Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı başlamadan önce okullarda uygulanacak kuralları ayrıntılı bir genelgeyle duyurdu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderilen metin; öğrenci kayıtları, okul güvenliği, cep telefonu kullanımı, öğretmenlerin kıyafeti, veli görüşmeleri, sınav uygulamaları ve dijital eğitim gibi çok sayıda başlığı kapsıyor.
Yeni eğitim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Resmî ve özel eğitim kurumlarında uygulama birliğinin sağlanmasını hedefleyen Bakanlık, genelgedeki hükümlerin il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından yakından takip edilmesini istedi. Düzenlemeler öğrencilerin akademik gelişimiyle sınırlı kalmayacak; güvenlikten aile katılımına, mesleki eğitimden özel gereksinimli öğrencilere sunulacak desteğe kadar okul yaşamının tamamını doğrudan etkileyecek.
Genelgenin velileri en yakından ilgilendiren maddeleri arasında devlet okullarındaki kayıt işlemleri için zorunlu ücret alınmaması bulunuyor. Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmamasına yönelik uygulama devam ederken veli görüşmeleri de yalnızca randevu sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Öğretmenler ise yeni dönemde önlük giyerek derslere katılacak.
Okullar yeni eğitim yılına ortak kurallarla başlayacak
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim kurumlarındaki hizmet kalitesini yükseltmek ve ülke genelinde ortak bir uygulama düzeni oluşturmak amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim dönemi öncesinde kapsamlı bir genelge hazırlıyor. Yeni dönem için yayımlanan metin de bu yaklaşımın devamı niteliğini taşıyor.
2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin genelgede Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül eğitim anlayışı merkeze alındı. Derslerin işlenişinden okul dışındaki öğrenme faaliyetlerine kadar bütün süreçlerin bu modelin amaç ve ilkeleri doğrultusunda planlanması istendi.
Eğitim kurumlarının yalnızca akademik bilginin aktarıldığı yerler olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilirken öğrencilerin millî birlik, beraberlik, sorumluluk ve vatandaşlık bilinciyle yetişmesi hedeflendi. Eğitim faaliyetlerinin, öğrenciler arasında herhangi bir ayrım yapılmadan eşitlik ilkesi gözetilerek yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Yeni dönemin ilk haftasında ve eğitim yılı boyunca millî birlik, bağımsızlık, dayanışma ve toplumsal bütünleşme bilincini güçlendiren etkinlikler düzenlenecek. Bu çalışmalar, Bakanlık tarafından hazırlanacak uygulama kılavuzlarına göre planlanacak.
Okul güvenliğinde denetimler artırılacak
Yeni eğitim yılında üzerinde en fazla durulacak konulardan biri okul güvenliği olacak. Sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı oluşturulması amacıyla daha önce yayımlanan güvenlik genelgeleri ile kurumlar arası iş birliği protokollerinin eksiksiz uygulanması istenecek.
İl ve ilçelerde görev yapan yürütme kurulları, eğitim dönemi başlamadan önce toplanarak okul çevrelerindeki olası riskleri değerlendirecek. Okulların bulunduğu bölgelerdeki trafik yoğunluğu, giriş ve çıkış noktaları, aydınlatma eksikleri ve acil tahliye alanları gözden geçirilecek.
Okul bahçelerinde yaya ve araç hareketliliğinin birbirinden ayrılması sağlanacak. Öğrencilerin güvenliğini tehlikeye atabilecek kör noktalar aydınlatılacak, giriş ve çıkışlar kontrol altında tutulacak. Yangın, deprem veya benzeri acil durumlarda öğrencilerin hızlı şekilde tahliye edilebilmesini engelleyen fiziki eksiklikler için bakım ve onarım çalışmaları gecikmeden tamamlanacak.
Okul yönetimlerine ulaşan ihbar ve şikâyetler de bekletilmeden değerlendirilecek. Öğrencileri, öğretmenleri veya diğer eğitim çalışanlarını tehdit edebilecek durumlarda ilgili kurumlarla birlikte koruyucu ve önleyici tedbir alınacak. Bakanlık, güvenlik konusunda idari ihmale izin verilmeyeceğini açık biçimde vurguladı.
Veliler okula randevu alarak girebilecek
Genelgeyle birlikte veli görüşmelerinde ülke çapında ortak bir sistem uygulanacak. Öğretmen ya da okul yönetimiyle görüşmek isteyen velilerin Okul Randevu Sistemi üzerinden işlem yapması gerekecek.
Randevusu bulunmayan velilerin doğrudan okula girerek öğretmenlerle görüşmesine izin verilmeyecek. Öğrencinin velisi veya yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına kabul edilmemesi de güvenlik tedbirleri arasında yer aldı.
Bu uygulamayla okul girişlerindeki kontrolün güçlendirilmesi, ders düzeninin korunması ve öğretmenlerin çalışma saatleri içinde plansız görüşmeler nedeniyle yaşadığı sorunların azaltılması hedefleniyor. Görüşmelerin önceden belirlenen gün ve saatlerde yapılmasıyla velilerin öğretmenlere daha düzenli biçimde ulaşabilmesi amaçlanıyor.
Okul yöneticileri, yeni sistemin velilere zamanında anlatılmasından ve randevu süreçlerinin düzenli yürütülmesinden sorumlu olacak. Belirlenen kuralların resmî ve özel tüm eğitim kurumlarında uygulanması istenecek.
Öğretmenler yeni dönemde önlük giyecek
2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğretmenlerin önlük giymesi istenecek. Genelgede okul yöneticileri, öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarının mesleğin temsil sorumluluğuna uygun hareket etmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Eğitim çalışanlarının kılık ve kıyafetlerinde kamu hizmetinin ciddiyetini, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmesi bekleniyor. Önlük uygulamasına ilişkin bilgilendirme, eğitim yılı başında düzenlenecek öğretmenler kurulu toplantılarında yapılacak.
Uygulamanın takibi il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek. Öğretmenlerin öğrencilere yalnızca bilgi ve davranışlarıyla değil, okul ortamındaki temsil biçimleriyle de örnek olması amaçlanıyor.
Devlet okullarında kayıt ücreti istenemeyecek
Genelgenin veliler açısından en dikkat çekici hükümlerinden biri kayıt ücretine ilişkin oldu. Öğrencilerin devlet okullarına kaydı adrese dayalı sistem üzerinden ve elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Velilerin kayıt yaptırmak amacıyla ayrıca okul idaresine başvurmasına gerek kalmayacak.
Kayıt işlemi karşılığında “kayıt parası”, “bağış” veya başka bir isim altında zorunlu ücret talep edilemeyecek. Velilerin kendi istekleri dışında herhangi bir ödeme yapmaya yönlendirilmesine izin verilmeyecek.
Bakanlık, kayıt ücreti istendiğine yönelik şikâyetlerin özenle incelenmesini ve gerekli işlemlerin yapılmasını istedi. Okul yönetimleri de kayıt döneminde bu konuda açık ve anlaşılır bilgilendirme yapmakla yükümlü olacak.
Adrese dayalı kayıt bölgelerine uyulması da yeni dönemde yakından izlenecek. Kayıt alanı dışındaki öğrencilerin kurallara aykırı şekilde okullara alınmasının önüne geçilecek. Böylece sınıf mevcutlarının daha dengeli dağıtılması, öğretmen ihtiyacının sağlıklı belirlenmesi ve okulların kapasitelerinin verimli kullanılması hedefleniyor.
Bu düzenleme aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğinin korunması açısından önem taşıyor. Belirli okullarda aşırı yoğunluk oluşmasının engellenmesi ve öğrencilerin kendi kayıt bölgelerindeki okullara dengeli biçimde yerleştirilmesi amaçlanıyor.
Sınıflardaki cep telefonu uygulaması devam edecek
Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmamasına yönelik uygulama 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında da sürecek. Ders sırasında telefon kaynaklı dikkat dağınıklığının önüne geçilmesi ve öğrencilerin öğrenme sürecine daha etkin katılması hedefleniyor.
Öğretmenler de ders işlenirken sınıf içerisinde cep telefonu kullanmayacak. Bakanlık, eğitim çalışanlarının bu konuda öğrencilere örnek olmasını ve okul yönetimlerinin uygulamayı düzenli biçimde takip etmesini bekliyor.
Ödev, duyuru ve eğitim içeriklerinin paylaşılmasında Bakanlık tarafından belirlenen dijital platformların tercih edilmesi istenecek. Öğrenci ve velilerin farklı mesajlaşma uygulamalarına mecbur bırakılmaması, kişisel verilerin korunması ve iletişimin resmî kanallar üzerinden sürdürülmesi amaçlanıyor.
Telefon kullanımına ilişkin tedbirler yalnızca cihazların sınıfta bulunmamasıyla sınırlı tutulmayacak. Öğrencilere dijital bağımlılık, çevrim içi güvenlik, siber tehditler, kişisel verilerin korunması ve dijital ortamda sorumlu davranma konularında rehberlik sunulacak.
Dijital güvenlik ve mahremiyet eğitimi güçlendirilecek
Bakanlık, öğrencilerin dijital dünyadan tamamen uzaklaşmasını değil, teknolojiyi güvenli ve bilinçli biçimde kullanmasını hedefliyor. Bu doğrultuda çevrim içi haklar, dijital mahremiyet, siber güvenlik, dijital etik ve ekran kullanımının duygusal etkileri eğitim faaliyetlerine dâhil edilecek.
“Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi” için hazırlanan içerikler okullarda etkin biçimde kullanılacak. Öğrencilerin internette karşılaştıkları bilgileri sorgulayabilmesi, kişisel verilerini koruyabilmesi ve çevrim içi iletişimde etik ilkelere uygun hareket edebilmesi desteklenecek.
Yeni Eğitim Bilişim Ağı platformu da eğitim yılının önemli dijital araçlarından biri olacak. Öğretmen ve öğrencilerin platformdaki içeriklerden daha etkin yararlanması için okullarda gerekli yönlendirmeler yapılacak.
Dijital eğitim başlığı altında yapay zekâ, robotik kodlama ve teknoloji odaklı seçmeli dersler de öne çıkacak. Bu alanlardaki eğitimlerin öğrencilerin yaşına, gelişim düzeyine ve öğrenme ihtiyacına uygun şekilde yürütülmesi sağlanacak.
Uyum haftasında aileler de sürece katılacak
Okul öncesi eğitime, ilkokul birinci sınıfa ve ortaokul beşinci sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum eğitimleri düzenlenecek. Programlar, Bakanlığın belirlediği takvim ve içerik doğrultusunda uygulanacak.
Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için yapılacak aile etkinliklerinde velilerin sürece aktif biçimde katılması sağlanacak. Öğrencilerin yeni okul ortamına daha kolay alışması, öğretmenleriyle güvenli bir bağ kurması ve eğitim hayatına olumlu bir başlangıç yapması amaçlanıyor.
İlkokul birinci sınıflar için düzenlenen okuma bayramları ise okulda eğitim gören bütün birinci sınıf öğrencilerini kapsayacak. Etkinliklerin mayıs ayı içinde gerçekleştirilmesi ve öğrenciler arasında ayrım yapılmaması istenecek.
Yeni dönemin teması “Maarifin Kalbinde Oyun” olacak
2026-2027 eğitim ve öğretim yılında “Maarifin Kalbinde Oyun” teması uygulanacak. Oyun, yalnızca serbest zaman etkinliği olarak değil; öğrenmenin, iletişim kurmanın, üretmenin ve sosyal gelişimin temel parçalarından biri olarak ele alınacak.
Okullarda öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyunlara daha fazla yer verilecek. Geleneksel çocuk oyunları da eğitim faaliyetlerinin bir parçası hâline getirilecek.
Etkinlikler, Millî Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi doğrultusunda planlanacak. Öğretmenlerin oyun yoluyla öğrenmeyi derslerle ilişkilendirmesi ve öğrencilerin hareketli, katılımcı eğitim ortamlarında bulunması teşvik edilecek.
Bu yaklaşımın özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların iletişim, problem çözme ve birlikte hareket etme becerilerine katkı sunması bekleniyor. Oyun etkinlikleri hazırlanırken özel eğitim ihtiyacı bulunan öğrencilerin katılımı da dikkate alınacak.
Okul ve aile arasındaki bağ güçlendirilecek
Bakanlık, eğitim sürecinin yalnızca okulda yürütülen çalışmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Çocuğun gelişiminin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul ve aile arasındaki iletişimin artırılması planlandı.
“Ailemle Eğitim Yolculuğum” çalışmaları, hazırlanan kılavuz ve etkinlik kitaplarına göre sürdürülecek. Okul öncesi öğrencilerin velilerine aile eğitim bültenleri düzenli biçimde ulaştırılacak.
Velilerin çocuklarının akademik durumunu takip etmesinin yanı sıra duygusal, sosyal ve davranışsal gelişimlerini de desteklemesi bekleniyor. Okullar, ailelerle yürütülecek çalışmaları öğrencilerin yaş gruplarına ve ihtiyaçlarına göre planlayacak.
Öğrencilere yeni eğitim materyalleri dağıtılacak
Türk dünyası ile ortak tarih, kültür ve medeniyet birikiminin öğrencilere aktarılması amacıyla yeni materyaller hazırlanacak. Ortaokul öğrencilerine “Hakan ile Bilge’nin Türk Dünyası Yolculuğu” adlı içerik sunulacak.
Ortaöğretim öğrencileri için ise “Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan’ın Zamanı Aşan Yolculuğu” isimli materyal kullanılacak. Bu yayınlar, ücretsiz ders kitaplarıyla birlikte öğrenci sıralarına bırakılacak.
İçeriklerle öğrencilerin Türk dünyasının tarihî ve kültürel bağlarını tanıması, ortak değerleri öğrenmesi ve birlik duygusunu geliştirmesi amaçlanıyor.
Dersler okul binasının dışına taşınacak
Yeni dönemde öğrenme süreçlerinin gerçek yaşamla daha güçlü bağ kurması için okul dışı eğitim alanlarından yararlanılacak. Müzeler, bilim merkezleri, tarihî mekânlar, doğal alanlar ve yerel üretim noktaları derslerin içeriğine uygun olarak eğitim programlarına dâhil edilebilecek.
Öğrencilerin yaşadıkları şehri, toplumu ve coğrafyayı yakından tanımaları teşvik edilecek. Okul dışında gerçekleştirilecek faaliyetlerin gezi niteliğiyle sınırlı kalmaması, ilgili dersin kazanımlarıyla bağlantılı bir öğrenme deneyimine dönüştürülmesi istenecek.
Öğretmenler, “Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu”nda bulunan içeriklerden yararlanabilecek. Etkinliklerin güvenli ve planlı yürütülmesi için okul yönetimleri gerekli tedbirleri önceden alacak.
Mezuniyetler velilere mali yük oluşturmayacak
Okullarda yapılacak tören, kutlama, anma ve mezuniyet programları pedagojik ve etik kurallara uygun biçimde hazırlanacak. Etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür ve pankart gibi materyaller ilgili kurulun onayından geçirilecek.
Öğrencilerin görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması sırasında mahremiyet ve çocukların üstün yararı gözetilecek. Okul yönetimleri ile öğretmenlerden sosyal medya içeriklerinde ölçülü ve sorumlu davranmaları istenecek.
Mezuniyet törenlerinin öğrenci kimliği ve toplumsal değerlerle uyumlu olması sağlanacak. Velileri pahalı kıyafet, organizasyon, salon veya benzeri masraflara zorlayan uygulamalara izin verilmeyecek.
Etkinlikler bütün öğrencilerin katılabileceği ve ailelere ek maliyet çıkarmayacak biçimde planlanacak. Bakanlığın mezuniyet programlarına ilişkin daha önce belirlediği kurallar yeni eğitim yılında da geçerliliğini koruyacak.
Okullarda ek kaynak dayatması yapılamayacak
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz dağıtılan ders kitapları ve kaynaklar dışındaki materyaller öğrencilere zorunlu tutulamayacak. Okullar, velileri belirli yayınevlerinin kitaplarını veya belirli markalara ait ürünleri satın almaya yönlendiremeyecek.
