Kanser, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bir hastalık olarak uzun yıllardır araştırılıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik yaşlanma süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Özkaya, “Yaşayan her hücrenin sonu kanser. Sadece hangi organ ve ne zaman ortaya çıkacağını bilmiyoruz” diyerek, tüm hücrelerin potansiyel olarak kansere dönüşebileceğini ifade ediyor. Sigara, çevresel toksinler ve genetik yatkınlık, kanserin ortaya çıkış zamanını etkileyen başlıca etkenler arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Özkaya, insan ömrü 150-170 yıla ulaşabilseydi, başka bir hastalıktan ölmemiş bireylerde kanser gelişmesinin kaçınılmaz olacağını vurguluyor. Genetik yapı, kansere yakalanma yaşını belirlerken, sigara ve kanserojen maddeler bu süreci öne çekiyor. Örneğin 150 yaşında akciğer kanseri gelişmesi öngörülen bir kişi sigara kullanıyorsa, bu risk 100 yaşına kadar inebiliyor. Ailede kanser öyküsü varsa risk daha da erkene kayıyor.

Önlenebilir Kanser Vakaları

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verileri, 2022’de dünya genelinde görülen yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 37’sinin önlenebilir nedenlerle ortaya çıktığını gösteriyor. Tütün, alkol, yüksek vücut kitle indeksi, hareketsizlik, hava kirliliği, ultraviyole radyasyon ve enfeksiyonlar gibi 30 risk faktörü incelenmiş. Tütün kullanımı, tüm yeni vakaların yüzde 15’inden sorumlu. Bu veriler, yaşam tarzı değişiklikleri ve politika müdahaleleriyle milyonlarca kanser vakasının önlenebileceğini ortaya koyuyor.

Erkek ve Kadınlarda Risk Dağılımı

Prof. Dr. Özkaya, erkeklerde yeni kanser vakalarının yüzde 45’inin önlenebilir faktörlerden kaynaklandığını, kadınlarda ise bu oranın yüzde 30 olduğunu belirtiyor. Erkeklerde sigara kullanımı tek başına yüzde 23’lük paya sahipken, kadınlarda enfeksiyonlar ilk sırada yer alıyor. Akciğer, mide ve serviks kanserleri, hem erkek hem kadınlarda önlenebilir kanserlerin büyük bölümünü oluşturuyor.

Kanserle Mücadelede Üç Aşama

Türkiye’de kanserle mücadele üç aşamada yürütülüyor: korunma, erken tanı ve ileri evre tedavi. Korunma, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve sigara-alkolden uzak durmayı içeriyor. Erken tanı ise tarama programlarıyla kanserin cerrahiyle tamamen tedavi edilebilmesini sağlıyor. İleri evrede ise genetik analizlerle kişiye özel tedaviler uygulanarak yaşam süresi ve kalitesi artırılıyor.

Kanserin önlenebilir ve erken tanınabilir boyutları, bireylerin yaşam kalitesi ve uzun ömür açısından kritik öneme sahip. Prof. Dr. Özkaya’nın vurguladığı gibi, yaşam tarzı değişiklikleri ve tarama programlarına katılım, kanser riskin

Kaynak: İhlas Haber Ajansı