2025 yılına ait yeni bir saha araştırması, Türkiye genelinde büyü ve batıl inançlara yönelik algının hangi bölgelerde daha güçlü olduğunu ortaya koydu. Sosyolojik veriler ışığında hazırlanan çalışmada, bazı iller bu tür inanışların yaygınlığıyla dikkat çekti. Araştırma sonuçları, özellikle Bitlis, Elazığ, Kastamonu ve Konya illerinde büyüye ve benzeri mistik uygulamalara olan ilginin diğer bölgelere kıyasla daha yüksek seviyede olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, bu durumun “tehlikeli büyücüler” gibi kavramlarla anılmasından ziyade, söz konusu illerde halk arasında batıl inançlara olan eğilimin daha belirgin olmasına bağlanması gerektiğini vurguluyor.
Araştırma Nasıl Yapıldı?

Çalışma, Türkiye genelinde farklı yaş ve eğitim gruplarından binlerce kişiyle yapılan anketler ve saha gözlemleri doğrultusunda hazırlandı. Katılımcılara büyü, muska, nazar ve benzeri inançlara bakış açıları sorulurken, bu uygulamalara başvurma sıklıkları da ölçüldü. Elde edilen veriler, bölgesel farklılıkların belirgin olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, özellikle kırsal nüfusun yoğun olduğu bölgelerde geleneksel inanışların daha güçlü şekilde varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Kastamonu, Dikkat Çeken İller Arasında

Bitlis, Elazığ, Kastamonu ve Konya, araştırma sonuçlarında öne çıkan iller arasında yer aldı. Bu şehirlerde büyü ve mistik ritüellerle ilgili söylentilerin daha yaygın olduğu, bazı vatandaşların kişisel sorunlarına çözüm olarak bu tür yöntemlere yöneldiği belirlendi. Ancak uzmanlar, bu durumun bilimsel bir gerçeklikten ziyade toplumsal algı ve kültürel alışkanlıklarla bağlantılı olduğunun altını çiziyor.
Uzmanlardan Uyarı: Bilimsel Çözümler Öncelikli Olmalı
Sosyologlar ve psikologlar, batıl inançlara aşırı bağlılığın bireylerin gerçek sorunlardan uzaklaşmasına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle sağlık, aile ve ekonomik problemler gibi konularda büyü veya benzeri uygulamalara yönelmek yerine, bilimsel ve hukuki yolların tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre bu tür araştırmaların amacı, toplumdaki eğilimleri ortaya koymak ve bilinçlendirme çalışmaları için veri sağlamaktır. “Tehlikeli büyücüler” gibi ifadelerin ise daha çok mecazi ve algısal bir tanım olduğuna dikkat çekiliyor.
Toplumsal Bilinçlenme Öne Çıkıyor
Araştırma sonuçları, eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, özellikle genç nüfusun bilimsel düşünceye yönlendirilmesi ve hurafelerden uzak tutulması için eğitim programlarının artırılması gerektiğini vurguluyor.
2025 yılına ait bu çalışma, Türkiye’de batıl inançların bölgesel dağılımını gözler önüne sererken, aynı zamanda toplumun bilinç düzeyinin yükseltilmesi için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.





