Türkiye’nin köklü lezzetlerinden biri olan simit, bu kez kapsamlı bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TÜRKPATENT) coğrafi işaret verileri ve resmi üretici tarifleri baz alınarak hazırlanan analizde, ülkenin en iyi simitleri sıralandı. Açıklanan liste, hem gastronomi meraklılarının hem de yerel üreticilerin dikkatini çekti.

Zirvede Eskişehir Simidi Var
Araştırma sonuçlarına göre, 91 puan alan Eskişehir simidi listenin ilk sırasında yer aldı. Onu Antakya simidi ikinci sıradan takip ederken, İzmir’in meşhur gevreği üçüncü sırada kendine yer buldu. Ankara ve İstanbul simitleri ise 88’er puanla dördüncülüğü paylaşarak güçlü bir performans sergiledi. Geleneksel yöntemlerle üretilen İzmit simidi ise 87,5 puanla listenin altıncı sırasında yer aldı.
Kastamonu Simidi Neden Listede Yer Almadı?
Listenin açıklanmasının ardından en çok konuşulan konulardan biri ise Kastamonu simidinin sıralamada bulunmaması oldu. 21 Haziran 2019 tarihinde coğrafi işaret tescili alarak resmi olarak koruma altına giren Kastamonu simidi, kendine özgü yapısıyla biliniyor. Halk arasında “kel simit”, “kazan simidi” ya da “susamsız simit” olarak anılan bu ürün, diğer simit çeşitlerinden farklı olarak susam içermemesiyle öne çıkıyor.

Kastamonu’nun köklü mutfak kültürünün önemli bir parçası olan bu simidin listede yer almaması, şehirde şaşkınlık yarattı. Yerel halk ve üreticiler, coğrafi işaretli bir ürünün böylesi kapsamlı bir araştırmada neden değerlendirme dışı bırakıldığına dair soru işaretleri dile getirdi.
Tartışmalar Devam Ediyor
Kastamonu simidinin listede bulunmaması, “Değerlendirme kriterleri nelerdi?” ve “Tüm coğrafi işaretli ürünler eşit şekilde incelendi mi?” gibi soruları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre bu tür listeler hazırlanırken yalnızca tarifler değil, üretim teknikleri, bölgesel farklılıklar ve tüketici tercihleri de önemli rol oynuyor.

Türkiye’nin farklı şehirlerine özgü simit çeşitleri büyük ilgi görmeye devam ederken, Kastamonu simidinin bu listede yer almaması tartışmaları da beraberinde getirdi. Önümüzdeki süreçte yapılacak yeni değerlendirmelerde bu özgün lezzetin hak ettiği yeri alıp almayacağı ise merak konusu.





