Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda, akran şiddeti sonucu hayatını kaybeden çocukların aileleri dinlendi. Toplantıda söz alan Kastamonulu Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü’nün ifadeleri, salonda derin bir üzüntüye neden oldu. Aileler, çocuklarının yaşadığı şiddetin boyutunu anlatırken, mevcut ceza sisteminin yetersiz kaldığını vurguladı.

Kastamonulu Atlas’ın hikâyesi Meclis’te anlatıldı
İstanbul Güngören’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kastamonulu Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, yaşadıkları acıyı komisyon üyeleriyle paylaştı. Olay günü failin kavga çıkarmak amacıyla hareket ettiğini belirten Ünlü, oğlunun gözlerinin önünde saldırıya uğradığını ifade etti. Yaşananların sadece bir kayıp olmadığını, aynı zamanda aile için ömür boyu sürecek bir travma bıraktığını dile getirdi.

Ünlü, özellikle yaş indirimi nedeniyle faillerin kısa sürede serbest kalabilmesine tepki göstererek, “Katilin yaşı olmaz. İster 15 ister 30 yaşında olsun, işlenen suçun karşılığı verilmelidir” sözleriyle dikkat çekti.
Ailelerden ortak tepki: “Cezalar caydırıcı değil”
Komisyonda konuşan diğer aileler de benzer acıları paylaştı. Çocuklarının planlı ve ağır şiddet içeren saldırılar sonucu hayatını kaybettiğini belirten aileler, mevcut yasal düzenlemelerin suçları önlemede yetersiz kaldığını savundu. Özellikle 18 yaş altı failler için uygulanan ceza indiriminin kamu vicdanını yaraladığını ifade eden aileler, daha caydırıcı bir sistem talep etti.

“Zulüm şehidi” talebi gündeme geldi
Toplantıda dikkat çeken bir diğer talep ise hayatını kaybeden çocukların “zulüm şehidi” olarak kabul edilmesi oldu. Aileler, yaşanan kayıpların sadece bireysel değil, toplumsal bir yara olduğuna dikkat çekerek, devletin bu konuda daha güçlü adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Komisyonda dile getirilen ortak görüş ise netti: Çocuk yaşta işlenen ağır suçlara karşı daha sert ve etkili önlemler alınmalı, benzer acıların tekrar yaşanmaması için yasal düzenlemeler yeniden gözden geçirilmeli. Kastamonulu Atlas’ın hikâyesi ise bu çağrının en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.





