Üzerinde en çok konuşulan kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, artık yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülmüyor. Son yıllarda genç yetişkinlerde artan vakalar, “Sorun nerede başlıyor?” sorusunu daha yüksek sesle sorduruyor. Yeni değerlendirmeler, riskin sadece yetişkinlikteki alışkanlıklardan değil, bebeklik ve çocukluk döneminde şekillenen bağırsak sağlığından da etkilenebileceğini işaret ediyor.
Buradaki kritik nokta şu: Bu çalışmalar “tek bir hata yapıldı, kesin kanser olur” gibi bir kesinlik kurmuyor. Daha çok, erken yıllarda bağırsak florasını ve bağışıklık dengesini bozan etkenlerin, ilerleyen yaşlarda bazı hastalıklara zemin hazırlayabileceğini anlatıyor.
Risk neden çocuklukta başlıyor olabilir?
Bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar, sindirimden bağışıklığa kadar pek çok sistemi etkiliyor. Çocukluk döneminde bu denge kolayca değişebiliyor. Eğer bu denge uzun süreli biçimde bozulursa, vücutta düşük düzeyli iltihabi süreçlerin artabileceği, bunun da ileriki yıllarda bazı hastalık risklerini etkileyebileceği düşünülüyor.
En çok öne çıkan üç başlık
Gereksiz ve sık antibiyotik kullanımı: Antibiyotikler gerekli olduğunda hayat kurtarıcıdır, ancak sık ve ihtiyaç dışı kullanım, yararlı bakterileri azaltıp bağırsak dengesini zayıflatabilir.
Erken yaşta işlenmiş gıda ve şekerli içecek alışkanlığı: Liften fakir, şeker ve katkı oranı yüksek beslenme düzeninin, bağırsakta istenmeyen bakteri dengesini artırabileceği konuşuluyor.

Doğum şekli ve anne sütü süresi: Bebeklikte kazanılan bağışıklık “temeli” üzerinde doğum koşulları ve anne sütüyle beslenme süresi gibi faktörlerin etkisi olabileceği vurgulanıyor.
“Gençtir geçer” denmemesi gereken işaretler
Uzmanların altını çizdiği nokta, bazı belirtilerin yaşa bakılarak hafife alınmaması. Uzayan karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, dışkılama düzeninde belirgin değişiklik, dışkıda kan gibi bulgular varsa, en doğrusu gecikmeden hekime başvurmak.
Bu tür içeriklerin asıl mesajı korkutmak değil, farkındalık oluşturmak. Çocuklukta doğru beslenme alışkanlığı, gereksiz antibiyotikten kaçınma ve bağırsak sağlığını koruyan bir rutin, uzun vadede bedenin dengesine katkı sağlayabilir. Şüpheli bir belirti varsa da “zaman geçsin” demeden profesyonel görüş almak en güvenli adım olur.





