, ağır mantar zehirlenmelerinde karaciğer yetmezliğinin önemli bir tehlike olduğunu, bazı hastalarda organ naklinin dahi gerekebildiğini belirtti.

Öte yandan farklı mantar gruplarında zehirlenmenin etkileri çok daha geç hissedilebiliyor. Bazı türlerde böbrek hasarına ilişkin belirtilerin bir veya iki hafta sonra gelişebilmesi, daha önce tüketilen mantarla yaşanan sağlık sorunu arasında bağlantı kurulmasını zorlaştırabiliyor.

Mantarı kaynatmak veya pişirmek zehri yok eder mi?

Doğadan toplanan mantarlarla ilgili en tehlikeli yanlış inanışlardan biri de pişirme işleminin zehirli maddeleri etkisiz hale getireceği düşüncesi.

Oysa bazı mantar toksinleri yüksek sıcaklığa dayanabiliyor. Bu nedenle mantarın haşlanması, kızartılması veya uzun süre pişirilmesi güvenli şekilde tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

Benzer şekilde mantarın kurutulması ya da konserve yapılarak saklanması da zehirlenme riskini ortadan kaldırmıyor.

Prof. Dr. Aydın, vatandaşların bu tür yöntemlere güvenerek doğadan topladıkları mantarları tüketmemeleri gerektiğini vurguladı.

Çocuklarda zehirlenme daha ağır seyredebilir

Mantar zehirlenmelerinin yalnızca mantarı toplayan kişiyi değil, aynı yemeği tüketen bütün aile bireylerini etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.

Özellikle çocuklar, daha düşük vücut ağırlıkları nedeniyle zehirli maddelerden daha ağır etkilenebiliyor. Yetişkinlerde görülen belirtilerle çocuklarda gelişen sağlık sorunlarının şiddeti farklı olabiliyor.

Bu nedenle çocuklara kaynağı ve türü kesin olarak bilinmeyen mantarların verilmemesi büyük önem taşıyor.

Mantar zehirlenmesi şüphesinde ne yapılmalı?

Uzmanlar, doğadan toplanan mantarların tüketilmesi sonrasında zehirlenmeden şüphelenilmesi halinde belirtilerin ilerlemesini beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor.

Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istenebiliyor. Ayrıca 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi üzerinden zehirlenmeler hakkında bilgi alınabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi