Kargo ile gönderilen ürünün kaybolması, özellikle pahalı elektronik eşyalar söz konusu olduğunda tüketiciyi uzun bir hak arama süreciyle karşı karşıya bırakabiliyor. Bu tartışmalara Yargıtay’dan dikkat çeken bir emsal karar geldi. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararla birlikte, kaybolan ürün için kargo şirketinin birebir aynı ürünü satın alıp tüketiciye teslim etmesi yönündeki uygulamaya açık bir sınır çizildi.

Kararın merkezinde, taşıyıcının sorumluluğunun devam ettiği ancak tazminatın “aynısını al, getir” şeklinde değil, belirli bir hesap yöntemine göre “değer” üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı yer aldı. Böylece, kayıp kargo dosyalarında tazminatın hangi ölçüte göre belirleneceği daha net bir çerçeveye oturtulmuş oldu.

Süreç bir bilgisayarın kaybolmasıyla başladı

Gündeme taşınan olayda, B.A. isimli vatandaşın Ekim 2021’de Aras Kargo aracılığıyla gönderdiği bilgisayarın kaybolduğu belirtildi. Yaşanan mağduriyet sonrası tüketici, Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu. Dosya 2023 yılında karara bağlandı ve Hakem Heyeti’nin, kaybolan cihazın aynısının satın alınarak tüketiciye teslim edilmesi yönünde hüküm kurduğu kamuoyuna yansıdı.

Kargo firması ise zararın fatura bedeli üzerinden karşılanması gerektiğini savunarak karara itiraz etti. İtirazın temelinde, kayıp ürünün aynısını satın alma zorunluluğu yerine, fatura bedeli olan 9 bin 808 lira 79 kuruş üzerinden ödeme yapılması gerektiği görüşü vardı. İlk derece mahkemesi Hakem Heyeti kararını yerinde bulsa da dosya, Adalet Bakanlığı’nın devreye girmesiyle “kanun yararına bozma” talebi kapsamında Yargıtay’a taşındı.

Kayıp Kargoda Yeni Dönem Yargıtay Noktayı Koydu (2)

Yargıtay tazminatın hesabını işaret etti

Yargıtay incelemesi sonucunda, önceki kararların kanun yararına bozulmasına hükmedildi. Kararda, kargo firmasının eşyayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar geçen süreçteki zayi, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu vurgulandı. Ancak tazminatın, ürünün yenisini almakla değil, eşyanın kargoya teslim edildiği yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtildi.

Yargıtay’ın kararında yer alan resmi hüküm şu satırlarla ifade edildi:

"Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir."

Bu emsal kararın ardından, tüketici hakem heyetlerine yapılacak yeni kayıp kargo başvurularında tazminat taleplerinin hangi hesaplamalarla şekilleneceği ve uygulamanın sahada nasıl karşılık bulacağı merak konusu oldu.