Kırtasiye ihtiyaçlarında yüksek maliyetli ve ithal ürünlerin zorunlu tutulmasına müsaade edilmeyecek. Velilerin tercih hakkı korunurken yerli üretim imkânlarından yararlanılması desteklenecek.
Okul ortamında ticari reklam, tanıtım ve satış odaklı organizasyon düzenlenemeyecek. Eğitim kurumlarının herhangi bir marka ya da işletmenin pazarlama alanına dönüşmesinin önüne geçilecek.
Velilere maddi yük getirebilecek uygulamalar il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından takip edilecek. Şikâyetlerin ulaşması hâlinde gerekli incelemeler başlatılacak.

Bakanlık dışındaki deneme sınavları yasaklanacak
Yeni eğitim yılında Bakanlığın belirlediği ortak sınavlar ve hazırladığı ölçme araçları dışında toplu deneme, tarama veya hazır bulunuşluk sınavları uygulanamayacak.
İl, ilçe, okul ya da sınıf genelinde öğrencileri sıralamaya tabi tutan ve birbirleriyle yarıştıran dış kaynaklı sınavlara izin verilmeyecek. Özel yayınevleri, kurumlar veya kişiler tarafından hazırlanan sınavların öğrencilere satın aldırılması da engellenecek.
Düzenlemeyle velilerin ek sınav ve kaynak masraflarından korunması hedefleniyor. Bunun yanında sürekli sıralamaya dayalı uygulamaların öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimi üzerinde oluşturabileceği baskının azaltılması amaçlanıyor.
Ölçme ve değerlendirme süreçleri Bakanlığın eğitim politikalarına uygun olarak yürütülecek. Öğrencilerin yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, beceri gelişimleri ve öğrenme süreçleriyle birlikte değerlendirilmesine ağırlık verilecek.
Yaşam becerileri eğitimde daha görünür olacak
Öğrencilerin günlük hayatta ihtiyaç duyabilecekleri temel becerileri kazanması amacıyla Yaşam Becerileri Projesi yeni dönemde de uygulanacak. Etkinlikler, Bakanlığın hazırladığı kılavuzlar ve çalışma kitapları üzerinden planlanacak.
Okullardaki uygun alanlar öğrencilerin öğrendiklerini uygulayabileceği biçimde değerlendirilecek. Kişisel sorumluluk, iş birliği, problem çözme, iletişim ve günlük yaşamı düzenleme gibi becerilerin eğitim faaliyetleri içinde desteklenmesi sağlanacak.
Beceri temelli çalışmaların yalnızca belirli derslerle sınırlandırılmaması, okul yaşamının farklı aşamalarına yayılması hedefleniyor.
Mesleki eğitimde mobil uygulama zorunlu olacak
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının atölye ve laboratuvarlarında iş sağlığı ve güvenliği kuralları eksiksiz uygulanacak. Öğrencilerin staj veya mesleki eğitim için gönderileceği işletmeler eğitim başlamadan önce ayrıntılı şekilde değerlendirilecek.
İş yerinin öğrencinin eğitim gördüğü alanla uyumu, usta öğretici yeterliliği, öğrenci kapasitesi ve çalışma koşulları kontrol edilecek. Şartları karşılayan işletmelerle sözleşme imzalanacak.
Daha sonra gerekli özellikleri kaybeden ya da eksikleri belirlenen işletmelerle yapılan sözleşmeler sonlandırılabilecek. Koordinatör öğretmenler öğrencilerin çalışma koşullarını ve eğitim sürecini düzenli olarak yerinde takip edecek.
İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj uygulamalarının izlenmesi amacıyla geliştirilen MEB-İMES mobil uygulaması tüm ilgili taraflarca zorunlu biçimde kullanılacak. Böylece okul, işletme, öğretmen ve öğrenci arasındaki bilgi akışının tek sistem üzerinden yürütülmesi sağlanacak.
Medya okuryazarlığı ve doğru bilgi öne çıkacak
Öğrencilerin güncel gelişmeleri eleştirel bakış açısıyla değerlendirmesi, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması için medya okuryazarlığı çalışmalarına ağırlık verilecek.
