Kastamonu'dan çok sayıda astım hastasının da uğrak yeri haline gelen Çankırı’da yerin 150 metre altında bulunan ve geçmişi Hititler dönemine kadar uzanan Yer Altı Tuz Şehri, solunum rahatsızlıkları yaşayan hastalar için uygulanan terapi programlarıyla gündeme geldi. Yaklaşık 25 yıldır astımla mücadele eden 60 yaşındaki Yasemin Şahin, tuz mağarasında aldığı seansların ardından günlük yaşamında önemli ölçüde rahatlama yaşadığını belirtti. Daha önce evden çıkmakta ve yürümekte zorlandığını söyleyen Şahin, artık eşiyle alışverişe gidebildiğini ve yürüyüş yapabildiğini ifade etti.
Çankırı’daki Tuz Mağarasında Solunum Terapisi Uygulanıyor
Çankırı Valiliğinin koordinasyonunda yürütülen “Daha Güçlü Bir Nefes Projesi” kapsamında, astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) bulunan kişilere yönelik çeşitli solunum terapileri gerçekleştiriliyor. Kentteki özel bir hastaneyle iş birliği içerisinde yürütülen uygulamalarda, hastaların hem solunum egzersizlerinden yararlanması hem de tuz mağarasının kendine özgü ortamında zaman geçirmesi amaçlanıyor.
Hititler döneminden bu yana tuz üretimi yapılan Yer Altı Tuz Şehri, yaklaşık 150 metre derinlikte bulunuyor. Mağarada gerçekleştirilen seanslarda hastaların kontrollü şekilde yürümesi, dinlenmesi ve nefes egzersizleri yapması sağlanıyor. Uygulamanın temel hedefleri arasında solunum şikâyetlerinin hafifletilmesi ve hastaların günlük aktivitelerini daha rahat yerine getirebilmesi bulunuyor.
Koronavirüs Sonrası Uzun Süre Yatağa Bağımlı Kaldı
Yaklaşık 25 yıldır ağır astım rahatsızlığı bulunan Yasemin Şahin’in yaşamı, koronavirüs enfeksiyonunun ardından daha da zorlaştı. Hastalığı ağır geçiren ve üç ay yoğun bakımda tedavi gören Şahin, bu süreçte yürüme kapasitesini ve rahat nefes alma becerisini büyük ölçüde kaybettiğini anlattı.

Hastaneden taburcu olduktan sonra yaklaşık bir yıl boyunca yatağa bağımlı yaşadığını belirten Şahin, evde uygulanan tedavilere rağmen beklediği iyileşmeyi sağlayamadığını dile getirdi. O dönemde oksijen seviyesinin düşük seyrettiğini ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini söyleyen Şahin, tuz mağarasındaki terapi uygulamalarını öğrendikten sonra Çankırı’ya gelmeye karar verdi.
İlk seanslardan itibaren kendisini daha iyi hissettiğini belirten Şahin, zaman içerisinde nefes alışverişinde ve hareket kabiliyetinde olumlu değişiklikler fark ettiğini söyledi.
“Artık Eşimle Alışverişe Gidebiliyor ve Yürüyüş Yapabiliyorum”
Tuz mağarasında aldığı seansların ardından yaşadığı değişimi anlatan Yasemin Şahin, geçmişte evden çıkamadığını, markete veya pazara gidemediğini belirtti. Günlük işlerini yerine getirmekte zorlandığını söyleyen Şahin, artık daha bağımsız hareket edebilmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti.

Şahin, terapi sürecinde oksijen ölçümlerinde de yükseliş gözlemlediğini belirterek daha önce 88 seviyesinin üzerine çıkmakta zorlandığını, son dönemde ise 98 seviyelerini gördüğünü aktardı. Uyku sırasında da oksijen değerlerinin önceki döneme kıyasla daha yüksek seyrettiğini dile getirdi.
