Kastamonu'dan Kocaeli’ye iş için giden ve burada 13 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik istismar girişimi iddiasıyla tutuklu yargılanan sanık hakkında verilen tahliye kararı kamuoyunda dikkat çekti. “Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs” suçlamasıyla yargılanan 25 yaşındaki H.K., mahkemenin aldığı ara kararla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ayrıntıları ve duruşmada yaşananlar, davanın seyrine ilişkin önemli tartışmaları beraberinde getirdi.

Olayın Geçmişi ve İddialar

İddiaya göre, 10 Mart tarihinde Kastamonu’dan iş bulma amacıyla Kocaeli’ye gelen sanık H.K., bir akrabasının evinde misafir olarak kaldı. Daha sonra evden ayrılan sanığın yeniden geri dönerek evde yalnız bulunan 13 yaşındaki B.Y.’ye yönelik istismar girişiminde bulunduğu öne sürüldü. Olay, küçük kızın annesi S.K.’nin durumu fark etmesiyle gün yüzüne çıktı.

Jandarma Kelepçe 98

Anne S.K., işten döndüğünde kızının alışık olmadığı şekilde boğazlı kazak giymesinden şüphelendiğini belirtti. Kızının boynunda morluklar fark eden anne, durumu sorguladığında ilk etapta farklı bir yanıt aldığını, ancak ısrarı üzerine kızının yaşananları anlattığını ifade etti. Bu gelişmenin ardından S.K.’nin karakola giderek şikâyette bulunduğu öğrenildi.

Mahkeme Süreci ve Duruşma Detayları

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık H.K., müşteki anne ve taraf avukatları katıldı. Mağdur çocuk ise Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) uzman eşliğinde duruşmaya bağlandı.

Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın çocuğa yönelik cinsel istismar girişiminde bulunduğu yönünde ciddi suçlamalar yer aldı. Buna karşın sanık H.K., savunmasında tüm iddiaları reddederek, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Kocaeli’ye yalnızca iş aramak amacıyla geldiğini belirten sanık, mağdurun boynundaki izlerin nasıl oluştuğunu bilmediğini dile getirdi.

Kocaeli Adliyesi

Anne ve Mağdurun İfadeleri

Duruşmada söz alan anne S.K., kızının anlattıklarını aktararak sanığın uygunsuz davranışlarda bulunduğunu iddia etti. Sanığın, çocuğa “Seni seviyorum, annene söyleme” dediğini ileri süren anne, olayın ardından resmi şikâyette bulunduğunu ancak daha sonra şikâyetinden vazgeçtiğini ifade etti.

Mağdur çocuk ise uzman eşliğinde verdiği ifadede, sanığın kendisi uyurken yanına geldiğini ve boynuna temas ettiğini söyledi. Ayrıca, ağzının kapatılarak kimseye bir şey söylememesi yönünde tehdit edildiğini belirtti. Çocuk, ifadesinde bazı beyanlarının korku nedeniyle farklı şekilde dile getirilmiş olabileceğini de ifade etti.

Duruşma Sırasında Duygusal Anlar

Duruşma sırasında dikkat çeken anlardan biri de mağdur çocuğun yaşadığı duygusal anlar oldu. Ara sırasında annesine sarılarak ağlayan küçük kızın “Korkuyorum” sözleri, olayın psikolojik boyutunu gözler önüne serdi. Bu durum, davanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda insani yönünü de yeniden gündeme taşıdı.

Tahliye Kararı ve Davanın Geleceği

Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın tutuklu kaldığı süreyi ve suçun vasfının değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti de bu doğrultuda karar vererek sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

Öte yandan mahkeme, mağdur çocuğun akli durumunun değerlendirilmesi amacıyla rapor alınmasına karar verdi. Bu raporun, davanın ilerleyen sürecinde önemli rol oynaması bekleniyor. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve yeni delillerin değerlendirilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

Kamuoyunda Yankı Uyandırdı

Verilen tahliye kararı, özellikle sosyal medyada ve kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Çocuklara yönelik suçlarda yargı süreçlerinin hassasiyeti bir kez daha gündeme gelirken, davanın nasıl sonuçlanacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Yetkililer, benzer olaylarda mağdur çocukların korunması ve adaletin sağlanması adına sürecin titizlikle yürütüldüğünü vurgularken, davanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak yeni gelişmeler yakından takip ediliyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı