Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde yer alan Geriş Tepesi Manastırı’nın yeniden ihyası ve turizme kazandırılmasına yönelik girişimler, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Konuya ilişkin bir değerlendirme de İnebolu Dayanışma Derneği Başkanı Murat Oburoğlu’ndan geldi. Oburoğlu, yaptığı basın açıklamasında, İnebolu’nun tarihsel kimliğinin ve kolektif hafızasının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“İnebolu Sıradan Bir Sahil Kasabası Değildir”

İnebolu’nun Kurtuluş Savaşı’ndaki rolüne dikkat çeken Oburoğlu, ilçenin yalnızca coğrafi bir yerleşim değil, aynı zamanda derin bir tarihsel sorumluluğun taşıyıcısı olduğunu ifade etti. İnebolu’nun, cephane taşınan yolları, yokluk içinde verilen mücadeleleri ve İstiklal Madalyası ile tescillenmiş fedakârlıklarıyla özel bir konuma sahip olduğunu belirten Oburoğlu, “Bu nedenle ilçede atılacak her adım geçmiş, bugün ve geleceği birlikte düşünmek zorundadır” dedi.

“Tarihi Yapılar Doğru Anlatıldığında Değer Katar”

Tarihi yapıların turizme kazandırılmasına ilkesel olarak karşı olmadıklarını belirten Oburoğlu, asıl meselenin bu yapıların nasıl ve hangi perspektifle ele alındığı olduğunun altını çizdi. Tarihin, doğru aktarıldığında kentlerin gelişimine katkı sunduğunu ifade eden Oburoğlu, “Her tarihi yapı yalnızca taş ve duvarlardan ibaret değildir. Onları değerli kılan, taşıdıkları anlam ve bıraktıkları izlerdir” ifadelerini kullandı.

“Geriş Tepesi Yalnızca İnanç Turizmi Başlığına Sığdırılamaz”

Geriş Tepesi’ndeki yapının tarihsel bağlamından koparılarak yalnızca “inanç turizmi” çerçevesinde değerlendirilmesine karşı çıkan Oburoğlu, bunun İnebolu’nun yaşanmışlıklarını eksik ve seçici biçimde aktarmak anlamına geleceğini söyledi. Bölgenin tarihinin yüzeysel anlatımları kaldırmayacak kadar derin olduğunu belirten Oburoğlu, turizm gelişiminin tarih ile pazarlık ederek değil, tarih ile yüzleşerek mümkün olabileceğini dile getirdi.

“İbadethane Olarak Açılmasına Karşıyım”

Açıklamasında net bir duruş sergileyen Oburoğlu, Geriş Tepesi’ndeki yapının ibadethane olarak açılmaması gerektiğini ifade etti. Ancak bunun yapının kaderine terk edilmesi anlamına gelmediğini de vurguladı. Oburoğlu’na göre, yapının aslına uygun şekilde korunarak müze ya da “kilise-müze” konseptiyle değerlendirilmesi hem kültürel mirası koruyacak hem de ziyaretçilere tarihsel gerçekliği sunacaktır.

“Gelecek Nesillere Nasıl Bir Hikâye Bırakacağız?”

Gerçek turizmin yalnızca fotoğraf çekilen alanlardan ibaret olmadığını ifade eden Oburoğlu, insanların düşünmesini, sorgulamasını ve bilinçlenmesini sağlayan mekânların asıl değer yarattığını söyledi. Bugün alınacak kararların, gelecekte çocuklara anlatılacak hikâyeleri belirleyeceğini vurgulayan Oburoğlu, İnebolu’nun geçmişini incitmeden büyümeyi hak ettiğini sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABER

- İnebolu Belediye Başkanı Uzuner, Rum Ortodoks Patriğini ziyaret etti

- İnebolu’da manastır polemiği, Kastamonu Barosu’ndan ‘Nutuk’ referanslı sert çıkış

- Kastamonu’da tepki büyüyor: ‘Geriş Tepesi masum bir ibadethane değil, fesat yuvasıdır’

Kaynak: Yeni İnebolu