Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalar arasında değerlendirilen kritik operasyon, uzman ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi.
Bebeklikte başlayan kalp hastalığı yıllar süren mücadeleye dönüştü
Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşamını sürdüren Fatma Karabiber’in kalp rahatsızlığı henüz 2 aylıkken tespit edildi. Kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi.
Yıllar süren tedavi sürecinin ardından 2014 yılında bu kez aort kapak darlığı ve subaortik membran teşhisi konulan Karabiber, ikinci kez ameliyat masasına yattı. Uzun süre kontrol altında tutulan hastalık, ilerleyen yıllarda yeniden şikayetlere neden oldu.

Aort damarında hayati risk: Üçüncü ameliyat kararı alındı
Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde, aort damarının kök ve çıkan bölümünde 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk oluşturan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı verildi.
Gerçekleştirilen operasyon kapsamında, genişleyerek yırtılma riski taşıyan aort damarının hasarlı bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci olumlu ilerleyen Karabiber’in, operasyonun 8. gününde taburcu edilmesi planlanıyor.

"Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti"
Zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey'in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey'di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi.

"Hayat mücadelemi bırakmadım"
Karabiber, hastalık sürecinin bebeklikte başladığını belirterek, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul'da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah'a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu.

"Üçüncü açık kalp ameliyatı nadir bir durum"
Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, üçüncü kez yapılan açık kalp ameliyatlarının oldukça nadir ve riskli olduğuna dikkat çekti. Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

"Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik"
Operasyonun kritik aşamasına değinen Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.





