2027 yılında uygulanacak asgari ücret için aralık ayında yapılacak görüşmeler beklenirken, çalışanların eline geçecek net geliri etkileyen diğer başlıklar da tartışılıyor. SGK Uzmanı Muhammed Bayram, ücret artışının yanında vergi istisnasının uygulanma biçiminin ve sosyal yardımların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bayram’a göre çalışanların alım gücünü koruyacak bir yaklaşım, yalnızca yeni maaş rakamını belirlemekle sınırlı kalmamalı.
Vergi hesabında değişiklik yapılmasını öneren Bayram, kira ve konut desteği gibi yan hakların da görüşmelerde ele alınmasını istedi. Açıklamaları, kesinleşmiş bir düzenlemeyi veya açıklanmış bir zam oranını içermiyor; yaklaşan ücret görüşmelerine yönelik önerilerden oluşuyor.
Aralık ayında yeni ücret için masaya oturulacak
İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerini bir araya getiren Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, aralık ayındaki görüşmelerle 2027 yılı ücretini belirlemesi bekleniyor. Sürecin sonunda açıklanacak tutar, yeni yılda çalışanlara ödenecek asgari ücretin temelini oluşturacak.
Mevcut net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş seviyesinde bulunuyor. Yaklaşık 7 milyon çalışanın doğrudan bu ücretle geçimini sağladığı belirtilirken, görüşmelerin sonuçları özel sektördeki diğer maaşlar açısından da yakından izleniyor.
Henüz yeni yıl için üzerinde uzlaşılmış bir tutar bulunmuyor. Bayram’ın gündeme getirdiği vergi ve sosyal destek başlıkları da komisyonun alınmış kararları değil, çalışan gelirini artırmaya yönelik değerlendirmeler niteliği taşıyor.
Vergi istisnasında farklı hesaplama önerisi
Bayram’ın açıklamalarında öne çıkan konu, ücretlerde uygulanan asgari ücret vergi istisnası oldu. Mevcut yöntemi eleştiren uzman, istisnanın hesaplanan vergi tutarı üzerinden uygulanması yerine, vergi hesabına esas gelirden düşülmesine dayanan bir yaklaşım önerdi.
Bayram’a göre böyle bir değişiklik, vergiye tabi ücret geliri bulunan çalışanların daha yüksek vergi dilimlerine geçişini ve ellerine geçen net tutarı etkileyebilir. Uzman, bu nedenle ücret artışının değerlendirilmesinde vergi kesintilerinin de hesaba katılmasını istiyor.
Buradaki tartışma, bütün çalışanlara aynı miktarda ek ödeme yapılması anlamına gelmiyor. Bayram’ın önerisi, ücretin vergilendirilme yöntemine ilişkin. Dolayısıyla açıklamalardan hareketle çalışanların maaşlarına belirli bir tutarda ilave zam yapılacağı sonucu çıkarılamıyor.
Yılın ilerleyen aylarındaki gelir kaybına dikkat çekti
Bayram, vergi dilimlerinin çalışanların net gelirine etkisini anlatırken özellikle ağustos ve eylül aylarını işaret etti. Yıl içinde artan vergi yükünün, ücret artışının sağladığı kazanımı zayıflatabildiğini savundu.
Bu değerlendirmede dikkat edilmesi gereken nokta, söz konusu etkinin her çalışanda aynı şekilde ortaya çıkacağı yönünde bir hesap paylaşılmamış olması. Açıklamalarda belirli bir maaş için aylık kesinti tablosu veya önerilen yöntemin sağlayacağı net kazanç tutarı yer almıyor.
Bayram’ın temel itirazı, yıl başında belirlenen ücretin çalışan açısından yıl boyunca ne kadar kullanılabilir gelir sağladığının da tartışılması gerektiği yönünde.

Kira ve yakacak desteği de görüşülmeli
Ücret pazarlığının kapsamını sosyal yardımlarla genişletmek gerektiğini belirten Bayram; konut, kira, giyecek ve yakacak desteğini öne çıkardı. Bu tür imkânların, çalışanların zorunlu harcamalarını karşılamasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Yüksek enflasyon dönemlerinde maaş artışlarının tek başına yeterli kalmayabileceğini söyleyen uzman, sosyal desteklerin güçlendirilmesini satın alma gücünün korunması açısından önemli görüyor. Önerisinin merkezinde, çalışanın yalnızca maaş bordrosundaki rakamının değil, toplam geçim koşullarının değerlendirilmesi bulunuyor.
Bu yardımların kapsamı, tutarı veya nasıl uygulanacağı konusunda ise açıklanmış bir model yer almıyor. Dolayısıyla dile getirilen başlıklar, yürürlüğe girmiş yeni haklar olarak değerlendirilmemeli.
İşçi temsilinin rolünü vurguladı
Bayram, Türk-İş’in görüşmelerde bulunmasını çalışanların taleplerinin aktarılması bakımından önemli gördüğünü de belirtti. İşçi temsilinin yalnızca zam oranını müzakere etmekle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak vergi ve yan haklarla ilgili sorunların da masaya taşınmasını istedi.
Aralık ayındaki sürecin en çok merak edilen sonucu yeni asgari ücret tutarı olacak. Ancak Bayram’ın değerlendirmesi, bu rakamın yanında çalışanların yıl içindeki net gelirini ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilme gücünü belirleyen koşulların da tartışılması gerektiğine işaret ediyor. Vergi uygulamasında veya sosyal desteklerde değişiklik olup olmayacağı ise alınacak kararlarla netleşecek.





