O Değirmende

O Değirmende


Dolaşıyorduk kırlarda yarimle el ele
Yağmur yağmaya başladı birdenbire
Sığınıverdik oracıktaki değirmene
Değirmenci yapıverdi bize birer gözleme
Yatıya kaldık değirmende o gece
Uyuyakalmışız yıldızları seyrede seyrede

Güneş doğmuş teker gibi parıl parıl
Değirmen oluğunun suları şırıl şırıl
Suyun yıkadığı o otlar pırıl pırıl
Bostandaki yeşil sebzeler “zırıl zırıl”
Değirmen taşı dönmeye başladı harıl harıl
Aksaçlı değirmencinin göğsü hırıl hırıl

Değirmenönü kocaman bir üzüm bağı
Meyve ağaçlarıyla dolu solu-sağı
Yukarısı sanki fındık, ceviz, çam dağı
Ve anı yüklü eski-yorgun bir kağnı
Ne sarıyor bağda pekmez kaynatması
Kara fırında ekmek, keşkek yapması

Yarim devekler arasında dolaştı
Asma yaprağından sarma sardı
Sarı çiğdem,mor menekşe topladı
Kırık aynada gür saçlarını taradı
Kanlıca mantarı toplayıp korladı
Ve değirmencinin kedisiyle oynaştı

Aksaçlı değirmenci yıllara meydan okuyor
“Bu değirmen saçlarımı un gibi ağarttı” diyor
Dünyadan habersiz yalnız başına yaşıyor
Dünyayı sadece bu derenin içi sanıyor(!)
Artık dönmeyen değirmen taşı beynimde dönüyor
Yıllarca biriken o anıları değirmen taşı öğütüyor!


16.11.2025


İsmail Çiçek
Emekli Öğretmen