Reis Gıda, yarım asra yaklaşan tecrübesini 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla düzenlediği buluşmada anlattı. Etkinliğin öne çıkan başlığı ise yalnızca markanın büyümesi değildi, bu yolculuğun arkasındaki isim de yeniden hatırlandı. Kastamonu’nun İnebolu ilçesinden iş insanı Mehmet Reis’in 50 yıla yaklaşan mesleki hikayesi, şirketin 45 yıllık marka serüveniyle birlikte paylaşıldı. Konuşulanlar bir “şirket etkinliği” sınırını aştı, emeğin, üretimin, yerli tarımın ve bakliyatın yarınlarının çerçevesi çizildi.
Etkinliğe Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis’in yanı sıra yönetim kurulu üyeleri Işılay Reis ve Nilay Reis, sektör temsilcileri ve şirket yetkilileri katıldı. Toplantıda verilen mesaj netti, bakliyat artık yalnızca mutfakta tüketilen bir ürün değil, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım açısından stratejik bir alan. Bu nedenle üretim, tedarik, kalite ve ihracat gibi başlıklarda doğru adımların önemi her geçen gün artıyor.
Bakliyatın yükselişi, Türkiye için yeni bir pencere açıyor
Paylaşılan öngörüler, dünyada bakliyat üretimi ve ticaretinin önümüzdeki yıllarda büyüme eğilimini koruyacağına işaret ediyor. Bu tablo, ihracatçı ülkeler için rekabeti artırırken üretim kapasitesi güçlü olan ülkeler adına da yeni fırsatlar doğuruyor. Türkiye’nin planlı üretim modeli ve atıl tarım arazilerini yeniden devreye alma hedefi, bakliyatta daha güçlü bir üretim eşiğine yaklaşılabileceği beklentisini güçlendiriyor.

Reis Gıda da bu dönüşümü iki yönlü okuyor. Bir yandan yurt içinde üretimi artıracak projelerin içinde yer almak, diğer yandan Türk bakliyatını daha fazla ülkede görünür kılmak. Şirketin yaklaşık 26 ülkeye ihracat yapması ve 4 kıtaya ürün ulaştırması, bu yaklaşımın sahaya yansıyan somut örnekleri arasında gösteriliyor.
İnebolulu Mehmet Reis’ten “değerli ihracat” vurgusu
Kastamonu’nun İnebolu ilçesinden iş insanı Mehmet Reis, ihracatta yalnızca miktarın değil, ürünün değerinin de belirleyici olduğuna dikkat çekti. Üreticinin emeğinin gerçek karşılığını bulmasının hem iç pazarda hem dış pazarda önemli bir denge oluşturduğunu anlatan Reis, markalaşmanın bu noktada kritik bir rol oynadığını vurguladı. Türkiye’de üretilen ürünleri daha nitelikli bir pazarlama diliyle dünyaya taşımayı, ülke adına bir “marka” meselesi olarak gördüklerini ifade etti.

Reis, işin temelinde kaliteyi ve erişilebilir fiyatı birlikte koruma hedefi olduğunu belirtirken şu ifadeyi kullandı: "Bugün bu noktaya gelmemizin temel nedeni, halk sağlığını önceleyerek en kaliteli ürünü en iyi şartlarda ve uygun fiyatla Türk tüketicisiyle buluşturmuş olmamızdandır. Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu."
Bakliyatın dünyadaki yükselişine ve Türkiye’nin potansiyeline dair değerlendirmesi ise şöyle aktarıldı:
"Bugün dünyada bakliyata yönelim artıyor. Son 20-30 yıla baktığımızda hem ekim alanlarının hem de kişi başı tüketimin arttığını görüyoruz. Türkiye ise her şeyden önce bir bakliyat ülkesi. Pek çok ürünün 'gen merkezi' olarak kabul edilebilecek bir konumdayız. İklim şartlarımız, topraklarımızın bereketi ve tohum çeşitliliğimizle bu artan küresel talebi karşılayabilecek büyük bir potansiyele sahibiz. Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor ve biz bu rakamı daha da artırabiliriz.

Türkiye'de 1990 yılında yaklaşık 2 milyon 12 bin ton bakliyat üretimi gerçekleşmişti. 2024-2025 sezonunda iklim koşulları nedeniyle bir miktar düşüş olsa da 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Tarım ve Orman Bakanlığının planlı üretim modeliyle atıl durumdaki arazilerin yeniden bitkisel üretime kazandırılması mümkün. Türkiye'nin 2,5-3 milyon tonluk üretim potansiyeli var. Bu konu hem iç tüketimin karşılanmasında hem de ihracat açısından oldukça önemli."
Reis Bakliyat Köyleri ile yerli üretime sahada destek
Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri de Reis Bakliyat Köyleri projesi oldu. Bu proje kapsamında yerli tohumla üretim, kadın kooperatifleriyle iş birliği ve farklı bölgelerde üretimi güçlendiren adımların sürdürüldüğü paylaşıldı. Buradaki hedef, yalnızca ürün almak değil, üretim kültürünü büyütmek ve yerli, yerel tohumun kuşaktan kuşağa aktarılmasını desteklemek.

22 bin metrekarelik yeni yatırım ve kapasite artışı
Reis Gıda’nın İstanbul Esenyurt’ta yaklaşık 22 bin metrekarelik yeni yatırımla kapasite artışına hazırlandığı da etkinlikte dile getirildi. Mehmet Reis, büyüme planlarını anlatırken odağın yine üreticide olduğunu belirterek, çiftçinin daha fazla kazanmasının, daha fazla üretim yapmasının ve iç tüketimin güçlü kalmasının ihracatta kalıcılık için şart olduğunu vurguladı. Şirketin 26 ülkeye uzanan ihracat ağı genişlerken, bu büyümenin sürdürülebilir olması için tarladaki üretimin güçlenmesi gerektiği mesajı öne çıktı.





