Anadolu’nun bazı gelenekleri var, yıllar geçse de yerini kaybetmiyor. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yaşatılan “bebek beleme” ritüeli de bunlardan biri. İlçede bir bebek dünyaya geldiğinde sevinç sadece aile içinde kalmıyor, komşuya taşınıyor, kadınların dayanışmasıyla büyüyor, bazen de tarihi konakların avlusunda paylaşılan bir hatıraya dönüşüyor.
Bu kez hikâyeyi özel kılan ayrıntı, zamanın iki görüntüyü yan yana getirmesi oldu. TRT’nin Gezelim Görelim programında 2006’da kayda alınan bebek beleme sahnesindeki bebek, 20 yıl sonra yeniden Taşköprü’deydi. O gün beşikte gülümseyen bebek bugün 20 yaşındaki Ecrin Ergin ve geleneği bu kez büyüklerinden öğrenen bir genç kadın olarak kameraya yansıdı.

Delibeyoğlu Konağı’nda “zaman nasıl geçti” dedirten anlar
Taşköprü’nün tarihi Delibeyoğlu Konağı’nda yapılan yeni çekimlerde Ecrin Ergin’in yeniden objektif karşısına geçmesi, hem ailesine hem de etkinliğe katılanlara duygulu anlar yaşattı. Bir yanda yıllar önce kayda geçmiş bir anı, diğer yanda bugün aynı geleneği öğrenmeye gelen bir genç. Bu karşılaşma, “Dün beşikteydi, bugün geleneği öğreniyor” dedirten türden bir geçiş duygusu taşıyor.

TRT ekibinin Taşköprü’den aktardığı bu buluşma, sadece bir televizyon anısı değil, aynı zamanda kültürel hafızanın canlı kaldığını gösteren bir tablo. Ecrin’in, çocukken içinde yer aldığı ritüeli şimdi büyüklerinden dinleyerek ve izleyerek öğrenmesi, geleneğin kuşaktan kuşağa nasıl taşındığını somutlaştırıyor.
Geleneği 20 yıl sonra yeniden ekranlara taşıyan isimler
Bu özel buluşma TRT Haber’de de yer aldı. TRT Haber muhabirleri Pınar Torlak ve Usame Tosun’un hazırladığı haberde, Taşköprü’de yıllardır süregelen bebek beleme geleneğinin nasıl yaşatıldığı ve yeni kuşaklara nasıl aktarıldığı anlatıldı. Böylece 2006’daki kayıtla bugünkü çekim bir araya gelmiş oldu, izleyenler için de “aynı hikâye, başka bir yaş” duygusu güçlendi.

Bebek beleme geleneğinde neler yapılıyor?
Bebek beleme, inançla, aile bağlarıyla ve toplumsal dayanışmayla iç içe geçmiş bir ritüel olarak anlatılıyor. Taşköprü’de bu geleneği yaşatan kadınlar, yeni doğan bebek için bir araya geliyor. Annenin eline kına yakılması, koluna bilezik takılması, bebeğin bohçasının hazırlanması, lohusa şerbeti ve lokum ikramı bu kültürün vazgeçilmez parçaları arasında sayılıyor. Bir yandan bebeğe “hoş geldin” deniyor, bir yandan da anneye moral veriliyor, törenin kalbinde paylaşma duygusu var.
Geleneği ayakta tutan isimler arasında 82 yaşındaki Fikriye Yurtseven ve Fikret Kurt da öne çıkıyor. Yılların birikimini gençlere aktarırken aslında şunu da hatırlatıyorlar, bu iş tek kişinin değil, bütün bir kadın dayanışmasının emeğiyle sürüyor. Taşköprü’de bebek beleme, bu yüzden sadece bir ritüel değil, aynı zamanda “biz buradayız” diyen bir topluluk dili.
İlgili Haberler:
Taşköprü’de arşivle bugünün birleştiği an: ‘Bebek Beleme’ yeniden kamerada
TRT Arşiv’den Taşköprü’ye Yolculuk: Kadim Ritüel Anlatıldı!





