Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde yer alan Geriş Tepesi’ndeki tarihi yapının “inanç turizmi” kapsamında yeniden değerlendirilmesi yönündeki girişimler kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu, konuya ilişkin yaptığı yazılı basın açıklamasında, söz konusu alanın geçmişinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu.
“İnebolu, Milli Mücadele’nin Simgesidir”
Salcıoğlu açıklamasında, İnebolu’nun Türk Kurtuluş Savaşı’ndaki kritik rolüne dikkat çekti. İlçenin, Milli Mücadele sürecinde cepheye sağladığı lojistik destek ve halkın gösterdiği fedakârlık sayesinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde müstesna bir yere sahip olduğunu belirten Salcıoğlu, bu nedenle İnebolu’nun “İstiklal Madalyası” ile onurlandırıldığını hatırlattı. Turizmi geliştirmeye yönelik her adımın bu tarihi mirasa saygı çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti.
“Geriş Tepesi Sıradan Bir İbadet Alanı Değil”
Dernek Başkanı, Geriş Tepesi’nde bulunan yapının yalnızca masum bir dini mekân olarak ele alınamayacağını savundu. Tarihi belgeler, arşiv kayıtları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta işaret ettiği gerçeklerin, bu yapının Milli Mücadele döneminde Pontus Rum Cemiyeti’nin faaliyetlerinde önemli bir merkez olarak kullanıldığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Salcıoğlu’na göre, söz konusu alan, Karadeniz’de ayrılıkçı hedefler güden yapıların planlarının şekillendiği stratejik bir noktayı temsil ediyor.
“Tarihi Gerçekler Görmezden Gelinmemeli”
Geriş Tepesi’nin turizme kazandırılmasına karşı olmadıklarını belirten Salcıoğlu, bunun tarihi çarpıtarak değil, gerçekleri açıkça anlatarak yapılması gerektiğinin altını çizdi. Milli egemenliğe karşı faaliyet göstermiş bir yapının geçmişten koparılarak yalnızca “inanç turizmi” etiketiyle sunulmasının, şehitlerin hatırasına ve İnebolu’nun taşıdığı tarihi misyona zarar vereceğini ifade etti.
Açık Hava Müzesi Önerisi
Heyamola Derneği’nin çözüm önerisi ise dikkat çekici oldu. Salcıoğlu, Geriş Tepesi’ndeki yapının bir ibadethane olarak değil, Milli Mücadele dönemindeki ihanet girişimlerini ve bu girişimlerin İnebolu halkının dirayetiyle nasıl boşa çıkarıldığını anlatan bir “açık hava müzesi” olarak düzenlenmesini önerdi. Bu sayede hem tarih bilincinin güçleneceğini hem de nitelikli bir kültür turizmi anlayışının gelişeceğini savundu.
“İnebolu’nun Geleceği Tarih Bilinciyle Şekillenmeli”
Açıklamasının sonunda yetkililere ve kamuoyuna seslenen Salcıoğlu, İnebolu’nun gerçek turizm değerlerinin; tarihi liman kimliği, geleneksel mimarisi, doğal güzellikleri ve en önemlisi kahramanlık destanları olduğunu vurguladı. Popülist yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini belirten Salcıoğlu, bu meselenin yalnızca İnebolu’nun değil, Kastamonu’nun ve tüm Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
İLGİLİ HABERLER





