Kemik sağlığı çoğu zaman göz ardı edilse de, ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle belirti vermeden ilerleyebilen kemik erimesi, birçok kişi tarafından ancak kırık meydana geldiğinde fark ediliyor. Uzmanlara göre bu durum, hastalığın sessiz ancak ciddi sonuçlar doğurabilen yapısını ortaya koyuyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, kemik erimesinin yalnızca yaşlılara özgü bir sorun olmadığını vurgulayarak, yaşam tarzı ve bazı tedavi süreçlerinin de riski artırdığını ifade ediyor. Özellikle aşırı zayıf bireyler, hareketsiz bir yaşam sürenler ve uzun süreli kortizon kullanan kişiler dikkat edilmesi gereken gruplar arasında yer alıyor.

Kemik Erimesi Sessiz İlerliyor Risk Grubu Genişliyor

Kemik erimesi fark edilmeden ilerleyebilir

Osteoporoz olarak bilinen kemik erimesi, kemiklerin zamanla zayıflayarak kırılgan hale gelmesiyle tanımlanıyor. Bu süreçte kemik yoğunluğu azalırken, en küçük darbeler bile ciddi kırıklara yol açabiliyor. Uzmanlar, hastalığın çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çekiyor.

İleri evrelerde ise sırt ve bel ağrıları, boyda kısalma ve duruş bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. En sık görülen kırıkların ise kalça, omurga ve el bileği bölgelerinde meydana geldiği biliniyor. Bu kırıklar yalnızca fiziksel hareket kabiliyetini sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda uzun vadede hayati riskleri de beraberinde getirebiliyor.

Kemik Erimesi Sessiz İlerliyor Risk Grubu Genişliyor1

Zayıf bireyler ve hareketsiz yaşam risk faktörü

İnsan vücudunda kemik yapımı ve yıkımı belirli bir denge içinde devam ediyor. Genç yaşlarda yapım süreci baskınken, 30’lu yaşlardan sonra yıkım süreci daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle genç yaşlarda kazanılan kemik yoğunluğu, ilerleyen yıllarda büyük önem taşıyor.

Dr. Tutal, özellikle zayıf ve minyon yapılı bireylerde kemik yıkımının daha hızlı gerçekleşebildiğini belirtiyor. Bunun yanında yetersiz beslenme, sigara ve alkol kullanımı, bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli ilaç tedavileri de kemik sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Hareketsiz yaşam tarzı ise kemiklerin güçlenmesini engelleyerek riski daha da artırıyor.

Kemik Erimesi Sessiz İlerliyor Risk Grubu Genişliyor3

Doğru beslenme ve hareketle önlem almak mümkün

Kemik erimesinin tamamen önlenemese bile büyük ölçüde kontrol altına alınabileceği ifade ediliyor. Bu noktada dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite kritik rol oynuyor. Özellikle protein ve kalsiyum açısından zengin bir diyetin kemik sağlığını desteklediği biliniyor.

Günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması için süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ve balık tüketimi öneriliyor. D vitamini ise kalsiyumun vücutta kullanılabilmesi için önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Güneş ışığından yeterince faydalanamayan bireyler için takviye desteği gerekebiliyor.

Uzmanlar ayrıca düzenli yürüyüş gibi basit egzersizlerin bile kemik yapısını güçlendirdiğini belirtiyor. Özellikle ileri yaş grubunda yer alan bireylerin ve risk taşıyan kişilerin düzenli kemik ölçümü yaptırması, olası kırıkların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı