Uluslararası finans kuruluşu ING Group, yayımladığı son analizde ABD dolarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendiren dikkat çekici değerlendirmelere yer verdi. Bankaya göre doların beklenenden daha uzun süre güçlü kalabileceği ve değer kaybı sürecinin 2027 yılına kadar ertelenebileceği öngörülüyor.

Raporda, küresel piyasalarda uzun süredir konuşulan “dolar düşüşü” senaryosunun ötelendiği vurgulanırken, ABD ekonomisindeki mevcut koşulların doların gücünü desteklemeye devam ettiği ifade edildi.

Fed politikası ve enflasyon doları destekliyor

ING analistlerine göre son dönemde en önemli belirleyicilerden biri, yatırımcıların yeniden ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri uzun süre yüksek tutacağı beklentisine yönelmesi oldu.

Federal Reserve politikalarına ilişkin belirsizliklerin azalmasının dolar üzerinde destekleyici etki oluşturduğu belirtilen analizde, güçlü istihdam verileri ve yüksek enflasyonun da bu tabloyu güçlendirdiği kaydedildi.

Enerji fiyatları ve küresel riskler etkili

Raporda, yüzde 4’ün üzerinde seyreden enflasyonun yanı sıra enerji fiyatlarındaki olası artışların da doların güçlü kalmasına katkı sağladığı ifade edildi.

ING stratejistleri, mevcut koşullar altında doların güçlü performansını en az yılın üçüncü çeyreğine kadar sürdürebileceğini öngörürken, piyasalarda beklenen değer kaybı sürecinin daha ileri bir tarihe ötelenebileceğine dikkat çekti.

'Doların düşüşü 2027’ye kalabilir'

Analizde en dikkat çeken değerlendirmelerden biri ise şu ifadeler oldu:
“Merakla beklenen dolar düşüşü artık 2027 yılına ertelenmiş gibi görünüyor.”

Bu açıklama, küresel döviz piyasalarında orta ve uzun vadeli beklentilerin yeniden şekillenebileceği yorumlarına neden oldu.

Enerji ve jeopolitik riskler de izleniyor

ING ayrıca ABD ile İran arasında olası yeni anlaşma sürecine de değinerek, bu gelişmenin enerji piyasaları üzerinde kesin ve kalıcı bir düşüş yaratıp yaratmayacağının henüz net olmadığını belirtti.

Analiz, küresel ekonomide enflasyon baskılarının yeniden güç kazandığını ve merkez bankalarının bu süreci yakından izlemek zorunda kalacağını da vurguladı.

Kaynak: Basın Bülteni