Öğrencilerin katılımıyla hazırlanan “Haberimiz Olsun” dijital platformunda yayımlanan yazılı, sesli ve görüntülü içeriklerden derslerde yararlanılabilecek. İçerikler, ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla bağlantılı olarak kullanılacak.
Okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen bir medya kültürü oluşturulması hedefleniyor. Öğrencilere internette karşılaştıkları bir bilginin kaynağını inceleme, farklı verileri karşılaştırma ve doğruluğunu sorgulama becerileri kazandırılacak.
Yerli üretim ve tasarruf bilinci yıl boyunca anlatılacak
Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında yerli sanayi ve teknoloji ürünleri öğrencilere tanıtılacak. Yerli üretim bilincinin yalnızca belirli bir haftayla sınırlı kalmaması, eğitim yılı boyunca farklı etkinliklerle desteklenmesi sağlanacak.
Finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü, bilinçli tüketim ve yerli üretimin önemi eğitim faaliyetlerine dâhil edilecek. Öğrencilerin bilim ve teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmesi için projeler hazırlanacak.
Etkinliklerin öğrencilerin yaş düzeyine göre somut örneklerle yürütülmesi ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesi hedefleniyor.
Özel eğitim öğrencileri için destek odaları açılacak
Tam zamanlı kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimi alan öğrenciler için okullarda destek eğitim odaları oluşturulacak. Özel yetenekli öğrenciler de ihtiyaçlarına göre bu uygulamadan yararlanabilecek.
Destek odalarında görev yapacak öğretmenler belirlenecek ve ders planları öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına göre hazırlanacak. Çalışmalar sırasında her öğrenci için oluşturulan Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı dikkate alınacak.
Amaç, özel eğitim ihtiyacı bulunan öğrencilerin eğitim ortamına etkin biçimde katılması ve ihtiyaç duydukları akademik desteğe kendi okullarında erişebilmesi olacak. Okul yönetimleri fiziki alanların hazırlanması ve öğretmen görevlendirmelerinin yapılmasından sorumlu tutulacak.
Özel okullardaki personelin hakları denetlenecek
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler ve diğer personelin sözleşmelerinde belirtilen özlük haklarının yerine getirilip getirilmediği de denetlenecek.
Maaş, çalışma koşulları ve sözleşmeden kaynaklanan diğer haklarla ilgili şikâyetler yakından takip edilecek. Kurumların mevzuata aykırı işlemlerine karşı gerekli idari süreçler işletilecek.
Bu denetimlerle özel okullarda görev yapan eğitim çalışanlarının haklarının korunması ve çalışma düzeninin mevzuata uygun hâle getirilmesi amaçlanıyor.
Yeni eğitim yılında geniş kapsamlı takip yapılacak
MEB’in 81 ile gönderdiği genelge, 2026-2027 döneminde okul yaşamını çok sayıda başlıkta yeniden düzenliyor. Kayıt parası alınmaması, dışarıdan deneme sınavlarının yasaklanması ve velilerin ilave mali yüklerden korunması, aile bütçesini doğrudan ilgilendiren maddeler arasında yer alıyor.
Sınıfta cep telefonu kullanılmaması, randevusuz veli ziyaretlerine izin verilmemesi ve okul girişlerinin kontrollü tutulması ise ders düzeniyle güvenlik şartlarını birlikte güçlendirmeyi amaçlıyor. Öğretmenlerin önlük giymesi de yeni dönemin en çok konuşulacak uygulamalarından biri olacak.
Dijital güvenlik, medya okuryazarlığı, yapay zekâ, robotik kodlama ve yeni EBA platformu teknoloji alanındaki çalışmaların çerçevesini oluşturacak. Oyun temelli öğrenme, okul dışı eğitim ortamları ve yaşam becerileri uygulamaları ise öğrencilerin derslerle günlük hayat arasında daha güçlü bağ kurmasını destekleyecek.
Yeni kuralların kâğıt üzerinde kalmaması için okul yönetimleriyle il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerine önemli sorumluluklar düşecek. Eğitim yılı boyunca yapılacak denetimler, uygulamanın ülke genelinde ne ölçüde aynı biçimde yürütülebildiğini gösterecek. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler açısından birçok yenilik içeren dönem, 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.




