Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, bacak toplardamarlarında meydana gelen kan pıhtılaşmasının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirterek vatandaşları uyardı. Özellikle tek bacakta aniden ortaya çıkan şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Celkan, erken teşhis ve doğru tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Derin Ven Trombozu Nedir? Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkar?
Derin ven trombozu (DVT), vücudun derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşmasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Genellikle bacaklarda görülen bu durum, erken dönemde fark edilmediğinde daha ağır sonuçlara yol açabilir. Oluşan pıhtının yerinden ayrılarak akciğerlere ulaşması, pulmoner emboli olarak bilinen ve hayati tehlike oluşturabilen bir tabloya neden olabilir.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, özellikle tek bacakta aniden gelişen ve nedeni açıklanamayan şişlik ile ağrının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bu şikâyetlerin günlük hareketlere, kas yorgunluğuna veya geçici zorlanmalara bağlanarak ihmal edilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Celkan, şüpheli belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.
Derin ven trombozunda görülebilen başlıca belirtiler şunlardır:
-
Tek bacakta ani veya belirgin şişlik oluşması
-
Baldırda ya da bacak boyunca ağrı ve hassasiyet hissedilmesi
-
Etkilenen bölgede kızarıklık veya renk değişikliği meydana gelmesi
-
Bacakta diğer tarafa kıyasla sıcaklık artışı görülmesi
Bu belirtiler farklı sağlık sorunlarında da ortaya çıkabilir. Ancak özellikle aniden gelişmeleri durumunda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Uzun Süre Hareketsiz Kalmak Pıhtı Riskini Artırıyor

Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, derin ven trombozu gelişiminde bazı yaşam koşullarının ve sağlık sorunlarının etkili olabileceğine dikkat çekti. Özellikle uzun süre hareketsiz kalmanın, kan dolaşımını olumsuz etkileyerek pıhtı oluşumu riskini artırabileceğini belirtti.
Büyük cerrahi operasyonlar geçirenler, hastanede uzun süre yatanlar, bazı kanser türlerine sahip kişiler, gebeler ve doğum sonrası dönemde bulunan kadınlar risk grubunda yer alabiliyor. Bunun yanı sıra daha önce kan pıhtısı geçirmiş olmak ve kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları da derin ven trombozu açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.
Özellikle uzun süreli otobüs, otomobil veya uçak yolculuklarında hareketsiz kalmamaya özen gösterilmesi gerekiyor. Masa başında çalışanların da belirli aralıklarla ayağa kalkması, kısa yürüyüşler yapması ve bacaklarını hareket ettirmesi öneriliyor.
Yeterli sıvı tüketimi de genel dolaşım sağlığının korunması açısından önem taşıyor. Bununla birlikte, pıhtı oluşumunu önlemek amacıyla kullanılan ilaçların herkes için uygun olmayabileceği unutulmamalı. Kan sulandırıcı ilaçlar, yalnızca hekim değerlendirmesi ve önerisi doğrultusunda kullanılmalı.
Ani Nefes Darlığı ve Göğüs Ağrısı Acil Müdahale Gerektiriyor
Derin ven trombozunun en önemli tehlikelerinden biri, oluşan pıhtının kan dolaşımıyla akciğerlere ulaşmasıdır. Pulmoner emboli olarak adlandırılan bu durum, solunum ve dolaşım sistemini etkileyerek yaşamı tehdit edebilir.
Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtilerin acil değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Bu şikâyetlerin ortaya çıkması durumunda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini belirtti.
Özellikle bacakta şişlik ve ağrı şikâyetlerine nefes darlığı veya göğüs ağrısının eşlik etmesi, acil müdahale gerektiren bir durumun işareti olabilir. Bu tür belirtilerde kişinin kendi kendine tedavi uygulamaya çalışmak yerine profesyonel sağlık desteği alması büyük önem taşıyor.
Derin Ven Trombozunda Erken Tanı Neden Önemli?
Derin ven trombozunun erken dönemde tespit edilmesi, hastalığın ilerlemesini ve ciddi komplikasyonların gelişmesini önlemeye yardımcı olabilir. Tanı sürecinde hastanın şikâyetleri, tıbbi geçmişi ve risk faktörleri değerlendirilirken gerekli görülen durumlarda görüntüleme ve laboratuvar incelemelerinden yararlanılabilir.
Tedavi yöntemi ise pıhtının bulunduğu bölgeye, hastanın genel sağlık durumuna ve risk faktörlerine göre hekim tarafından belirlenir. Bu nedenle bacakta aniden ortaya çıkan şişlik, ağrı veya kızarıklık gibi belirtilerin kendi kendine geçmesinin beklenmesi yerine sağlık uzmanına danışılması gerekir.
Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, vatandaşların vücutlarında meydana gelen ani değişimleri dikkate almalarının ve şüpheli belirtiler karşısında sağlık kontrollerini geciktirmemelerinin önemine işaret etti.





