Uluslararası yayın kuruluşlarının ortak projesi olan +90(plus90) Türkçe YouTube kanalında yayımlanan “Kastamonu’ya dönüş” temalı video, son günlerde özellikle gençler arasında güçlü bir karşılık buldu. Büyükşehirde eğitim ve hayat kurma çabası, kağıt üstünde heyecan verici dursa da pratikte barınmadan ulaşıma, günlük masraftan yalnızlık hissine kadar birçok başlığı aynı anda omuzlara yükleyebiliyor. Bu röportaj, tam da bu gerilimi sakin ama etkili bir dille görünür kılıyor.

Videonun merkezindeki Aslı, 2024 yılında Kastamonu’da Radyo Televizyon ve Sinema öğrencisiyken konservatuvar hedefi için İstanbul’a taşınan gençlerden biri. Ancak İstanbul macerası kısa sürüyor. Sadece bir hafta içinde hem maddi hem manevi anlamda zorlandığını söyleyen Aslı, yeniden Kastamonu’ya dönüyor. Onun anlattıkları, “taşrada hayal kurulur mu” sorusuna süslü cevaplar vermek yerine, gerçek hayatın içinden bir çerçeve sunuyor.

“Taşra engel değil”

Aslı, geri dönüşünü bir geri adım gibi değil, rotayı yeniden çizmek gibi tarif ediyor. Kastamonu’da hayallerini gerçekleştirebileceğine inanıyor; bunun bedelinin ise daha fazla disiplin olduğunu saklamıyor. Rakiplerinden iki kat, üç kat fazla çalışması gerekecekse de bunu yapacağını söylüyor. Bu yaklaşım, taşranın sınırlılıklarını yok saymıyor; aksine o sınırlılıkların içinde yeni bir yol açma iddiasını öne çıkarıyor.

Kastamonu’da öğrenci hayatı, kampüs ve şehir temposu

Aslı’nın hikâyesinin geçtiği Kastamonu Üniversitesi, özellikle ana yerleşkesi Kuzeykent Kampüsü ile öğrencilerin günlük ihtiyaçlarını tek bir hatta toparlayan bir düzen sunuyor. Kütüphane olanakları, spor alanları, yemekhane ve sosyal tesisler, şehir dışından gelen öğrencilerin daha hızlı uyum yakalamasına katkı sağlıyor. Şehrin temposunun büyükşehirlere göre daha sakin olması da ders, çalışma ve sosyal yaşam dengesini kurmayı kolaylaştırabiliyor.

Barınma tarafında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtları önemli bir seçenek olarak öne çıkarken, Kuzeykent çevresinde özel yurtlar, apart daireler ve 1+1 kiralık ev alternatifleri de bulunuyor. Yaşam maliyetlerinin birçok büyükşehre göre daha makul seviyede olması, “geçim baskısı” meselesini öğrenciler için farklı bir noktaya taşıyabiliyor.

Sosyal hayat çoğunlukla Kuzeykent’te Kafeler Caddesi çevresinde şekilleniyor. Şehir merkezi ise Kastamonu Kalesi ve Nasrullah Meydanı gibi duraklarla kültürel bir nefes alanı sunuyor. Hafta sonu planlarında doğa da güçlü bir yer tutuyor; Ilgaz Dağı, Valla Kanyonu ve sahil hattında İnebolu ile Cide gibi rotalar öğrencilerin kısa kaçamaklarına imkan tanıyabiliyor.

Aslı’nın anlattıkları tek bir deneyimin ötesine geçiyor; gençlerin eğitim, geçim ve aidiyet arasında nasıl karar verdiğini gösteren sade ama çarpıcı bir örnek olarak hafızada kalıyor.

Kaynak: Haber Merkezi