Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında meydana gelen 3,9 büyüklüğündeki deprem, Marmara Bölgesi’ndeki fay hatlarına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sarsıntının ardından değerlendirmede bulunan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bölgedeki hareketliliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey koluna işaret etti.
Depremin Küçükkuyu Fayı üzerinde ve sığ bir noktada gerçekleştiğini ifade eden Görür, küçük büyüklükteki sarsıntıların tek başına büyük bir depremin zamanı hakkında kesin bilgi vermediğini ancak bölgedeki tektonik gerilimin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti. Görür’ün açıklaması, özellikle İstanbul ve çevresinde yaşayan vatandaşların Marmara depremine ilişkin endişelerini bir kez daha gündeme taşıdı.
“Büyük depremi kuzey kolda bekliyoruz”
Sosyal medya hesabından Çanakkale açıklarındaki depremi değerlendiren Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney koluyla bağlantılı bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Marmara Bölgesi’nin gerilim altında olduğunu savunan Görür, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu zon gösteriyor ki Marmara Bölgesi geriliyor. Biz büyük depremi tez zamanda kuzey kolda bekliyoruz.”
Görür’ün bu sözleri, belirli bir gün veya saat verilerek yapılmış kesin bir deprem tahmini anlamına gelmiyor. Bilim insanları depremlerin tam zamanının bugünkü yöntemlerle önceden belirlenemediğini vurgularken, mevcut fay hareketleri üzerinden riskli bölgeler ve olası senaryolar değerlendirilebiliyor.

Marmara’nın kuzey kolu neden önemli?
Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolu, Marmara Denizi’nin içinden geçerek İstanbul kıyıları, Adalar açıkları ve Tekirdağ yönüne uzanıyor. İzmit Körfezi’nden başlayan bu fay sistemi, Marmara Denizi’nin altındaki farklı segmentlerden geçerek Saros Körfezi üzerinden Kuzey Ege’ye ulaşıyor.
Uzun süredir enerji biriktirdiği değerlendirilen bu hat, olası Marmara depremine ilişkin bilimsel çalışmalarda en fazla üzerinde durulan bölgeler arasında bulunuyor. Fayın yoğun nüfuslu yerleşim alanlarına yakınlığı, yapı stokunun durumu ve İstanbul’un ekonomik büyüklüğü, muhtemel bir depremin etkilerine ilişkin kaygıları artırıyor.
Çanakkale açıklarında yaşanan 3,9 büyüklüğündeki deprem sonrasında yapılan açıklamalar, deprem hazırlığının yalnızca sarsıntıların ardından hatırlanmaması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, vatandaşların yaşadıkları binaların güvenliğini kontrol ettirmelerini, aile afet planı hazırlamalarını ve resmî kurumların uyarılarını takip etmelerini öneriyor.





