Kastamonu’da madencilik faaliyetleri yeniden tartışma konusu oldu. Kastamonu genelinde yürütülen çalışmalarla ilgili açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tosya İlçe Başkanı M. Sami Özcan, özellikle Tosya ilçesinde son bir yıldır süreci yakından takip ettiklerini ifade etti. Özcan, Karaköy ve Ortalıca başta olmak üzere çeşitli bölgelerde yapılan incelemelerde elde edilen bulguların kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşıldığını söyledi.

ÇED Süreci ve Kurumlara Sunulan Dilekçe

CHP’li Özcan, Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci kapsamında kapsamlı bir dilekçe sunduklarını belirtti. Dilekçede, madencilik faaliyetlerinin şeffaflığı ve çevresel etkileri hakkında çeşitli soruların yöneltildiğini aktaran Özcan, özellikle ruhsatlandırma süreçlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

12 Maden Sahası İddiası: Altın, Bakır ve Daha Fazlası

Özcan’ın açıklamalarına göre, 2022–2025 yılları arasında Tosya sınırları içinde toplam 12 farklı maden sahası ihalesiz şekilde ruhsatlandırıldı. Bu sahalarda altın, bakır, çinko, gümüş, demir, linyit, manganez, kaolen ve kalker gibi önemli maden rezervlerinin bulunduğu ifade edildi.

Ayrıca ruhsat ve devir işlemleriyle bu alanların farklı şirketlere aktarıldığını belirten Özcan, sürecin bölgedeki doğal denge ve yerel yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Kastamonu Genelinde 103 Maden Sahası

Sadece Tosya değil, Kastamonu’nun diğer ilçelerinde de benzer süreçlerin yaşandığını belirten Özcan, Taşköprü, Çatalzeytin ve Bozkurt ilçelerini de kapsayan toplam 103 alanın ihalesiz şekilde maden arama faaliyetlerine açıldığını iddia etti.

“Şeffaflık ve Kamu Yararı Öncelikli Olmalı”

Açıklamasında sürecin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan CHP Tosya İlçe Başkanı M. Sami Özcan, ruhsat koordinatlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep etti. Özcan, doğal kaynakların korunmasının ve çevresel etkilerin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, Tosya’nın geleceğini ilgilendiren her adımın kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini ifade etti.

Çevresel Etkiler Tartışılıyor

Bölgedeki madencilik faaliyetleri, çevresel etkiler ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından tartışılmaya devam ediyor. Yerel temsilciler ve sivil toplum kuruluşlarının da süreci yakından takip ettiği bilinirken, önümüzdeki günlerde konunun kamuoyunda daha geniş yankı bulması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi