Kastamonu ile özdeşleşen ve Türkiye’de sınırlı bir bölgede yetiştirilen coğrafi işaretli üryani eriğinde hasat dönemi başladı. Kendine özgü yetişme şartları ve geleneksel üretim yöntemiyle dikkat çeken üryani eriği, özellikle Kastamonu merkez ve Daday ilçesinde üreticilerin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor.

Osmanlı mutfağında da kullanılan meyveler arasında gösterilen üryani eriği, günümüzde kurutularak tüketilmesinin yanı sıra pestil, hoşaf ve yöreye özgü çeşitli ürünlerin hazırlanmasında değerlendiriliyor. Yüksek besin değerleriyle öne çıkan meyvenin, bölge ekonomisine daha fazla katkı sağlaması için üretimin artırılması hedefleniyor.
Üryani eriği neden bu kadar özel?
Halk arasında “ala eriği” olarak da bilinen üryani eriği, yetişme alanının sınırlı olması nedeniyle Kastamonu’nun yöresel değerleri arasında bulunuyor. Özellikle Kastamonu merkez ve Daday çevresinde yetiştirilen meyve, coğrafi işaretle de koruma altına alınmış durumda.
İçeriğinde magnezyum, potasyum, demir ve B grubu vitaminleri bulunan üryani eriği, antioksidan özelliğiyle de dikkat çekiyor. Flavonoid bakımından zengin olduğu belirtilen meyvenin, dengeli beslenme açısından değerli bir yöresel ürün olduğu ifade ediliyor.

Üreticiler, meyvenin doğal şeker içeriğinin yüksek olmaması nedeniyle farklı beslenme ihtiyaçlarına sahip kişiler tarafından da tercih edilebildiğini belirtiyor.
Hasat sonrası zahmetli bir üretim süreci başlıyor
Üryani eriğinin hasadı, meyvelerin olgunlaşmasıyla birlikte gerçekleştiriliyor. Ağaçlardan tek tek toplanan erikler, geleneksel yöntemlerle işleniyor. Meyvenin karakteristik özelliğini ortaya çıkaran en önemli aşamalardan biri ise kabuklarının soyulması.
Olgunlaşan erikler önce sıcak, ardından soğuk suya daldırılarak kabuklarından ayrılıyor. “Üryani” adının da bu soyulma işleminden geldiği belirtiliyor.

Kabukları temizlenen erikler daha sonra tahta kurutma yüzeylerine seriliyor. Çam veya gürgen tahtalar üzerinde birbirlerine temas etmeyecek şekilde yaklaşık 15 gün boyunca kurutulan meyveler, uygun hava koşullarında uzun süre saklanabiliyor.
Üreticiler, nemli ve yağışlı havalarda kurutulan ürünlerin zarar görmemesi için dikkatli davranılması gerektiğini ifade ediyor.
Üryani eriğinden birçok yöresel ürün hazırlanıyor
Kurutulmuş üryani eriği doğrudan tüketilebildiği gibi farklı şekillerde de değerlendiriliyor. Meyveden pestil, hoşaf ve eğşi hazırlanırken, kurutulan erik sıcak su içerisinde bekletilerek hem suyu hem de meyvesi tüketilebiliyor.
Üreticiler, özellikle doğal yapısının korunması açısından ilave şeker kullanılmadan hazırlanmasının önemli olduğunu vurguluyor.

Bölgedeki kadın üreticiler de üryani eriğinin işlenmesinin oldukça zahmetli olduğunu belirtiyor. Ağaçtan toplanmasından kabuğunun soyulmasına, kurutulmasından pestil yapılmasına kadar birçok aşamadan geçirilen ürün, geleneksel üretim kültürünün önemli bir parçası olarak yaşatılıyor.
Üniversitede üryani eriği üzerine araştırmalar yapıldı
Üryani eriğinin sağlık açısından taşıdığı potansiyel, Kastamonu Üniversitesi'nde yapılan bilimsel çalışmalarla da araştırıldı. Üreticilerin aktardığı bilgilere göre gerçekleştirilen deneysel çalışmalarda, kanserojen madde uygulanan balıkların bir bölümüne üryani eriği verildi.
Çalışmalar sonucunda üryani eriğiyle beslenen balıklarda kanserojen etkiye karşı direnç gözlendiği ve elde edilen sonuçların bilimsel yayınlara konu olduğu ifade edildi.

Ancak üreticiler tarafından aktarılan bu bulguların, üryani eriğinin insanlarda kanseri önlediği veya tedavi ettiği anlamına gelmediği; meyvenin sağlık açısından potansiyelinin bilimsel araştırmalarla ayrıca değerlendirilmesi gerektiği de önem taşıyor.
Üreticiler: “Üretim artırılmalı”
Üryani eriği üreticilerinden Feza Tiryaki, ürünün özellikle sindirim sistemi açısından yörede uzun yıllardır tüketildiğini belirterek, meyvenin doğal haliyle değerlendirilmesini tavsiye etti.
Tiryaki, üryani eriğinin Daday ile güçlü bir şekilde özdeşleştiğini ve Kastamonu dışında aynı özelliklerde yetiştirilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Coğrafi işaretin de ürünün yöreyle olan bağını güçlendirdiğini belirten Tiryaki, mevcut üretimin talebi karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi.

Üretimin artırılması için bölgedeki vatandaşların kendi bahçelerinde daha fazla üryani eriği ağacı yetiştirmesinin önemli olduğu ifade edildi. Böylece hem yöresel ürünün gelecek nesillere aktarılması hem de ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.
Erik kabukları da değerlendirilecek
Üryani eriğinin yalnızca meyve kısmı değil, kabukları da üreticilerin dikkatini çekiyor. Soyulan kabukların çöpe atılmak yerine kurutularak çay şeklinde tüketildiği belirtiliyor.
Üreticiler, kabukların içeriğinin analiz edilmesi ve alternatif kullanım alanlarının araştırılması amacıyla çalışmalar yürütüleceğini ifade ediyor. Kastamonu Üniversitesi bünyesindeki laboratuvarlarda yapılacak analizlerin ardından üryani eriği kabuklarının çay olarak kullanımına ilişkin daha kapsamlı değerlendirme yapılması planlanıyor.
Bu yıl üreticilerin yüzü güldü
Üryani eriğinin hasadı özellikle son yıllarda yaşanan verim sorunlarının ardından üreticiler için ayrı bir önem taşıyor. Üreticiler, önceki birkaç sezonda yeterli ürün alamadıklarını ancak bu yıl ağaçların yeniden verimli hale geldiğini belirtiyor.
Eylül ayında başlayan toplama çalışmalarıyla birlikte Kastamonu'nun köylerinde hareketlilik yaşanırken, üreticiler olgunlaşan meyveleri büyük bir titizlikle ağaçlardan indiriyor.
Kastamonu'nun gastronomi kültüründe önemli bir yere sahip olan üryani eriğinin, geleneksel yöntemlerle üretilmeye devam edilmesi ve daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor. Kastamonu üryani eriği, sınırlı üretim alanı, coğrafi işaretli olması ve geleneksel işleme yöntemleriyle bölgenin korunması gereken önemli yöresel ürünleri arasında öne çıkıyor.