Nefes almasının rahatlamasıyla birlikte yürüme kapasitesinin de arttığını söyleyen Şahin, eşiyle birlikte alışverişe çıkabildiğini, dışarıda yürüyüş yapabildiğini ve günlük yaşamını daha rahat sürdürebildiğini kaydetti. Mağaradaki ortamın düzenli yürüyüş ve nefes egzersizleri için uygun şekilde hazırlandığını belirten Şahin, seanslar sırasında kalın kıyafetler giyerek mağara içerisinde yürüdüklerini, ardından dinlenerek egzersizlerine devam ettiklerini anlattı.
Haloterapi ve Speleoterapi Nasıl Uygulanıyor?
Hastaların tedavi sürecini takip eden Dr. Tuba Öztürk Haliloğlu, tuz uygulamalarının iki farklı yöntemle gerçekleştirildiğini belirtti. Haloterapinin tuz odasında uygulanan yöntemi, speleoterapinin ise doğal tuz mağarası ortamında yapılan uygulamaları ifade ettiğini aktaran Haliloğlu, programın solunum egzersizleriyle birlikte yürütüldüğünü söyledi.
Doktorun verdiği bilgilere göre tuz odasındaki seanslar ortalama 20 ila 30 dakika sürerken, mağarada uygulanan solunum terapileri hastanın durumuna göre dört ila beş saate kadar uzayabiliyor. Süreçte hastaların fiziksel kapasitelerine uygun egzersizler yapması ve uzmanlar tarafından takip edilmesi hedefleniyor.
Haliloğlu, Yasemin Şahin’in mağaraya ilk geldiğinde akciğerlerinde yoğun balgam ve sıkışıklık bulunduğunu, sonraki süreçte bu şikâyetlerde azalma gözlemlediklerini belirtti. Şahin’in yürüyüş kapasitesinin arttığını ve günlük hareketlerini daha rahat gerçekleştirebildiğini ifade etti.
Astım ve KOAH Hastalarında Hangi Değişimler Gözleniyor?
Dr. Haliloğlu, takip ettikleri bazı hastalarda yürürken yaşanan nefes darlığının hafiflediğini, balgam çıkarma konusunda rahatlama görüldüğünü ve hareket kapasitesinin arttığını söyledi. Tedavi programının yalnızca astım ve KOAH gibi alt solunum yolu rahatsızlıklarına değil, kronik sinüzit, alerjik rinit ve geniz akıntısı gibi üst solunum yolu şikâyetlerine yönelik uygulamaları da kapsadığını belirtti.
Doktorun açıklamasına göre hastalarda elde edilen sonuçlar kişiden kişiye değişiyor. Klinik olarak takip edilen hastalarda yaklaşık yüzde 70 düzeyinde olumlu sonuç gözlemlediklerini aktaran Haliloğlu, terapi etkisinin bazı kişilerde 10 ila 15 günlük seansların ardından yaklaşık altı ay devam edebildiğini ifade etti. Hastanın ihtiyaçlarına göre tekrarlayan seanslar ve uzun vadeli takip de önerilebiliyor.
Tuz Terapisi Tıbbi Tedavinin Yerine Geçmiyor
Tuz mağarasında uygulanan terapiler bazı hastaların solunum şikâyetlerini hafifletmeye ve fiziksel aktivitelerini desteklemeye yardımcı olabilse de sonuçların her hastada aynı olması beklenmiyor. Astım ve KOAH gibi kronik hastalıklarda tedavi planının uzman hekim tarafından belirlenmesi önem taşıyor.
Tuz terapisi, mevcut bilimsel kanıtlar ve hastanın sağlık durumu değerlendirilerek tamamlayıcı bir uygulama olarak ele alınmalı; doktorun önerdiği ilaçların veya diğer tedavilerin yerine kullanılmamalıdır. Özellikle oksijen seviyesi düşük olan ya da ciddi solunum güçlüğü yaşayan hastaların herhangi bir uygulamaya başlamadan önce hekimlerine danışmaları gerekiyor.
Yasemin Şahin’in deneyimi, uzun süreli solunum rahatsızlıkları nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanan hastaların destekleyici uygulamalara neden ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Çankırı’daki Yer Altı Tuz Şehri’nde yürütülen program ise solunum egzersizleri ve uzman takibiyle hastaların yaşam kalitesini desteklemeyi amaçlayan çalışmalar arasında yer alıyor.





