I. Dünya Savaşı’nda Medine’yi iki yılı aşkın süre savunmasıyla hafızalara kazınan, “Çöl Kaplanı” olarak anılan aslen Kastamonu Taşköprülü Fahreddin Paşa’nın kişisel eşyaları İstanbul’da düzenlenen bir müzayedede koleksiyonerlerle buluştu. Dünya Gazetesi’nin Özel Haberine göre, açık artırmada sadece tarihi parçalar değil, bir dönemin ruhu da el değiştirdi. Dikkat çeken ayrıntılardan biri, Paşa’nın torunlarının da salonu izleyici olarak takip etmesiydi.
Müzayedede Taşköprülü Fahreddin Paşa’ya atfedilen madalya, altın kakma muşta ve eşine hediye ettiği cep saati toplam 41 bin dolara, haberin paylaşılan karşılığıyla 1,8 milyon TL’ye satıldı. Parçalar tek tek incelendiğinde, her birinin hem estetik hem de tarihsel açıdan ayrı bir hikâye taşıdığı görülüyor.
Cep saatinden muştaya, her parçada ayrı bir iz
En çok konuşulan parçalardan biri, Fahreddin Paşa’nın eşi Ayşe Sıdıka Hanım’a ait olduğu belirtilen cep saati oldu. Saatin kapağında Hicri 1336, Miladi 1917 tarihiyle birlikte “Rehika-i Hayatım Sıddıka, Ömer Fahreddin, 1336” ibaresinin yer aldığı kaydedildi. İsviçre yapımı olduğu belirtilen saatin 14 ayar altın olduğu, garanti ve imalat damgalarıyla seri numarası bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Remontoir mekanizma, 10 rubis sistem, rokoko üslubu ve “Fleur de Lis” motifleri gibi ayrıntılar, saatin neden ilgi gördüğünü anlatır nitelikteydi. Çift kapaklı ve üstten kurmalı saatin kadranının Osmanlıca rakamlarla bezeli olduğu, elmaslarla bezeli murassa işçilik taşıdığı, 33 x 29 milimetre ölçülerinde ve yaklaşık 20 gram ağırlığında bulunduğu aktarıldı. Bu parça 5 bin dolara alıcı buldu.

Koleksiyonerlerin yoğun ilgi gösterdiği bir diğer eser ise Taşköprülü Fahreddin Paşa’ya atfedilen altın kakma muştaydı. Yaklaşık 11,5 x 5 santimetre ölçülerindeki muşta, floral süslemeler ve “lale” motifleriyle öne çıktı. Üzerindeki yazılar ise eseri sadece bir obje olmaktan çıkarıp anlam katmanları olan bir hatıraya dönüştürdü.

Bir yüzünde “Ömer Fahreddin Paşa” ve “Kefa bil mevti vaizan / İbret olarak ölüm yeter” ibareleri yer alırken, diğer yüzünde “Ya Rabbi Sabır” ve “Tevekkeltu Alâllah / Allah’a güvendim” ifadeleri işlendiği belirtildi. Kenar kısmındaki “Medine” ve “Allah Bir” yazıları da dikkat çeken ayrıntılar arasında gösterildi. Muşta, 11 bin dolarlık en yüksek teklifle yeni sahibine geçti.
Nadir madalya 25 bin dolara satıldı
Müzayedenin en kıymetli parçalarından biri de Fahreddin Paşa’ya atfedilen Büyük İmtiyaz Madalyası oldu. Sultan II. Abdülhamid döneminde Hicri 1300, Miladi 1883 yılında ihdas edilen “Tarz-ı Cedid” Büyük İmtiyaz Madalyası’nın üstün kahramanlık ve yararlık gösterenlere verilmek üzere tasarlandığı hatırlatıldı. Satışa sunulan madalyanın “Hicaz Kuvve-i Seferiye Kumandanı Fahreddin Paşa” ibaresini taşıdığı ifade edildi.

Çapı 37,5 milimetre, ağırlığı yaklaşık 25 gram olarak belirtilen gümüş madalyanın ön yüzünde II. Abdülhamid’in tuğrası ve Osmanlı İmparatorluk Arması bulunduğu, arka yüzünde ise “Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye uğrunda fevkalâde ibraz-ı sadakat ve şecaat edenlere mahsus madalyadır” ifadesinin yer aldığı aktarıldı. Bu nadir parça 25 bin dolara satıldı.





